İçinde bi olan 5 harfli 98 kelime var. İçerisinde Bİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bi olan kelimeler listesine ya da Sonu bi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BİÇİŞ

  1. [isim] Biçme işi veya biçimi

CEBİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Zor, zorlayış

ARABİ
...
BOBİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Makara
  2. Fotoğraf filmi rulosu
    • "Ama bobin bittiği için kamera kendisini bile görüntüleyememiştir." (Salâh Birsel)
  3. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu
  4. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt

MEBİZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yumurtalık

TABİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Rüya yorma, yorumlama
    • "Sana yolculuk, millete de şenlik var, diye tabir etti." (Ruşen Eşref Ünaydın)
    • "Tabiri caizse, medyatik olanların adlarını duymuşlar elbette." (Nezihe Meriç)
  2. Deyiş, anlatım, ifade
    • "Diplomatik lehçede böyle bir tabir yoktur bile." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. Deyim
    • "Müfit için bu kaçmak tabirinin kullanılması da Perviz'e dokunmuştu." (Peyami Safa)

BİRLİ

  1. [sıfat] Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan
  2. [isim] İskambil, domino vb. oyunlarda bir işaretini taşıyan kâğıt veya pul, as

BİTAP

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Bitkin, yorgun
    • "Sabaha doğru bitap düştü, onun kucağında uyuyakaldı." (Reşat Nuri Güntekin)

KABİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Mezar, sin
    • "Ve serin serviler altında kalan kabrinde / Her seher bir gül açar, her gece bir bülbül öter." (Yahya Kemal Beyatlı)

KALBİ
...
BİRUN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Osmanlı sarayında Harem dairesinin ve Enderun'un dışında kalan bölüm

ÇEBİÇ

  1. [isim] Bir yaşındaki keçi yavrusu

ERBİN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Erbiyum oksit (Er2O3) veya erbiyum hidroksit, Er(OH)2

SEBİL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kutsal günlerde karşılık beklemeden hayır için dağıtılan içme suyu
  2. Genellikle camilere bitişik özel bir biçimde yapılmış, karşılık beklemeden hayır için içme suyu dağıtılan taş yapı, sebilhane
  3. Meyan kökü şerbetini bir hayır için dağıtma

BİLİM

  1. [isim] Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim
    • "Benim sizden istediğim Türkçe yardım, bazı eski yazılı bilim ve tarih gibi ciddi eserleri bana okumanızdır." (Halide Edip Adıvar)
  2. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi
  3. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci

BİREY

  1. [isim] Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert
  2. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri
  3. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık
  4. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert
  5. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert

BİTİK

  1. [sıfat] Yorgunluk veya hastalıktan gücü kalmamış
    • "Ne bitik, ne cılız işitilmiyor bile." (Peyami Safa)
  2. Durumu kötü, fena
    • "Hoşa gitmeyen cilvelere kalkarlarsa hâlimiz bitiktir." (Haldun Taner)
  3. Yapışık, dolaşık, ekli

ABİYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Gösterişli, göz alıcı öğleden sonra veya özel gecelerde giyilen şık giysi, tuvalet

BİDAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İslam dininde Hz. Muhammed zamanından sonra ortaya çıkan değişik yargılar ve ilkeler
  2. Sonradan türeyen şey

HABİS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Kötü, alçak, soysuz (kimse)
  2. Kötücül (bazı hastalıklar veya urlar)
    • "Bir sinek vardır, sokarsa habis çıban yapar, tedavisi zordur." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü