İçinde bal olan 5 harfli 17 kelime var. İçerisinde BAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında bal olan kelimeler listesine ya da sonu bal ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Bal Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
BAL
2 Harfli Kelimeler
AB, AL, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- İKBAL
-
Kelime Kökeni: Arapça iḳbāl
-
[isim]
Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu
- "Aşk ile ikbal ile bahtiyar oldum diye / Hangi gafil sevinir, hangi şair yükselir?"
-
[tarih]
Bakınız odalık
-
[eskimiş]
İstek, arzu
- "Çaya ikbal yok mu?"
-
[isim]
Baht açıklığı veya yüksek bir makama, duruma erişmiş olma durumu
- ABALI
-
-
[sıfat]
Aba giymiş olan
- "Şimdiye kadar ancak padişahlara yapılan bu alay, şu abalı Bektaşi babası için mi?"
-
[mecaz]
Hamisi, koruyucusu, destekçisi olmayan (kimse)
- "Tesadüfen tökezlediysen vur abalıya, vur ki ayağa kalkamasın hergele, diye üstünde tepinip dururlar ölmen için."
-
[sıfat]
Aba giymiş olan
- BALCI
-
-
[isim]
Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse
-
Bal satılan dükkân
- "Yüzü bir ekşidi bir tatlandı, bir turşucuya girdi bir balcıya..."
-
[isim]
Arı yetiştirip bal elde eden veya satan kimse
- BALIK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı
- "Balıklara yem attık, suyun içi birbirine karıştı."
-
[isim, hayvan bilimi]
Omurgalılardan, suda yaşayan, solungaçla nefes alan ve yumurtadan üreyen hayvanların genel adı
- BALİĞ
-
Kelime Kökeni: Arapça bāliġ
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ergen
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız ergen
- BALAR
-
Kelime Kökeni: Farsça bālār
-
[isim, eskimiş]
Bakınız pedavra
-
[isim, eskimiş]
Bakınız pedavra
- BALYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca balla
-
[isim]
Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası
-
Bakınız denk (I)
- "Bir askeriye cemsesine son balyaları yüklüyorlardı hizmetkârlarla askerler."
-
[isim]
Çember ve demir tellerle bağlanmış ticaret eşyası
- BALAT
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballade
-
[isim, edebiyat]
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü
-
[müzik]
Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü
-
[müzik]
Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser
- "Schubert'in balatları."
-
[isim, edebiyat]
Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü
- BALDO
-
Kelime Kökeni: İtalyanca baldo
-
[isim]
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç
-
[isim]
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç
- BALTA
-
-
[isim]
Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç
- "Öksüz delikanlı eyerli atını baltayla değişip iki torba ekmeği yüklenmiş giderken orak taşıyan birine rastlamış."
-
[isim]
Ağacı kesme, yarma, yontma vb. işlerde kullanılan ağaç saplı, demir araç
- BALKI
-
-
[isim]
Ağrı, sancı
-
[sıfat, ağızlardan]
Güzel, süslü, parlak
-
[isim]
Ağrı, sancı
- BALEN
-
Kelime Kökeni: İtalyanca balena'dan
-
[isim]
Dik ve düzgün durması için gömlek yakası, sütyen ve korse gibi giyeceklerde kullanılan, eskiden balina çubuğundan, şimdi ise plastik veya metalden yapılmış, esnek, yassı, dar, uzun çubuk; balena, balina
-
[isim]
Dik ve düzgün durması için gömlek yakası, sütyen ve korse gibi giyeceklerde kullanılan, eskiden balina çubuğundan, şimdi ise plastik veya metalden yapılmış, esnek, yassı, dar, uzun çubuk; balena, balina
- BALET
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballete
-
[isim]
Bale yapan erkek sanatçı
- "Kızlar bir halka çevirdiler ve yaşlı baletle genç, güzel karısı dans etmeye başladılar."
-
[isim]
Bale yapan erkek sanatçı
- BALOZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer
- "Baloz merdiveninden çıkar gibi çıkılmaz ki gemi merdiveninden!"
-
[isim]
Gemici, işçi vb. kimselerin eğlenmek için gittikleri içkili, danslı yer
- BALON
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballon
-
[isim]
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç
- "Kendi icadı olan sıcak havayla doldurulmuş balonuyla Çorlu taraflarına inmiş ve bir sonraki yıl iki uçuş daha..."
-
Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılan çocuk oyuncağı
- "Hatırlattı bana, bir bayram sabahı / Gökyüzüne kaçırdığım balonuma bakıp ağlayışımı"
-
Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap
-
Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak
-
[denizcilik]
Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken
-
[mecaz]
Bakınız palavra
- "Son cereyan (gülümsedi ve tavana doğru bakarak) hesapla kitapla ‘Genç Kalemler’in Selanik'ten salıverdiği balondur."
-
[isim]
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç
- BALLI
-
-
[sıfat]
İçinde bal bulunan
-
[mecaz]
Bakınız şanslı
- "Ufuk ballıydı. Sonraki günlerde mahallenin çocukları kendi niyet çekilişlerini düzenlemeye başladılar."
-
[sıfat]
İçinde bal bulunan
- VEBAL
-
Kelime Kökeni: Arapça vebāl
-
[isim]
Günah doğuracak ve insanı ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk
- "Bu işin vebali vardır."
-
[isim]
Günah doğuracak ve insanı ahiret azabına sürükleyecek olan ağır sorumluluk