İçinde baş olan 6 harfli 23 kelime var. İçerisinde BAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baş olan kelimeler listesine ya da Sonu baş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AYBAŞI
-
-
[isim]
Âdet
-
[isim]
Âdet
- ALABAŞ
-
-
[isim]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
-
[isim]
Turpgillerden, şalgama benzeyen bir bitki
- BAŞUCU
-
-
[isim]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
-
[isim]
Yeryüzünde bir noktada çekülün gösterdiği doğrultunun gökyüzüne doğru olan yönü
- BAŞMAL
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Sermaye
-
[isim]
Sermaye
- BAŞÇIK
-
-
[isim]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe
-
[isim]
Çiçeklerin erkek organlarında çiçek tozunu taşıyan torbacık, haşefe
- BAŞMAK
-
-
[isim]
Ayakkabı
-
[isim]
Ayakkabı
- BAŞÇIL
- ...
- BAŞROL
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Tiyatro veya sinemada en önemli rol
-
[isim]
Tiyatro veya sinemada en önemli rol
- BAŞBUĞ
-
-
[isim]
Eski Türklerde baş, başkan, komutan
-
Osmanlı İmparatorluğu'nda savaş zamanı başka birliklerden ayrılıp bir araya getirilerek oluşturulan birliğin veya milis güçlerinin komutanı
-
[isim]
Eski Türklerde baş, başkan, komutan
- BAŞTAN
-
-
[zarf]
Başından alarak, bir kez daha, yeniden
- "Konuyu baştan anlatayım."
- "Perihan adında bir bayan, bizim güveyi dans arasında ayartıp baştan çıkarmış." (Memduh Şevket Esendal)
-
[zarf]
Başından alarak, bir kez daha, yeniden
- BAŞSIZ
-
-
[sıfat]
Başı olmayan
- "Fakat o gözünü kapayınca başsız kalan konak ..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yöneticisi, başkanı olmayan
-
[sıfat]
Başı olmayan
- İRİBAŞ
-
-
[isim]
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu
-
[isim]
Kuyruksuz kurbağanın yumurtadan yeni çıkmış kurtçuğu
- BAŞLIK
-
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş
- "İyi ki güneş açmış, sıcak basmış da başlığını sıyırınca yüzünü görmüş tanımışlardı." (Necati Cumalı)
- "Marifet makaleye başlık koymakta değil, koyduğu prensibe uymaktadır." (Refik Halit Karay)
-
Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon
-
Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü
-
Bir sütunun, bir direğin tepeliği
- "Önünden yüzlerce defa geçmiş olduğumuz bin yıllık çeşme, bir sütun başlığı birden gözümüzde şahsiyet ve değer kazanırdı." (Samiha Ayverdi)
-
Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet
-
Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha
-
Bazı bölgelerde, evlenirken, damadın kaynatasına ödemesi görenek olan para
-
Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça
-
Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım, top
-
[isim]
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş
- İŞBAŞI
-
-
[isim]
İş yerlerinde işe başlama
- "Şimdiye kadar sabah postasının çoktan işbaşı yapması, otobüslerin biletçileriyle birlikte seferde olmaları gerekir." (Tarık Dursun K)
-
[isim]
İş yerlerinde işe başlama
- ATBAŞI
-
-
[isim]
Eşit, birlikte, başa baş
- "Bu çeneyle atbaşı giden keskin bir zekâsı var." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[isim]
Eşit, birlikte, başa baş
- BAŞARI
-
-
[isim]
Başarma işi
- "Arandığı, fikri sorulduğu, başarı kazandığı da oluyordu." (Refik Halit Karay)
-
Bir işte elde edilen yararlı sonuç, muvaffakiyet
- "Bu başarı, onu garip bir yolda boşluk ve yalnızlık içinde bırakmıştı." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Başarma işi
- TOPBAŞ
-
-
[isim]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tür tütün
-
[isim]
Anadolu'da özellikle Tokat yöresinde yetiştirilen açık renkli, orta boy yapraklı ve tatlı içimli bir tür tütün
- BAŞKAN
-
-
[isim]
Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis
- "Ailede başkan odur, kararları o alır." (Haldun Taner)
-
Bazı ülkelerde devletin ve hükûmetin başı
-
[isim]
Bir topluluğun, bir toplantının veya bir derneğin başında bulunan kimse, reis
- NEBBAŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Mezar soyguncusu
-
[isim]
Mezar soyguncusu
- BAŞODA
-
-
[isim]
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenle döşenmiş oda
-
[isim]
Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenle döşenmiş oda