İçinde baş olan 9 harfli 71 kelime var. İçerisinde BAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baş olan kelimeler listesine ya da Sonu baş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAŞKURTÇA
- ...
- BAŞIBOZUK
-
-
[isim]
Düzensiz topluluk
-
Askerlerin arasına katılmış sivil savaşçı
-
[sıfat]
Karışık, içinden çıkılamayan
- "Böyle bir durumda kendi hâline bırakmak ancak başıbozuk bir ekonomi ortamına yol açabilirdi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Düzensiz topluluk
- YILANBAŞI
-
-
[isim]
Atların takımlarına süs olarak takılan bir çeşit deniz böceği kabuğu
-
[isim]
Atların takımlarına süs olarak takılan bir çeşit deniz böceği kabuğu
- KUŞÇUBAŞI
-
-
[isim]
Kuşçulardan sorumlu olan üst görevli
-
[isim]
Kuşçulardan sorumlu olan üst görevli
- ÖRDEKBAŞI
-
-
[isim]
Yeşille lacivert arası renk
- "Ela değil, yeşil! Ördekbaşı gibi." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
Bu renkte olan
-
[isim]
Yeşille lacivert arası renk
- IRGATBAŞI
-
-
[isim]
Irgatlardan sorumlu kimse
- "Fakat bir kadınla çene çalmakta olan ırgatbaşı hiç oralı olmuyordu." (Haldun Taner)
-
[isim]
Irgatlardan sorumlu kimse
- ONBAŞILIK
-
-
[isim]
Onbaşı olma durumu, onbaşının rütbesi
-
[isim]
Onbaşı olma durumu, onbaşının rütbesi
- BAŞÖRTÜLÜ
-
-
[sıfat]
Başını başörtü ile örtmüş olan (kadın)
- "Beyaz başörtülü hanımlar, hep büyük iyilik yükü taşıyorlar gibi ağır ve yavaştılar." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Başını başörtü ile örtmüş olan (kadın)
- BAŞSPİKER
- ...
- YARENBAŞI
- ...
- BAŞVURMAK
-
-
[-e]
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek
-
Bir şeye yararlanmak amacıyla el atmak
-
Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanmak, müracaat etmek
-
[-e]
Bir işin yapılması için bir kimsenin aracılığını istemek
- HEKİMBAŞI
-
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse
-
[isim]
Osmanlı İmparatorluğu'nda sarayda hekimlik görevini yürüten en kıdemli, yetkili ve padişahın özel doktoru olan kimse
- ÇIBANBAŞI
-
-
[isim]
Yaranın ucu
-
Kurcalandığı, üzerine düşüldüğü takdirde ağır veya kötü bir sonuca varılması muhtemel konu
-
Genel kurallara aykırı davranış içinde olan kimse
-
[isim]
Yaranın ucu
- BAŞEFENDİ
-
-
[isim]
Devlet dairelerinde kıdemli memur
-
[isim]
Devlet dairelerinde kıdemli memur
- BAŞKENTLİ
- ...
- MİMARBAŞI
-
-
[isim]
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı
-
[isim]
Osmanlı sarayında, resmî yapıların onarım ve yapım işleriyle uğraşan mimarların başı
- BAŞKAFİYE
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak
-
[isim]
Dize başlarında aynı kelime olmamak kaydıyla aynı sesleri veren kelimelerden oluşan uyak
- BAŞARILIŞ
- ...
- MÜBAŞERET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir işe başlama, girişme
-
[isim]
Bir işe başlama, girişme
- ÇARŞIBAŞI
- ...