İçinde ba olan 4 harfli 53 kelime var. İçerisinde BA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ba olan kelimeler listesine ya da sonu ba ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BALA

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız yavru
    • "Ağlama ceylan balası / Sızlama ceylan balası / Gider gözün karası" (Halk türküsü)
  2. Bakınız çocuk
BAZA

Kelime Kökeni: İtalyanca base

  1. [isim] Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak
  2. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide
  3. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi
BALE

Kelime Kökeni: Fransızca ballet

  1. [isim] Belli hafif figürlere, adım atışlara, çoğunlukla sahne düzenine ve müziğe dayalı gösteri türü
    • "Nizamlı bir hareketler sisteminin ne olduğunu anlamak için bir baleyi seyretmelisiniz." (Mehmet Kaplan)
İŞBA

Kelime Kökeni: Arapça işbāʿ

  1. [isim, eskimiş] Karnını doyurma
  2. Bakınız doyum
    • "Toplumlar bilim ile işba hâline gelirler mi, yani bilimi bir müddet terakki ettirdikten sonra onu artık daha ilerletemeyecek bir duruma girerler mi?" (Aydın Sayılı)
  3. [kimya] Bakınız doyma
BACA

Kelime Kökeni: Farsça bāce

  1. [isim] Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol
    • "Bacaların ağzından çok dumanlar savruldu." (Lâtife Tekin)
  2. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği
    • "Rastgele diyerek baca ağzından, yaya olarak yer altının karanlığına daldık." (Adnan Özyalçıner)
  3. [ağızlardan] Bakınız çatı penceresi
ROBA

Kelime Kökeni: İtalyanca roba

  1. [isim] Bir giyeceğin göğüsle omuz arasında kalan bölümüne eklenen parça
BACI

  1. [isim] Bakınız kız kardeş
    • "Bizim bacınınsa yüzü kireç kesildi." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Bir evde uzun zaman çalışmış yaşlı kadınlara verilen ünvan
    • "Tam o sırada içeri Habeş bir bacı girdi." (Burhan Felek)
  3. [ağızlardan] Bakınız abla
  4. Bakınız ana bacı
  5. [ünlem] Kadınlara söylenen bir seslenme sözü
    • "Muhtar Mevlüt omzuna dokundu; buyur bacım, gel, şöyle buyur, dedi. Kumru bir düşte yürürcesine gösterilen yere yöneldi." (Tahsin Yücel)
BAYT

Kelime Kökeni: İngilizce byte

  1. [isim, bilişim] Sekiz bitten oluşan sayısal veri birimi
ABAT

Kelime Kökeni: Farsça ābād

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız bayındır
  2. Şen ve rahat olan
DİBA

Kelime Kökeni: Farsça dībā

  1. [isim] Altın ve gümüş işlemeli bir tür ipek kumaş
BAHT

Kelime Kökeni: Farsça baḫt

  1. [isim] Bakınız yazgı
  2. Rastlantıları düzenleyerek insanların iyi veya kötü yaşam sürmelerine neden olduğuna inanılan gizli güç; felek, talih
  3. Bakınız şans
    • "Ben Atatürk'ü birkaç defa görmek bahtına erenlerdenim." (Haldun Taner)
TUBA

Kelime Kökeni: Arapça ṭūbā

  1. [isim] Cennette bulunduğuna inanılan, kökü yukarıda, dalları aşağıda büyük bir ağaç
BAKS

Kelime Kökeni: İngilizce box

  1. [isim, denizcilik] Gemiye hayvan yüklerken kullanılan sandık
BABA

  1. [isim] Çocuğu olan erkek; peder
    • "Baba olmak bir süreç... Yani öyle bebek doğunca baba olunmuyor." (Müslüm Karakuş)
  2. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek
    • "Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk'tür." (Anayasa)
  3. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme
  4. Çatı merteği
  5. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse
    • "Atatürk Türk milletinin babasıdır."
  6. [mecaz] Anlayışlı, iyi huylu erkek
  7. [mecaz] Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı
    • "Bu silahlar, Türkiye’deki ünlü mafya babaları tarafından ülkeye sokuluyordu." (Ahmet Kekeç)
  8. [mecaz] Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse
  9. [mecaz] Bakınız ata
    • "Asya'daki babalarımızdan miras kalan millî şiirimizin manzum şekillerinde..." (Yahya Kemal Beyatlı)
  10. [sıfat, argo] Çok kaliteli, üstün nitelikli
  11. Tarikatların bazısında tekke büyüğü
    • "Bektaşi babası."
  12. Bu gibi kimselere verilen ünvan
    • "Gül Baba. Nur Baba. Baba İlyas."
  13. [denizcilik] Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme
  14. [mimarlık] Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge
BASI

  1. [isim] Resim klişesi, dökme harf, taş kalıp kullanarak makine yardımı ile kâğıt, bez vb.ne yazı, resim, çıkarma işi; tab, edisyon
BAKI

  1. [isim, coğrafya] Bir dağın yamaçlarının güneş ışınlarına karşı konumu
    • "Bu dağın bakısı güneye doğrudur."
  2. Bakınız denetleme
  3. [ağızlardan] Bakınız fal
ABAK

  1. [isim] Eski Türklerde ölmüş kimselerin heykel vb. suretleri
  2. Deri veya başka bir maddeden kesilen resim, heykel vb. şekiller
  3. [mimarlık] Bakınız abaküs
BANİ

Kelime Kökeni: Arapça bānī

  1. [sıfat, eskimiş] Bakınız kurucu
  2. Yapan (kimse)
    • "Her eserin banisi son sözünü şaire bırakmıştı." (Asaf Halet Çelebi)
BATİ

Kelime Kökeni: Arapça baṭī

  1. [sıfat, eskimiş] Yavaş hareketli
DUBA

  1. [isim, denizcilik] Yük taşımak veya köprü kurmak için kullanılan altı düz bir tür deniz aracı
  2. İçi boş, her yanı kapalı, suyun üstünde yüzen bir tür büyük şamandıra
    • "Dört beş duba üstüne bir küçük tahta köşk kurmuşlar." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü