İçinde baş olan 5 harfli 10 kelime var. İçerisinde BAŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında baş olan kelimeler listesine ya da sonu baş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Baş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A B Ş
3 Harfli Kelimeler
BAŞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AŞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ERBAŞ
-
-
[isim, askerlik]
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
-
[isim, askerlik]
İhtiyaçları devletçe karşılanan onbaşı ve çavuş rütbesindeki asker
- BAŞTA
-
-
[zarf]
İlk olarak
- "Arabacı mola verdiği zaman başta o büyük kızla büyük oğlan olmak üzere çocuklar aşağı atladı."
-
Bakınız özellikle
-
[zarf]
İlk olarak
- ŞABAŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça şābāş
-
[isim]
Aferin, bravo anlamında takdir ve beğenme sözü
- "Efruz Bey, üçüncü gününü de alkış, şabaş, nümayiş, azil, nasıp, hitap içinde halkın mabudu olarak tıpkı rüya gibi geçirdi."
-
[isim]
Aferin, bravo anlamında takdir ve beğenme sözü
- AKBAŞ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş; deniz kazı (Bemicla)
-
[isim, hayvan bilimi]
Yazın kutup bölgelerinde yaşayan, kışın ılık kıyılara göçen, kısa ve ince gagalı, siyah bacaklı bir tür yabani kuş; deniz kazı (Bemicla)
- BAŞAK
-
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Başak Burcu
-
[isim, gök bilimi]
Bakınız Başak Burcu
- BAŞAT
-
-
[sıfat]
Bakınız baskın
- "Üstelik de Batıcı düşüncelerin, Batı etkisine en açık olan Harbiye’de odaklaştığı düşünülür ve Mustafa Kemal olayının, ordunun başat rol oynadığı bir Kurtuluş Savaşı biçiminde geliştiği hatırlanırsa bu desteğin anlamı ve önemi açıkça ortaya çıkar."
-
[sıfat]
Bakınız baskın
- BAŞLI
-
-
[sıfat]
Başı olan
- "O zaman kırmızı başlı kibritler vardı ya."
-
Bakınız yaralı
-
Yarım kalmış, başlandığı hâlde bitmemiş olan
- "Matematik ödevim başlı duruyor."
-
[sıfat]
Başı olan
- BAŞKA
-
-
[sıfat]
Diğer şeylere benzemeyen; özge
- "Başka bir şeyi daha aklıma iyice sokuyordum."
-
[isim]
Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olma
- "Başkadır çünkü bu akşam bütün akşamlardan / Güneşin vehmi saraylar yaratır camlardan"
-
Üzerinde durulanların dışında kalan; diğer, vesair
- "Bana açık açık söyle, babacığım, ben bu mesleği yapmak istemiyorum, de, ben de sana başka bir iş ayarlayayım!"
-
[edat]
Belirtme yoluyla başkalık ilişkisi kuran ve -den başka biçiminde kullanılan bir söz; gayrı, gayri, maada
- "Birinden yardım istemekten başka çıkar yol yoktu ve ben yardım isteyeceğime ölmeyi yeğlerdim."
-
[sıfat]
Diğer şeylere benzemeyen; özge
- ABAŞO
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim, denizcilik]
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama
-
[sıfat]
Altta, aşağıda bulunan, alttaki
-
[isim, denizcilik]
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama
- BAŞÇI
-
-
[isim]
Bakınız işçibaşı
-
Çiğ veya pişmiş koyun, kuzu, sığır başı satan kimse
- "Şükrü adındaki bu başçı eskiden İbrahim’in yanında satıcı olarak çalışırmış..."
-
[isim]
Bakınız işçibaşı