İçinde beli olan 7 harfli 17 kelime var. İçerisinde BELİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında beli olan kelimeler listesine ya da sonu beli ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Beli Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
B E L İ
4 Harfli Kelimeler
BELİ, BİLE
3 Harfli Kelimeler
BEL, İLE, LEB
2 Harfli Kelimeler
BE, EL, İL, LE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OBELİSK
-
Kelime Kökeni: Fransızca obélisque
-
[isim]
Bakınız dikili taş
-
[isim]
Bakınız dikili taş
- HANBELİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥanbelī
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet'in dört Sünni mezhebinden biri
-
Bu mezhepten olan kimse
-
[isim, din bilimi]
İslamiyet'in dört Sünni mezhebinden biri
- CÜBBELİ
-
-
[sıfat]
Cübbe giymiş olan
- "Sokaklarda şapkalısı, feslisi, külahlısı, takkelisi, şalvarlısı, pantolonlusu, cübbelisi, sarıklısı, kasketlisi yani her tür erkek vardı."
-
[sıfat]
Cübbe giymiş olan
- KUBBELİ
-
-
[sıfat]
Kubbesi olan
-
Kubbe biçiminde olan
-
[sıfat]
Kubbesi olan
- CEZBELİ
-
-
[sıfat]
Cezbesi olan
- "Dünyanın bir ucundan cezbeli, keramet ve sır sahibi bir derviş çıkageliyor."
-
[sıfat]
Cezbesi olan
- ŞAİBELİ
-
-
[sıfat]
Şaibesi olan
- "Şaibeli ruhsatlarla gökdelen bile inşa edilebilen İstanbul..."
-
[sıfat]
Şaibesi olan
- BELİRGE
-
-
[isim, tıp]
Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü; sendrom
-
[isim, tıp]
Birlikte bulunduklarında belli bir hastalığı işaret eden belirti ve bulgular bütünü; sendrom
- TÖVBELİ
-
-
[sıfat]
Tövbe etmiş olan; tövbekâr
-
Kötü alışkanlıklarından vazgeçmiş
-
[sıfat]
Tövbe etmiş olan; tövbekâr
- BELİRME
-
-
[isim]
Belirmek işi; tebarüz, tebellür, tecessüm
-
[isim]
Belirmek işi; tebarüz, tebellür, tecessüm
- BELİRİŞ
-
-
[isim]
Belirmek işi
- "Birinci belirişe vahdet adını verip onu peygamberin hakikati olarak tanırlar."
-
[isim]
Belirmek işi
- BELİRGİ
- ...
- BELİRTİ
-
-
[isim]
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey; alamet, emare, nişan, tezahür
- "Tuhaf! Çocukların yüzünde zerre kadar utanma belirtisi yok."
-
[tıp]
Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret; araz, semptom
-
[isim]
Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey; alamet, emare, nişan, tezahür
- İZBELİK
-
-
[isim]
İzbe yer
- "Ortalama yarım dönümlük bu arsanın gerisinde, komşunun bahçe duvarının hemen dibinde mağara, in, kulübe karışımı bir izbelik, Ebüzziya Caddesi’nde gidip gelenlerin dikkatinden kaçardı."
-
[isim]
İzbe yer
- GEBELİK
-
-
[isim]
Gebe olma durumu; hamilelik
-
Döllenme ile doğum arasında geçen süre
-
[mecaz]
Minnet altında kalma
-
[isim]
Gebe olma durumu; hamilelik
- RÜTBELİ
-
-
[sıfat]
Rütbesi olan
- "Yüksek rütbeli subay."
-
[sıfat]
Rütbesi olan
- BOMBELİ
-
-
[sıfat]
Bombesi olan
-
[sıfat]
Bombesi olan
- BELİRLİ
-
-
[sıfat]
Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan; belli (II), muayyen
- "Öteki arkadaşımız da belirli saatte nöbetinin başında olacaktı."
-
[sıfat]
Açık ve kesin olarak sınırlanmış veya kararlaştırılmış olan; belli (II), muayyen