İçinde aştırmak olan 13 harfli 45 kelime var. İçerisinde AŞTIRMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aştırmak olan kelimeler listesine ya da sonu aştırmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aştırmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
8 Harfli Kelimeler
AŞIRTMAK, AŞTIRMAK, TAŞIRMAK
7 Harfli Kelimeler
AKTARIM, AKTARIŞ, ARITMAK, AŞIRMAK, AŞIRTMA, AŞTIRMA, ATIŞMAK, KARIŞMA, KAŞITMA, KATIŞMA, TAKIŞMA, TAŞIMAK, TAŞIRMA
6 Harfli Kelimeler
AKIŞMA, AKITMA, ARATIŞ, ARITMA, ARTMAK, AŞIRMA, ATIŞMA, IRAMAK, IRKTAŞ, KARIMA, KARŞIT, KAŞIMA, KIRAAT, MAŞRIK, MATRAK, ŞAKIMA, TAŞIMA, TAŞMAK, TIKAMA
5 Harfli Kelimeler
AKŞAM, AKTAR, AKTAŞ, ARKIT, ARTIK, ARTIM, ARTIŞ, ARTMA, AŞMAK, ATMAK, ATMIK, IRAMA, IRMAK, KAMIŞ, KARAT, KARIŞ, KARMA, KARŞI, KAŞAR, KATAR, KATIM, KATIR, KATMA, KIRAT, KIRMA, MAKAT, MAKTA, MARAŞ, MARKA, MARTI, RAKAM, RAKIM, RAMAK, ŞAKIT, ŞAMAR, ŞARKI, ŞATIR, ŞIRAK, TAKIM, TAKMA
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKIM, AKIŞ, AKMA, AKRA, ARAK, ARIK, ARIŞ, ARKA, ARMA, ARTI, AŞAR, AŞIK, AŞIM, AŞIT, AŞMA, ATAK, ATAR, ATAŞ, ATIK, ATIM, ATIŞ, ATKI, ATMA, IRAK, KAMA, KARA, KARI, KART, KATI, KITA, MAAŞ, MARK, MARŞ, MART, MAŞA, RAKI, ŞAKA, ŞAMA, ŞARK
3 Harfli Kelimeler
AKA, AKI, AMA, ARA, ARI, ARK, ARŞ, ART, AŞI, AŞK, ATA, IRA, IRK, KAM, KAR, KAŞ, KAT, KIR, KIŞ, KIT, MAŞ, MAT, RAM, ŞAK, ŞAM, ŞAT, ŞIK, TAK, TAM, TAR, TAŞ, TIK, TIR
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, AŞ, AT, IR, MA, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AMAÇLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Amaç durumuna getirmek
-
[-i]
Amaç durumuna getirmek
- UZAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- "Allah rızası için şu adamları uzaklaştırın başımdan."
-
Çıkarmak, ayırmak
- "İçtimai hayat bizi hem dış tabiattan hem de kendi varlığımızdan uzaklaştırır."
-
[mecaz]
Yabancılaştırmak, ilgisiz bırakmak; kışkışlamak
- "Sen onu bozmak, işten uzaklaştırmak, züppeleştirmek için bilmezlikle elinden geleni yaptın."
-
[-i, -den]
Uzağa götürmek
- BUĞULAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir sıvının buğulaşmasını sağlamak
-
[-i]
Bir sıvının buğulaşmasını sağlamak
- ODAKLAŞTIRMAK
-
-
[-i, fizik]
Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak
-
[mecaz]
Odak durumuna getirmek
-
[-i, fizik]
Bir ışık demetini veya elektron akışını bir noktaya toplamak
- GRUPLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Gruplaşmasına yol açmak
-
[-i]
Gruplaşmasına yol açmak
- KOYULAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Koyu duruma getirmek
-
[-i]
Koyu duruma getirmek
- ULUSLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız milletleştirmek
- "Cumhuriyeti kuranlar, bu aşamada, toplumu uluslaştırmak ve sanayileştirmek için feodal ilişkileri ortadan kaldıracak bir toprak reformu üzerinde çalışmaktadırlar."
-
[-i]
Bakınız milletleştirmek
- SIVILAŞTIRMAK
-
-
[-i, fizik]
Bir gazı sıvı durumuna dönüştürmek
-
[-i, fizik]
Bir gazı sıvı durumuna dönüştürmek
- DAVALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Dava hâline getirmek
- "Mesele, rejimin işlerini herkes için davalaştırabilmektedir."
-
[-i]
Dava hâline getirmek
- FARSLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız Acemleştirmek
-
[-i]
Bakınız Acemleştirmek
- TUNÇLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir sembolü tunçtan yapılmış bir heykelle canlandırmak
-
Tunç rengi kazandırmak
-
[-i]
Bir sembolü tunçtan yapılmış bir heykelle canlandırmak
- ILIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Ilık duruma getirmek; ılıtmak
-
[-i]
Ilık duruma getirmek; ılıtmak
- İLAHLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
İlah durumuna veya biçimine getirmek
- "Bazı Hristiyan mezhepleri İsa’yı ilahlaştırır ve malum üçleme içinde sayar."
-
[-i]
İlah durumuna veya biçimine getirmek
- SLAVLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Slavlara özgü yaşayış tarzını benimsetmek
-
[-i]
Slavlara özgü yaşayış tarzını benimsetmek
- ŞEMALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Çizerek şema durumuna getirmek
-
[-i]
Çizerek şema durumuna getirmek
- UYDULAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Uydu durumuna getirmek
- "Çünkü insanları teslim alan, uydulaştıran veya teslim almak, uydulaştırmak isteyen politikanın amacı bundan başka bir şey değildir."
-
[-i]
Uydu durumuna getirmek
- SPORLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kıyafet vb.ni spor duruma getirmek
- "Taba ve bordo ayakkabılar takım elbiselerle birlikte kullanıldığında kıyafeti biraz sporlaştırır."
-
[-i]
Kıyafet vb.ni spor duruma getirmek
- OYUNLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Tiyatro türünden olmayan herhangi bir eseri teknik yönden oynanabilir duruma getirmek
- "1957’de ilk basımı yapılan ve 1980 yılına değin on iki kez basılan Hababam Sınıfı romanını Rıfat Ilgaz sonradan oyunlaştırdı."
-
[-i]
Tiyatro türünden olmayan herhangi bir eseri teknik yönden oynanabilir duruma getirmek
- KRALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kral durumuna getirmek, kral gibi davranmasına sebep olmak
- "Kendisini mest eden, krallaştıran kuvvet, artık kendi başını yiyecek kadar büyümüştü."
-
[-i]
Kral durumuna getirmek, kral gibi davranmasına sebep olmak
- AFALLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak
-
[-i]
Şaşkınlık içinde bırakmak, birini şaşırıp bir şey yapamaz duruma sokmak