İçinde ba olan 8 harfli 420 kelime var. İçerisinde BA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ba olan kelimeler listesine ya da Sonu ba ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A B Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AB
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak
- "Gemiyi iskeleye bağlamak."
-
Düğümlemek
- "İpi ipe bağlamak."
-
[-i]
Yara ilaç koyup bezle sarmak
- "Yarayı bağlamak."
-
[-i]
Denk yapmak, paket yapmak
- "Yatakları bağlamak. Eşyayı bağlamak."
-
[nsz]
Oluşmak, tutmak, meydana gelmek
- "Şişesi is bağlamış bir lambanın ışığı / Her yüze çiziyordu bir hüzün kırışığı." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
-
Bir iş veya kimse için ayırmak, tahsis etmek
- "Birine haftalık bağlamak."
-
Anlaşma yapmak
- "İşleri sözleşmeye bağlamak."
-
[-i]
Uyulması zorunlu olmak
- "Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır." (Anayasa)
-
Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak
- "Bu iş beni çok bağladı."
-
[-i]
Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak
-
[-i]
Geçişi engellemek
- "Bütün yolları bağlamışlar."
-
[-i]
Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek
-
[-i]
Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek
-
Gönlünü kazanmak
- "Bu davranışınız beni size bağladı."
-
Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak
-
Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak
- "Kızım, ne yapsak da seni bu eve bağlayabilsek acaba?" (Reşat Nuri Güntekin)
-
[-i]
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak
- BAŞYEMEK
-
-
[isim]
Geleneksel Türk mutfağında çorbadan sonra gelen en önemli yemek
-
[isim]
Geleneksel Türk mutfağında çorbadan sonra gelen en önemli yemek
- ŞABANÖZÜ
- ...
- YEŞİLBAŞ
-
-
[isim]
Ördekgillerden, tüyleri mavi, beyaz, kara, kahverengi, erkeğinin başı yeşil renkli bir yaban ördeği türü (Anas platyrhynchos)
-
[isim]
Ördekgillerden, tüyleri mavi, beyaz, kara, kahverengi, erkeğinin başı yeşil renkli bir yaban ördeği türü (Anas platyrhynchos)
- BAŞVEKİL
-
Kelime Kökeni : Türkçe
-
[isim]
Başbakan
- "Başvekil olan Ahmet Vefik Paşa hemen arabasına atlayıp gitmiş." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Başbakan
- BAVCILIK
- ...
- KABALACI
-
-
[isim]
Kabala (I) konusunda uzmanlaşmış kimse, kabala ile uğraşan kişi
-
[isim]
Kabala (I) konusunda uzmanlaşmış kimse, kabala ile uğraşan kişi
- BAHÇEMSİ
-
-
[sıfat]
Bahçeyi andıran, bahçeye benzeyen, bahçe gibi
- "Sokak tozlu durumundan, süprüntüden kurtulup serin, renkli, bahçemsi bir durum aldı." (Nezihe Meriç)
-
[sıfat]
Bahçeyi andıran, bahçeye benzeyen, bahçe gibi
- İHBARİYE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbarname
-
Haber verme ücreti
-
[isim]
Haber verme kâğıdı, bildirim, ihbarname
- BASTONCU
-
-
[isim]
Baston yapan veya satan kimse
-
[isim]
Baston yapan veya satan kimse
- BAHSETME
-
-
[isim]
Bahsetmek işi
-
[isim]
Bahsetmek işi
- KABALİST
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kabalacı (I)
- "Şair, âlim, mütefennin, feylesof, mutasavvıf ve kabalist olduğu kadar hayalperverdi." (Ömer Seyfettin)
-
[isim]
Kabalacı (I)
- BARİSFER
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Ağır küre
-
[isim]
Ağır küre
- BAŞYAVER
-
-
[isim]
Yaverlerin başı olan kimse
-
[isim]
Yaverlerin başı olan kimse
- BAYRILIK
-
-
[isim]
Bayrı olma durumu, kıdem
-
[isim]
Bayrı olma durumu, kıdem
- BAĞDAMAK
-
-
[-i]
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak
-
İçinden çıkılmayacak bir duruma getirmek, kördüğüm etmek
-
[-i]
Birkaç şeyi birbirine geçirerek bağlamak
- BALIKSIZ
-
-
[sıfat]
Balığı olmayan
- "Burdur'daki Acı Göl balıksızdır."
-
[sıfat]
Balığı olmayan
- BARİZLİK
-
-
[isim]
Bariz olma durumu
-
[isim]
Bariz olma durumu
- CİLVEBAZ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Cilveli
- "Hiç ister miyim ben eli nimetli efendiciğimi kaptırayım o cilvebazlara?" (Osman Cemal Kaygılı)
-
[sıfat]
Cilveli
- SEBAYÜDÜ
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tavla oyununda zarlardan birinin üçlü, öbürünün ikili gelmesi
-
[isim]
Tavla oyununda zarlardan birinin üçlü, öbürünün ikili gelmesi