İçinde bed olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde BED bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bed olan kelimeler listesine ya da sonu bed ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bed Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

B D E

3 Harfli Kelimeler

BED

2 Harfli Kelimeler

BE, DE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DEMBEDEM

Kelime Kökeni: Farsça dembedem

  1. [zarf, eskimiş] Bakınız ara sıra
CEZBEDİŞ

  1. [isim] Cezbetmek işi
DERBEDER

Kelime Kökeni: Farsça derbeder

  1. [sıfat] Yaşayışı ve davranışı düzensiz (kimse)
    • "Benim gibi derbeder bir biçareye tokat atmaktan kolay ne olur?" (Reşat Nuri Güntekin)
BEDİİLİK

  1. [isim] Bedii olma durumu
    • "Ahmet Bey’in, kafiyeden fikirlerin bediiliğine, heceden ritmin vurgularına kadar şiir sanatına şair kadar hâkim olduğu görülür." (H. Rıdvan Çongur)
ARBEDECİ

  1. [isim] Gürültülü, patırtılı kavga eden kimse
BEDESTEN

Kelime Kökeni: Farsça bezistān

  1. [isim] Kumaş, mücevher vb. değerli eşyaların alınıp satıldığı kapalı çarşı
    • "Bedestende kötü şeyler arasına karışmış antika mallar gibi bunları seçmek de herkesin işi değil." (Nâzım Hikmet)
EBEDİYET

Kelime Kökeni: Arapça ebediyyet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sonsuzluk
    • "Bu iyiliğini ebediyete kadar unutmayacaktı." (Cahit Uçuk)
HAYBEDEN

  1. [zarf] Zahmet çekmeden
KAYBEDİŞ

  1. [isim] Kaybetme işi
EBEDİYEN

Kelime Kökeni: Arapça ebediyyen

  1. [zarf] Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
    • "Ebediyen sustuğuna ihtimal veremedim." (Peyami Safa)
  2. Hiçbir zaman
    • "Ebediyen gelmeyecek birisi, değil mi?" (Kemal Tahir)
BEDELSİZ

  1. [sıfat] Bedeli olmayan, bedel ödenmeyen
  2. [mecaz] Çok değerli, bedel biçilemez
    • "İstanbul'un bu bedelsiz, ince ve kendini çok ağır satan güzellerini de düşündüm." (Halide Edip Adıvar)
  3. [zarf] Bedel ödemeden, karşılıksız olarak
    • "Bolşevizmin tesirinde kalmışlar, kırmızı devrim bayrağını kendi bayraklarının üzerinde dalgalandırmak; toprağı sahibinden bedelsiz alıp köylüye satarak millîleştirmek istemişlerdi." (Cemal Kutay)
BEDENSEL

  1. [sıfat] Bedenle ilgili; bedenî, beşerî
BEDAVACI

  1. [isim] Her şeyi bedavadan sağlamaya çalışan kimse; beleşçi, abacı, lüpçü
    • "Son günlerde gelen müşterilerin çoğu bedavacı çıktı." (Cevat Fehmi Başkut)
BEDAVAYA

  1. [zarf] Bakınız bedava
    • "Bedavaya taş taşıyorum, bir de küfrediyorsun, dedim." (Cengiz Dağcı)
BEDİİYAT

Kelime Kökeni: Arapça bedīʿiyyāt

  1. [isim, eskimiş] Estetik bilimi, güzel sanatlar
    • "Efruz Bey bediiyat prensiplerinden kendine bir siper yapmaya çalışarak tekrar sordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız estetik
BEDENSİZ

  1. [sıfat] Bedeni olmayan
    • "Ama herkesi kıvranan, titreyen, kesikleşen, hırçınlaşan sesi ve karanlığın içinde bedensizmiş gibi görünen yüzü etkilemişti." (Barış Balcıoğlu)
EBEDİLİK

  1. [isim] Bakınız sonsuzluk
    • "Hayatta ne ebedîlik vardır ne süreklilik." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız ölümsüzlük
TEBEDDÜL

Kelime Kökeni: Arapça tebeddul

  1. [isim, eskimiş] Bir durumdan başka bir duruma geçme
    • "Onu deli ve meraklı bilen komşular, bu tebeddüle şaşıyorlardı." (Ömer Seyfettin)
BEDDUALI

  1. [sıfat] İçinde beddua barındıran
    • "Muharrir, Kunoş’un külliyatında rastladığı bazı küfürlü, beddualı manzumeleri Türk ninnisi diye takdim etmesini de tenkit ediyor ve bunların ya uydurma veya külhanbeylerden alınmış şeyler olduğunu ileri sürüyor." (Pertev Naili Boratav)
  2. Beddua edilmiş olan
    • "... 1881 yılında mahkeme kararıyla Ayaşlı Esad Muhlis Paşa’ya geçen ve oğlu Sadullah Paşa’nın adıyla anılmaya başlanan yalının beddualı olduğuna ve aileye hiç iyi gelmediğine inanmıştır." (Beşir Ayvazoğlu)
GÜMBEDEK

  1. [zarf] Gümbürdeyerek
  2. Beklenmedik bir zamanda, birdenbire
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü