İçinde ba olan 8 harfli 420 kelime var. İçerisinde BA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ba olan kelimeler listesine ya da sonu ba ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BAKARSIN

  1. "belli olmaz" anlamında kullanılan bir söz
ABACILIK

  1. [isim] Abacının yaptığı iş
    • "İstanbul'da abacılık, kürkçülük, arabacılık, bahçıvanlık, sütçülük ve fırıncılık gibi işler yapan Bulgarlar Galata'nın özellikle Tophane yönüne doğru yoğundular ve burada abacılık yaparlardı." (Orhan Türker)
BÜYÜKBAŞ

  1. [isim] Eti, sütü ve derisinden yararlanılan sığır, manda vb. hayvanların genel adı; kocabaş
  2. [mecaz] Makam mevki sahibi kimse
    • "Kim bilir yukarılarda hangi büyükbaşları tanıyor?" (Ahmet Ümit)
BARLANMA

  1. [isim, ağızlardan] Barlanmak işi
AKZAMBAK
...
İLKBAHAR

Kelime Kökeni: Türkçe ilk + Farsça bahār

  1. [isim, gök bilimi] Kuzey yarım kürede 21 Mart-21 Haziran arası, güney yarım kürede 24 Eylül-21 Aralık tarihleri arsındaki zaman dilimi, kışla yaz arasındaki mevsim; bahar, erken bahar, evvel bahar, ilkyaz, nevbahar
    • "Bilmiyorum, bir ilkbahar, bundan altı sene evvel, şu mahalleden, şu evden, şu köşedeki mescitten, babamdan, annemden, birdenbire iğrendim." (Peyami Safa)
BAŞKESİT

  1. [isim] Ağacın boyuna dikey yönde kesilmesi sonunda yıl halkalarının çember biçiminde görüntü verdiği yüzey
BAŞBAKAN

  1. [isim] Hükûmetin ve bakanlar kurulunun başı, kabinenin başı; başvekil
BASINÇLI

  1. [sıfat] Basınç yüklenmiş olan
MÜBAHASE

Kelime Kökeni: Arapça mubāḥas̱e

  1. [isim, eskimiş] Bir konu hakkında iki veya daha çok kişinin karşılıklı konuşması
    • "Mübahasemizin sonuna doğru, tabaksız geniş bir fincanla bize taze kahve ikram ettiler." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
BACAKLIK

  1. [isim] Hokey oyuncularının kullandığı, dizin üst kısmından patene kadar uzanan, deri veya sert plastikten yapılmış koruyucu
URBANİZM

Kelime Kökeni: İngilizce urbanism

  1. [isim] Bakınız şehircilik
BAKİRLİK

  1. [isim] Bakınız kızlık
  2. İşlenmemiş olma durumu
    • "Gene de alanın bakirliği yazarın acemiliğini mazur göstermemelidir." (Nail Satlıgan)
NİGAHBAN

Kelime Kökeni: Farsça nigāhbān

  1. [isim] Gözleyen kimse, bekçi
    • "Kanla, irfanla kurduk biz bu Cumhuriyeti / Cehennemler kudursa ölmez nigâhbanıyız" (Marş)
SİHİRBAZ

Kelime Kökeni: Arapça siḥr + Farsça -bāz

  1. [isim] El çabukluğu ve hile ile seyredenleri olmayacak şeylere inandırmayı meslek edinen gösteri sanatçısı
    • "Sihirbaz ise gözleri bağlı olduğu hâlde sorulara tek tek doğru cevabı yapıştırıveriyordu." (İhsan Oktay Anar)
LAMBADER

Kelime Kökeni: Fransızca lampadaire

  1. [isim] Odaların genellikle köşelerine konulan, ayaklı aydınlatma aracı
DİKBAŞLI

  1. [sıfat, mecaz] İnatçı, bildiğinden dönmeyen, başkasına boyun eğmeyen (kimse); dikkafalı
  2. Bakınız kurumlu (II)
    • "Dikbaşlı ve sözünü esirgemeyen bir insan olduğundan yükselmemişti." (Yahya Kemal Beyatlı)
ÇARŞAMBA

Kelime Kökeni: Farsça çār + şenbe

  1. [isim] Salı ile perşembe arasındaki gün
BARBARCA

  1. [sıfat] Barbara özgü
    • "Hükûmet bu barbarca saldırıların önüne geçmemektedir." (Falih Rıfkı Atay)
  2. [zarf] Kaba ve kırıcı bir davranışla; barbarcasına
    • "Bosna’da savaşın bütün şiddetiyle devam ettiği günlerdi; sadece insanlar katledilmiyor, Osmanlı mirası da barbarca yok ediliyordu." (Beşir Ayvazoğlu)
İTİBARLI

  1. [sıfat] Bakınız saygın
    • "Merhabalaşma bittikten sonra kahvenin en itibarlısı yabancıya döner." (Hasan Pulur)
  2. Kredisi olan
  3. Gözde olan, önemli sayılan
    • "Köşedeki itibarlı masalardan birine karşılıklı oturduk." (Çetin Altan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü