İçinde ba olan 4 harfli 53 kelime var. İçerisinde BA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ba olan kelimeler listesine ya da sonu ba ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AB
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BALA
-
- BAZA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca base
-
[isim]
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
-
Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide
-
Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi
-
[isim]
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
- BALE
-
Kelime Kökeni: Fransızca ballet
-
[isim]
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
- "Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz."
-
[isim]
Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
- İŞBA
-
Kelime Kökeni: Arapça işbāʿ
- BACA
-
Kelime Kökeni: Farsça bāce
-
[isim]
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
- "Bacaların ağzından çok dumanlar savruldu."
-
Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
- "Rastgele diyerek baca ağzından, yaya olarak yer altının karanlığına daldık."
-
[ağızlardan]
Bakınız çatı penceresi
-
[isim]
Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
- ROBA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca roba
-
[isim]
Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça
-
[isim]
Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça
- BACI
-
-
[isim]
Bakınız kız kardeş
- "Bizim bacınınsa yüzü kireç kesildi."
-
Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen ünvan
- "Tam o sırada içeri Habeş bir bacı girdi."
-
[ağızlardan]
Bakınız abla
-
Bakınız ana bacı
-
[ünlem]
Kadınlara söylenen bir seslenme sözü
- "Muhtar Mevlüt omzuna dokundu; buyur bacım, gel, şöyle buyur, dedi. Kumru bir düşte yürürcesine gösterilen yere yöneldi."
-
[isim]
Bakınız kız kardeş
- BAYT
-
Kelime Kökeni: İngilizce byte
-
[isim, bilişim]
Sekiz bitten oluşan sayısal veri birimi
-
[isim, bilişim]
Sekiz bitten oluşan sayısal veri birimi
- ABAT
-
Kelime Kökeni: Farsça ābād
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bayındır
-
Şen ve rahat olan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız bayındır
- DİBA
-
Kelime Kökeni: Farsça dībā
-
[isim]
Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
-
[isim]
Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
- BAHT
-
Kelime Kökeni: Farsça baḫt
- TUBA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṭūbā
-
[isim]
Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç
-
[isim]
Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç
- BAKS
-
Kelime Kökeni: İngilizce box
-
[isim, denizcilik]
Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık
-
[isim, denizcilik]
Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık
- BABA
-
-
[isim]
Çocuğu olan erkek; peder
- "Baba olmak bir süreç... Yani öyle bebek doğunca baba olunmuyor."
-
Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
- "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk'tür."
-
Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme
-
Çatı merteği
-
Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse
- "Atatürk Türk milletinin babasıdır."
-
[mecaz]
Anlayışlı, iyi huylu erkek
-
[mecaz]
Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı
- "Bu silahlar, Türkiye’deki ünlü mafya babaları tarafından ülkeye sokuluyordu."
-
[mecaz]
Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse
-
[mecaz]
Bakınız ata
- "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..."
-
[sıfat, argo]
Çok kaliteli, üstün nitelikli
-
Tarikatların bazısında tekke büyüğü
- "Bektaşi babası."
-
Bu gibi kimselere verilen ünvan
- "Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas."
-
[denizcilik]
Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme
-
[mimarlık]
Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge
-
[isim]
Çocuğu olan erkek; peder
- BASI
-
-
[isim]
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi; tab, edisyon
-
[isim]
Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi; tab, edisyon
- BAKI
-
- ABAK
-
-
[isim]
Eski Türklerde ölmüş kimselerin heykel vb. suretleri
-
Deri veya başka bir maddeden kesilen resim, heykel vb. şekiller
-
[mimarlık]
Bakınız abaküs
-
[isim]
Eski Türklerde ölmüş kimselerin heykel vb. suretleri
- BANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça bānī
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kurucu
-
Yapan (kimse)
- "Her eserin banisi son sözünü şaire bırakmıştı."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız kurucu
- BATİ
-
Kelime Kökeni: Arapça baṭī
-
[sıfat, eskimiş]
Yavaş hareketli
-
[sıfat, eskimiş]
Yavaş hareketli
- DUBA
-
-
[isim, denizcilik]
Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı
-
İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra
- "Dört beş duba üstüne bir küçük tahta köşk kurmuşlar."
-
[isim, denizcilik]
Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı