İçinde bed olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde BED bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bed olan kelimeler listesine ya da sonu bed ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bed Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BED
2 Harfli Kelimeler
BE, DE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DEMBEDEM
-
Kelime Kökeni: Farsça dembedem
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
-
[zarf, eskimiş]
Bakınız ara sıra
- CEZBEDİŞ
-
-
[isim]
Cezbetmek işi
-
[isim]
Cezbetmek işi
- DERBEDER
-
Kelime Kökeni: Farsça derbeder
-
[sıfat]
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse)
- "Benim gibi derbeder bir biçareye tokat atmaktan kolay ne olur?"
-
[sıfat]
Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse)
- BEDİİLİK
-
-
[isim]
Bedii olma durumu
- "Ahmet Bey’in, kafiyeden fikirlerin bediiliğine, heceden ritmin vurgularına kadar şiir sanatına şair kadar hâkim olduğu görülür."
-
[isim]
Bedii olma durumu
- ARBEDECİ
-
-
[isim]
Gürültülü, patırtılı kavga eden kimse
-
[isim]
Gürültülü, patırtılı kavga eden kimse
- BEDESTEN
-
Kelime Kökeni: Farsça bezistān
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
- "Bedestende kötü şeyler arasına karışmış antika mallar gibi bunları seçmek de herkesin işi değil."
-
[isim]
Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
- EBEDİYET
-
Kelime Kökeni: Arapça ebediyyet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sonsuzluk
- "Bu iyiliğini ebediyete kadar unutmayacaktı."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sonsuzluk
- HAYBEDEN
-
-
[zarf]
Zahmet çekmeden
-
[zarf]
Zahmet çekmeden
- KAYBEDİŞ
-
-
[isim]
Kaybetme işi
-
[isim]
Kaybetme işi
- EBEDİYEN
-
Kelime Kökeni: Arapça ebediyyen
-
[zarf]
Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
- "Ebediyen sustuğuna ihtimal veremedim."
-
Hiçbir zaman
- "Ebediyen gelmeyecek birisi, değil mi?"
-
[zarf]
Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
- BEDELSİZ
-
-
[sıfat]
Bedeli olmayan, bedel ödenmeyen
-
[mecaz]
Çok değerli, bedel biçilemez
- "İstanbul'un bu bedelsiz, ince ve kendini çok ağır satan güzellerini de düşündüm."
-
[zarf]
Bedel ödemeden, karşılıksız olarak
- "Bolşevizmin tesirinde kalmışlar, kırmızı devrim bayrağını kendi bayraklarının üzerinde dalgalandırmak; toprağı sahibinden bedelsiz alıp köylüye satarak millîleştirmek istemişlerdi."
-
[sıfat]
Bedeli olmayan, bedel ödenmeyen
- BEDENSEL
-
-
[sıfat]
Bedenle ilgili; bedenî, beşerî
-
[sıfat]
Bedenle ilgili; bedenî, beşerî
- BEDAVACI
-
-
[isim]
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse; beleşçi, abacı, lüpçü
- "Son günlerde gelen müşterilerin çoğu bedavacı çıktı."
-
[isim]
Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse; beleşçi, abacı, lüpçü
- BEDAVAYA
-
-
[zarf]
Bakınız bedava
- "Bedavaya taş taşıyorum, bir de küfrediyorsun, dedim."
-
[zarf]
Bakınız bedava
- BEDİİYAT
-
Kelime Kökeni: Arapça bedīʿiyyāt
-
[isim, eskimiş]
Estetik bilimi, güzel sanatlar
- "Efruz Bey bediiyat prensiplerinden kendine bir siper yapmaya çalışarak tekrar sordu."
-
Bakınız estetik
-
[isim, eskimiş]
Estetik bilimi, güzel sanatlar
- BEDENSİZ
-
-
[sıfat]
Bedeni olmayan
- "Ama herkesi kıvranan, titreyen, kesikleşen, hırçınlaşan sesi ve karanlığın içinde bedensizmiş gibi görünen yüzü etkilemişti."
-
[sıfat]
Bedeni olmayan
- EBEDİLİK
-
-
[isim]
Bakınız sonsuzluk
- "Hayatta ne ebedîlik vardır ne süreklilik."
-
Bakınız ölümsüzlük
-
[isim]
Bakınız sonsuzluk
- TEBEDDÜL
-
Kelime Kökeni: Arapça tebeddul
-
[isim, eskimiş]
Bir durumdan başka bir duruma geçme
- "Onu deli ve meraklı bilen komşular, bu tebeddüle şaşıyorlardı."
-
[isim, eskimiş]
Bir durumdan başka bir duruma geçme
- BEDDUALI
-
-
[sıfat]
İçinde beddua barındıran
- "Muharrir, Kunoş’un külliyatında rastladığı bazı küfürlü, beddualı manzumeleri Türk ninnisi diye takdim etmesini de tenkit ediyor ve bunların ya uydurma veya külhanbeylerden alınmış şeyler olduğunu ileri sürüyor."
-
Beddua edilmiş olan
- "... 1881 yılında mahkeme kararıyla Ayaşlı Esad Muhlis Paşa’ya geçen ve oğlu Sadullah Paşa’nın adıyla anılmaya başlanan yalının beddualı olduğuna ve aileye hiç iyi gelmediğine inanmıştır."
-
[sıfat]
İçinde beddua barındıran
- GÜMBEDEK
-
-
[zarf]
Gümbürdeyerek
-
Beklenmedik bir zamanda, birdenbire
-
[zarf]
Gümbürdeyerek