İçinde bed olan 6 harfli 10 kelime var. İçerisinde BED bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bed olan kelimeler listesine ya da sonu bed ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bed Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BED
2 Harfli Kelimeler
BE, DE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BEDİHİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bedīhī
-
[sıfat, eskimiş]
İspat gerektirmeyecek şekilde açık seçik olan
- "Lakin üçünün dahi düşündüğü şey başka olacağı bedihidir."
-
[sıfat, eskimiş]
İspat gerektirmeyecek şekilde açık seçik olan
- BEDAVA
-
Kelime Kökeni: Farsça bād + Arapça hevā
-
[sıfat]
Bakınız parasız
- "Özellikle bu bedava lokantalar konusundan göğüslerini kabarta kabarta bahsetmişlerdi."
-
Emek vermeden, zahmet çekmeden kazanılan
-
Çok ucuz
-
[zarf]
Herhangi bir bedel ödemeden, parasız olarak; bilabedel, bedavadan, bedavasına, bedavaya, beleş, beleşe, beleşten, cabadan, meccanen
-
[sıfat]
Bakınız parasız
- BEDENİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bedenī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bedensel
- "Hastaları ziyarete gider, onlara bedenî yardımda bulunurlar."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bedensel
- BEDDUA
-
Kelime Kökeni: Farsça bed + Arapça duʿā
-
[isim]
Bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini dilemek için söylenen söz; ilenç, kargış
-
[isim]
Bir kimsenin kötü bir duruma düşmesini dilemek için söylenen söz; ilenç, kargış
- BEDBİN
-
Kelime Kökeni: Farsça bed-bīn
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız kötümser
- "Onu tanımasaydım insanlık hakkında bedbin bir fikir taşıyarak hayattan geçecektim."
-
[sıfat, felsefe]
Bakınız kötümser
- BEDAYİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bedāyiʿ
-
[isim, eskimiş]
Estetik yönü ağır basan güzellikler
-
[isim, eskimiş]
Estetik yönü ağır basan güzellikler
- ARBEDE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarbede
-
[isim]
Birçok kişinin karıştığı gürültülü, patırtılı kavga; patırtı
- "İşler arapsaçına döner ve doğacak arbedeleri de önlemenin çaresi bulunmaz."
-
[isim]
Birçok kişinin karıştığı gürültülü, patırtılı kavga; patırtı
- BEDEVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bedevī
-
[isim]
Çölde, çadırda yaşayan göçebe
- "İngiliz cephesinden at kaçırıp bize satan bedeviler dönüşlerinde bizim atlarımızı çalıp İngilizlere satarlardı."
-
[mecaz]
Böyle bir hayat sürdüren kimse
- "Devriyeler, isyancılara silah götüren bedevileri yakalamışlar."
-
Çölle ilgili
-
[isim]
Çölde, çadırda yaşayan göçebe
- BEDNAM
-
Kelime Kökeni: Farsça bed + nām
-
[sıfat, eskimiş]
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
- "... bir edepsizlik çıkaracak oldular mı hemen müdahale olunur ve ekseriya kendileri rezil ve bednam olurlardı."
-
[sıfat, eskimiş]
Kötü ün kazanan, kötülüğü ile dillere düşen
- BEDHAH
-
Kelime Kökeni: Farsça bed + ḫāh
-
[sıfat, eskimiş]
Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli
- "İstikbalde dahi seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve haricî bedhahların olacaktır."
-
[sıfat, eskimiş]
Başkasının kötülüğünü isteyen, kötü yürekli