İçinde bağ olan 12 harfli 29 kelime var. İçerisinde BAĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bağ olan kelimeler listesine ya da sonu bağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Bağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B Ğ

3 Harfli Kelimeler

BAĞ

2 Harfli Kelimeler

AB, AĞ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAĞDAŞABİLME

  1. [isim] Bağdaşabilmek işi
BAĞIŞIKLAMAK

  1. [-i] Bağışık duruma getirmek
BAĞLANABİLME

  1. [isim] Bağlanabilmek işi
    • "Fonetik değişimlerdeki birçok gizli tarafların çözülmesini kendine bağlamış olan böyle önemli bir konunun sağlam sonuçlara bağlanabilmesi her şeyden önce vurguları pek ince araçlarla tespit edilmiş metinleri gerekli kılar." (Zeynep Korkmaz)
BAĞLATABİLME

  1. [isim] Bağlatabilmek işi
BAĞIŞLAMAMAK

  1. karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
BAĞIRTTIRMAK

  1. [-i] Bağırtma işini yaptırmak
    • "Yakın uzak köylerden davet etmediği kalmamıştı. Hatta kasabada tellal bağırttırmış, güreş ve yarış yapılacağını duyurtmuş, ödüller vadetmişti." (Abbas Sayar)
KURBAĞAZEHRİ

  1. [isim, bitki bilimi] Kurbağazehrigillerden, tatlı sularda yaşayan, beyaz çiçekli, yaprakları yürek biçiminde olan bir süs bitkisi (Hydrocharis)
BAĞLAYABİLME

  1. [isim] Bağlayabilmek işi
DENİZZAMBAĞI

  1. [isim, hayvan bilimi] Bakınız denizlalesi
BAĞIRTKANLIK

  1. [isim] Bağırtkan olma durumu
    • "Kalbin yanında bir de şekeri çıktı. Siniri, bağırtkanlığı da bu yüzdenmiş." (Tuncer Cücenoğlu)
BAĞINTILILIK

  1. [isim] Bağıntılı olma durumu
    • "Bu açıdan bölge konuya, seçilen kriterlere, ölçeğe, zamana ve bölgeyi tanımlama gayesine göre bağıntılılık barındırmaktadır." (Ali Ercan Özgür)
  2. [felsefe] Gerçek ve salt bilginin mümkün olmadığını, bilginin gerçekliğinin ve değerinin başka bilgilere göre bağlantılı olarak ifade edilebileceğini benimseyen görüş; bağıllık, bağıntıcılık, görecelik, görececilik, görecilik, görelilik, görecelilik, izafilik, izafiye, izafiyet, rölativite, rölativizm
  3. [fizik] Klasik fiziğin zaman, mekân, hareket gibi yalnız başlarına gerçek olarak var kabul ettiği unsurların birbirinden bağımsız olarak açıklanamayacağını benimseyen görüş; rölativite, rölativizm
BAĞLAMACILIK

  1. [isim] Bağlamacının yaptığı iş
BAĞIRTABİLME

  1. [isim] Bağırtabilmek işi
BAĞLAYICILIK

  1. [isim] Bağlayıcı olma durumu
    • "Özel hukuk alanında kesin hükmün kural olarak sadece nispi bir bağlayıcılığı vardır." (Kemal Gözler)
BAĞDAŞTIRMAK

  1. [-i, -le] Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
    • "İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır." (Nermi Uygur)
BAĞRIŞABİLME

  1. [isim] Bağrışabilmek işi
BAĞNAZLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bağnaz duruma gelmek
    • "Hristiyanlığın Tanrı’sı yani onun yerini almış kilise artık özgür düşünen Avrupa’nın sorularına yanıt veremiyor. Gittikçe bağnazlaşıyor, laik insanları dinsiz olarak görüyor." (Sinan Doğan Aladoğan)
BAĞIŞLAMASIZ

  1. [sıfat] Bağışlaması olmayan
    • "İlk flörtünün onu yüzüstü bırakarak başka bir kızla çıktığı zamanlardandı yüzündeki bağışlamasız hüzün." (Murathan Mungan)
BAĞIRABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Bağırma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Yetişin kardeşler, diye bağırabildi ve devam eden tekmelerle kendini kaybetti." (Samim Aşkın)
  2. Bağırma becerisi bulunmak
BAĞINTICILIK

  1. [isim, felsefe] Bakınız bağıntılılık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü