İçinde beli olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde BELİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında beli olan kelimeler listesine ya da sonu beli ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Beli Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B E L İ

4 Harfli Kelimeler

BELİ, BİLE

3 Harfli Kelimeler

BEL, İLE, LEB

2 Harfli Kelimeler

BE, EL, İL, LE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

OBELİSK

Kelime Kökeni: Fransızca obélisque

  1. [isim] Bakınız dikili taş
HANBELİ

Kelime Kökeni: Arapça ḥanbelī

  1. [isim, din bilimi] İslamiyet'in dört Sünni mezhebinden biri
  2. Bu mezhepten olan kimse
CÜBBELİ

  1. [sıfat] Cübbe giymiş olan
    • "Sokaklarda şapkalısı, feslisi, külahlısı, takkelisi, şalvarlısı, pantolonlusu, cübbelisi, sarıklısı, kasketlisi yani her tür erkek vardı." (Cahit Uçuk)
KUBBELİ

  1. [sıfat] Kubbesi olan
  2. Kubbe biçiminde olan
CEZBELİ

  1. [sıfat] Cezbesi olan
    • "Dünyanın bir ucundan cezbeli, keramet ve sır sahibi bir derviş çıkageliyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
ŞAİBELİ

  1. [sıfat] Şaibesi olan
    • "Şaibeli ruhsatlarla gökdelen bile inşa edilebilen İstanbul..." (Aydın Boysan)
BELİRGE

  1. [isim, tıp] Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü; sendrom
TÖVBELİ

  1. [sıfat] Tövbe etmiş olan; tövbekâr
  2. Kötü alışkanlıklarından vazgeçmiş
BELİRME

  1. [isim] Belirmek işi; tebarüz, tebellür, tecessüm
BELİRİŞ

  1. [isim] Belirmek işi
    • "Birinci belirişe vahdet adını verip onu peygamberin hakikati olarak tanırlar." (Necip Fazıl Kısakürek)
BELİRGİ
...
BELİRTİ

  1. [isim] Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey; alamet, emare, nişan, tezahür
    • "Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok." (Ahmet Ümit)
  2. [tıp] Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret; araz, semptom
İZBELİK

  1. [isim] İzbe yer
    • "Ortalama yarım dönümlük bu arsanın gerisinde, komşunun bahçe duvarının hemen dibinde mağara, in, kulübe karışımı bir izbelik, Ebüzziya Caddesi’nde gidip gelenlerin dikkatinden kaçardı." (Rasin Örsan)
GEBELİK

  1. [isim] Gebe olma durumu; hamilelik
  2. Döllenme ile doğum arasında geçen süre
  3. [mecaz] Minnet altında kalma
RÜTBELİ

  1. [sıfat] Rütbesi olan
    • "Yüksek rütbeli subay."
BOMBELİ

  1. [sıfat] Bombesi olan
BELİRLİ

  1. [sıfat] Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan; belli (II), muayyen
    • "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı." (Erhan Bener)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü