İçinde bağ olan 9 harfli 29 kelime var. İçerisinde BAĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağ olan kelimeler listesine ya da Sonu bağ ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B Ğ Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAĞ
2 Harfli Kelimeler
AB, AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞNAZLIK
-
-
[isim]
Bağnaz olma durumu, bağnazca davranış, taassup, fanatizm, mutaassıplık
-
[isim]
Bağnaz olma durumu, bağnazca davranış, taassup, fanatizm, mutaassıplık
- BAĞDAŞMAK
-
-
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek
- "Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor." (Tarık Buğra)
-
Çocuk oyunlarında arkadaş olmak
-
[-e]
Bağdaş kurup oturmak
- "İçerde, peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar." (Atilla İlhan)
-
Anlaşmak, uzlaşmak, uymak, imtizaç etmek
- BAĞITLAMA
-
-
[isim]
Bağıtlamak işi
-
[isim]
Bağıtlamak işi
- BAĞRIŞMAK
-
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı bağırmak
- "Çocuklar bağrışıyor. Demin kiminle bağrışıyordunuz?"
-
[nsz]
Birlikte veya karşılıklı bağırmak
- BAĞDAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
- BAĞIMLAMA
-
-
[isim]
Bağımlamak işi
-
[isim]
Bağımlamak işi
- BAĞLAYICI
-
-
Bağlama niteliği olan
-
Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan: "Ve" bağlayıcı bir edattır
-
Uyulması zorunlu
- "Anayasanın bağlayıcı hükümleri."
-
Bağlama niteliği olan
- BAĞCIKSIZ
-
-
[sıfat]
Bağı olmayan, bağsız
- "Bağcıksız ayakkabı."
-
[sıfat]
Bağı olmayan, bağsız
- BAĞSIZLIK
- ...
- BAĞBANLIK
- ...
- BAĞRIKARA
-
-
[isim]
İskete kuşunun bir türü (Saxicola torquata)
-
[isim]
İskete kuşunun bir türü (Saxicola torquata)
- BAĞLAŞMAK
-
-
[nsz]
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
-
[nsz]
Bir şey yapmak için birbirine antlaşma veya sözleşme ile bağlanmak, ittifak etmek
- BAĞLANMAK
-
-
Bağlama işine konu olmak
- "Ceviz ağacının bir dalına bağlanmış salıncak, hafif hafif kıpırdanıyordu." (Orhan Pamuk)
-
Sevmek, içten bağlı olmak
- "Ona bağlandığım kadar / Hiçbirine bağlanmadım / Sade kadın değil, insan." (Orhan Veli Kanık)
-
Yalnızca belli bir işle uğraşmak
-
[nsz]
Bir şey bir kimseye ayrılmak, tahsis edilmek
- "... sosyal güvenlik kuruluşları tarafından bağlanan emekli aylığı ve benzeri ödemelerin kesilmesini gerektirmez." (Anayasa)
-
Sözle veya yazılı olarak bir şeye bağlanmak, angaje olmak
-
[nsz]
Beklenen şey elde edilmez olmak
-
Bağlama işine konu olmak
- BAĞRILMAK
-
-
[-e]
Bağırma işi yapılmak
-
[-e]
Bağırma işi yapılmak
- BAĞICILIK
-
-
[isim]
Bağıcı olma durumu
-
[isim]
Bağıcı olma durumu
- BAĞIŞLAMA
-
-
[isim]
Bağışlamak işi, yarlıgama, mağfiret, gufran
-
Hibe etme
-
[isim]
Bağışlamak işi, yarlıgama, mağfiret, gufran
- BAĞINTICI
-
-
[isim]
Göreci
-
[isim]
Göreci
- BAĞLAMSAL
-
-
[sıfat]
Bağlam ile ilgili
-
[sıfat]
Bağlam ile ilgili
- BALKABAĞI
-
-
[isim]
Aptal, beyinsiz kimse
-
[isim]
Aptal, beyinsiz kimse
- BAĞLAMACI
-
-
[isim]
Bağlama yapan veya satan kimse
-
Bağlama çalan kimse
-
[isim]
Bağlama yapan veya satan kimse