İçinde bas olan 5 harfli 18 kelime var. İçerisinde BAS bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bas olan kelimeler listesine ya da Sonu bas ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A B S Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

BAS

2 Harfli Kelimeler

AB, AS

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ABBAS
...
BASAK

  1. [isim] Merdiven

BASKI

  1. [isim] Bir eserin basılış biçimi veya durumu
    • "Baskı yanlışlıkları yüzünden kapatılan gazeteler vardı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  2. Bası sayısı
    • "Bu gazetenin baskısı yüz bindir."
  3. Bir eserin tekrarlanarak yapılan baskı işlemlerinden her biri
    • "Sözlüğün yeni baskısı."
  4. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı
    • "Etek baskısı."
  5. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm
    • "Politik baskıların yanı sıra daha başka yasaklara da bağlıydık." (Necati Cumalı)
  6. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres
  7. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu
  8. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres

BASYA

Kelime Kökeni : Latince

  1. [isim] Sapotgillerden, tohumlarından sabunculukta kullanılan bir yağ elde edilen, Asya'da yetişen bir ağaç (Basia)

BASTA

  1. [isim] Dur anlamında kullanılan emir sözü

BASIN

  1. [isim] Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat
    • "Bütün bildiklerimizden öteye İstanbul basını bize ne öğretebilirdi?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü

BASSO

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] En kalın erkek sesi
    • "Bir iri karga basso sesiyle avaz avaz öttü." (Haldun Taner)
  2. En kalın sesli orkestra çalgısı

BASMA

  1. [isim] Basmak işi
  2. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua
  3. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun
  4. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş
    • "O güne kadar bir okka üzüm, bir arşın basma almamış idim." (Memduh Şevket Esendal)
  5. [sıfat] Bu kumaştan yapılmış olan
    • "Üzerine basma bir elbise ile örme bir ceket giymişti." (Peyami Safa)
  6. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı
  7. [sıfat] Basılmış, matbu
  8. Gübre, tezek

BASUR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalın bağırsağın alt bölümünde ve anüste toplardamarların genişlemesiyle oluşan varis, hemoroit

LİBAS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Giysi

BASTI

  1. [isim] Kıyma ile pişirilmiş sebze
    • "Kabak bastısı. Patlıcan bastısı."

BASİT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı
    • "Derin hislerden uzak, basit zevklere düşkün, bütün manasıyla alafranga bir adamdı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Kolay
    • "En basit şeyi yazamayacak kadar cahildi." (Haldun Taner)
  3. Süssüz, gösterişsiz
    • "Üstünde basit ve kapalı bir çarşaf vardı." (Aka Gündüz)
  4. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz
    • "Bu, fikirsiz, basit ve masum bir çocuk hafifliği değildi." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan
    • "Bu basit takılmalar, her seferinde onları güldürdü." (Necati Cumalı)

BASIŞ

  1. [isim] Basma işi

BASEN

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü
  2. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 m derinliği olan deniz dibi

BASAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Göz
  2. İleriyi görme, algılama yetisi

BASIM

  1. [isim] Bası sanatı, tabaat
  2. Bası işi, tab, tipografi
    • "Kitabın basımına başlandı."

BASİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Bakterilerin çomak biçiminde ince uzun olan türü

BASIK

  1. [sıfat] Basılmış, yassılaşmış
    • "Başına, arkası basık, önü yüksek, çuha püsküllü bir şapka giymiş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Çok yüksek olmayan, alçak
    • "Arka sokağa bakan, dar, basık tavanlı, ışıksız bir yerdi." (Peyami Safa)
  3. Kısık
    • "Onun sesi de aynı şekilde basıktı." (Tarık Buğra)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü