İçinde ba olan 12 harfli 191 kelime var. İçerisinde BA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ba olan kelimeler listesine ya da sonu ba ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ba Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B

2 Harfli Kelimeler

AB

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BATILILAŞMAK

  1. [nesnesiz] Düşünce, çalışma, görüş ve anlayışta özellikle Avrupa ülkelerinin izledikleri temel ilkeleri benimsemiş olmak; Garplılaşmak
  2. Gelişmişlikte Avrupa ülkeleri düzeyine ulaşmak
  3. Batı uygarlığını benimsemek; Garplılaşmak
BAŞYAZMANLIK

  1. [isim] Bakınız başkâtiplik
BAHARATLANMA

  1. [isim] Baharatlanmak işi
BAŞGARSONLUK

  1. [isim] Bakınız şef garsonluk
    • "Yıllardır tanıdığı şef garsonların, lokanta sahiplerinin başgarsonluk, yazıcılık gibi tekliflerini ciddiye alıp değerlendiriyor gibi yapıyor…"
BAĞIŞLATILMA

  1. [isim] Bağışlatılmak işi
ZİNDANCIBAŞI

  1. [isim] Hapishanede görevli bekçilerden sorumlu kimse
    • "Hücredeyken arada zindancıbaşı gelip kontrol ediyordu beni." (İsmail Güner)
KALBURABASTI

  1. [isim] Beze biçimine getirilmiş hamur parçasının yassılaştırılıp ortasına ceviz içi ve yağ konarak fırında pişirilen ve piştikten sonra üzerine soğuk şeker şerbeti dökülen bir tatlı türü
BAŞDOKTORLUK

  1. [isim] Bakınız başhekimlik
BAŞLAYICILIK

  1. [isim] Başlayıcı olma durumu
BAHŞETTİRMEK

  1. [-i] Bakınız bağışlatmak
BAĞIRIVERMEK

  1. [-e, nesnesiz] Ansızın, birdenbire bağırmak
    • "Aileyi ilgilendiren bir konu tartışılırken amcasına bütün ömründe ilk ve son defa bağırıvermişti." (Tarık Buğra)
BALİNATARAĞI

  1. [isim] Balina çubuklarının tarak gibi sıralanmış takımı
BAĞIŞLAMAMAK

  1. karşısındakinin yanlışından, kusurundan doğacak fırsatları kaçırmamak, acımadan değerlendirmek
BAKILABİLMEK

  1. [-e, nesnesiz] Bakılma ihtimali veya imkânı bulunmak
    • "Selim duruma hâkim olduktan sonra bakılabildi Açe meselesine." (Avni Özgürel)
BAŞKALDIRICI

  1. [sıfat] Başkaldıran, isyan eden; baştanımaz, asi, isyancı, isyankâr
    • "Hâlâ başkaldırıcı, direnici, hâlâ kaba, göklere ve hilkate küfreder gibi, meydan okur gibi bakan ölü gözleri parmaklarıyla kapatıyor." (Halide Edip Adıvar)
GLOBALLEŞMEK

  1. [nesnesiz] Bakınız küreselleşmek
BATTANİYESİZ

  1. [sıfat] Battaniyesi olmayan
BAROMETRESİZ

  1. [sıfat] Barometresi olmayan
    • "Öyle bir tekne parçası ki pusulasızdır, barometresizdir." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
BAKIŞIVERMEK

  1. [nesnesiz, -le] Çabucak bakışmak
MÜNECCİMBAŞI

  1. [isim, tarih] Osmanlılarda, önemli bir işe girişilirken gök bilimi hesaplarına dayanarak uğurlu vakti seçmekle, takvim ve yıllık düzenlemekle uğraşan saray görevlisi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü