İçinde bes olan 8 harfli 25 kelime var. İçerisinde BES bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bes olan kelimeler listesine ya da Sonu bes ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
B E S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
BE, ES, SE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BESLENGİ
-
-
[isim]
Hizmetçi, evlatlık, besleme
- "Sarı Sımayıl Yusuf Ağa'nın beslengisine öteden beri göz komuş." (Nabizade Nazım)
-
[isim]
Hizmetçi, evlatlık, besleme
- KUBBESİZ
-
-
[sıfat]
Kubbesi olmayan
-
[sıfat]
Kubbesi olmayan
- ABESLANG
- ...
- BESLENME
-
-
[isim]
Beslenmek işi
-
Vücut için gerekli besin maddelerinin alımı
-
[isim]
Beslenmek işi
- BESBELLİ
-
-
[sıfat]
Açık, apaçık, çok belli
- "Açlığını kim duyar eğri ovaların, yanık dağların / Ölülerin duymadığı besbelli." (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
-
[zarf]
Anlaşıldığına göre, anlaşılıyor ki
-
[sıfat]
Açık, apaçık, çok belli
- BESLENİŞ
-
-
[isim]
Beslenme işi veya biçimi
-
[isim]
Beslenme işi veya biçimi
- CEZBESİZ
-
-
[sıfat]
Cezbesi olmayan
-
[sıfat]
Cezbesi olmayan
- SERBESTİ
- ...
- TÖVBESİZ
-
-
[sıfat]
Tövbe etmemiş
-
[sıfat]
Tövbe etmemiş
- BESLENEN
-
-
[sıfat]
Sönümsüz
-
[sıfat]
Sönümsüz
- BESİHANE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Besi yapılan yer
-
[isim]
Besi yapılan yer
- BESİNSİZ
-
-
[sıfat]
Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan
-
Yeterince besin alamayan, gıdasız
-
[sıfat]
Besini olmayan, kendisinde besin bulunmayan
- BESLEYİŞ
-
-
[isim]
Besleme işi veya biçimi
-
[isim]
Besleme işi veya biçimi
- BESLEMEK
-
-
[-i]
Yiyecek ve içeceğini sağlamak
- "Okulun artıklarıyla otuz kişiden fazla insan besliyorduk." (Halide Edip Adıvar)
-
Yedirmek
- "Pembe ekmekler kızartacak, üstlerine tereyağı, reçel, havyar sürecek, onu eliyle besleyecekti." (Halide Edip Adıvar)
-
Semirtmek
-
Eklemek, katmak, çoğaltmak
- "Ateş zayıfladıkça besliyor, ateşe gömdükleri mısırlar piştikçe misafirin eline tutuşturuyorlardı." (Necati Cumalı)
-
Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek
- "Bacaklarımızın altını iki sabun çuvalı ve atların yem torbalarıyla besleyerek sırtüstü yattık." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yetiştirmek
- "Herkes kanarya, kedi, köpek beslemez ya!" (Haldun Taner)
-
Bir duyguyu gönülde yaşatmak
- "Uzun müddetten beri şiddetle beslediği bir histi." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Maddi yardım yapmak, desteklemek
-
[-i]
Yiyecek ve içeceğini sağlamak
- BESTELİK
-
-
[isim]
Beste olma durumu
- "Notaların içinden yalnız do'ları yahut re'leri sevip diğerlerini atarsak bestenin besteliği kalır mı?" (Samiha Ayverdi)
-
[isim]
Beste olma durumu
- MUKTEBES
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yararlanmak için alınmış, aktarılmış
-
[sıfat]
Yararlanmak için alınmış, aktarılmış
- ŞAİBESİZ
-
-
[sıfat]
Şaibesi olmayan
-
[sıfat]
Şaibesi olmayan
- BESBETER
-
-
[sıfat]
Çok kötü, beş beter
-
[sıfat]
Çok kötü, beş beter
- BESTEKAR
- ...
- BOMBESİZ
-
-
[sıfat]
Bombesi olmayan
-
[sıfat]
Bombesi olmayan