İçinde aştırmak olan 12 harfli 32 kelime var. İçerisinde AŞTIRMAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aştırmak olan kelimeler listesine ya da sonu aştırmak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aştırmak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
8 Harfli Kelimeler
AŞIRTMAK, AŞTIRMAK, TAŞIRMAK
7 Harfli Kelimeler
AKTARIM, AKTARIŞ, ARITMAK, AŞIRMAK, AŞIRTMA, AŞTIRMA, ATIŞMAK, KARIŞMA, KAŞITMA, KATIŞMA, TAKIŞMA, TAŞIMAK, TAŞIRMA
6 Harfli Kelimeler
AKIŞMA, AKITMA, ARATIŞ, ARITMA, ARTMAK, AŞIRMA, ATIŞMA, IRAMAK, IRKTAŞ, KARIMA, KARŞIT, KAŞIMA, KIRAAT, MAŞRIK, MATRAK, ŞAKIMA, TAŞIMA, TAŞMAK, TIKAMA
5 Harfli Kelimeler
AKŞAM, AKTAR, AKTAŞ, ARKIT, ARTIK, ARTIM, ARTIŞ, ARTMA, AŞMAK, ATMAK, ATMIK, IRAMA, IRMAK, KAMIŞ, KARAT, KARIŞ, KARMA, KARŞI, KAŞAR, KATAR, KATIM, KATIR, KATMA, KIRAT, KIRMA, MAKAT, MAKTA, MARAŞ, MARKA, MARTI, RAKAM, RAKIM, RAMAK, ŞAKIT, ŞAMAR, ŞARKI, ŞATIR, ŞIRAK, TAKIM, TAKMA
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKIM, AKIŞ, AKMA, AKRA, ARAK, ARIK, ARIŞ, ARKA, ARMA, ARTI, AŞAR, AŞIK, AŞIM, AŞIT, AŞMA, ATAK, ATAR, ATAŞ, ATIK, ATIM, ATIŞ, ATKI, ATMA, IRAK, KAMA, KARA, KARI, KART, KATI, KITA, MAAŞ, MARK, MARŞ, MART, MAŞA, RAKI, ŞAKA, ŞAMA, ŞARK
3 Harfli Kelimeler
AKA, AKI, AMA, ARA, ARI, ARK, ARŞ, ART, AŞI, AŞK, ATA, IRA, IRK, KAM, KAR, KAŞ, KAT, KIR, KIŞ, KIT, MAŞ, MAT, RAM, ŞAK, ŞAM, ŞAT, ŞIK, TAK, TAM, TAR, TAŞ, TIK, TIR
2 Harfli Kelimeler
AK, AM, AR, AŞ, AT, IR, MA, RA, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BAĞDAŞTIRMAK
-
-
[-i, -le]
Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
- "İnsana yakışan susma ile konuşmayı ustaca bağdaştırmaktır."
-
[-i, -le]
Bağdaşmasını sağlamak; eklemlemek
- PAYLAŞTIRMAK
-
-
[-e, -i]
Herkese kendi payına düşeni vermek; bölüştürmek, üleştirmek, taksim etmek, tevzi etmek
-
[-e, -i]
Herkese kendi payına düşeni vermek; bölüştürmek, üleştirmek, taksim etmek, tevzi etmek
- KULLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kullaşma işini yaptırmak
-
[-i]
Kullaşma işini yaptırmak
- KUMLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Kum tanecikleri durumuna getirmek
-
[-i]
Kum tanecikleri durumuna getirmek
- ARILAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yabancı şeylerden arınmış duruma getirmek
- "Yüzüne vuran ışık gözlerindeki maviyi daha arılaştırmış, yaslı çocuk gülümsemesini iyice belirlemiş, kirpiklerinin gölgesini alnına alnına uzatıyor."
-
Bakınız özleştirmek
-
[-i]
Yabancı şeylerden arınmış duruma getirmek
- TOPLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Toplamak, bir araya getirmek
- "Bu kaburgasız insan yığınını İstanbul'da toplaştıran, oy ticaretidir."
-
[-i]
Toplamak, bir araya getirmek
- RUMLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsetmek
-
[-i]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsetmek
- SIĞLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sığlaşma işini yaptırmak
-
[-i]
Sığlaşma işini yaptırmak
- SIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sık duruma getirmek veya sıkça yapmak, sayısını artırmak
- "Her seferinde bu bakışları sıklaştırmak ve süreklileştirmek zorunda kalıyordu."
-
[-i]
Sık duruma getirmek veya sıkça yapmak, sayısını artırmak
- DARLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Dar duruma getirmek
-
[-i]
Dar duruma getirmek
- TAMLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bakınız bütünleştirmek
-
[-i]
Bakınız bütünleştirmek
- SIRNAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Sırnaşıklık yapmasına sebep olmak
-
[-i]
Sırnaşıklık yapmasına sebep olmak
- ŞIKLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Şık duruma getirmek, şık olmasını sağlamak
-
[-i]
Şık duruma getirmek, şık olmasını sağlamak
- TOZLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Toz durumuna getirmek
-
[-i]
Toz durumuna getirmek
- ACILAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Acı bir duruma getirmek
- "Bu tür hayal kırıklıklarının, insandaki hayalleri acılaştırdığını da öğrenmişti."
-
[-i]
Acı bir duruma getirmek
- YOZLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Yozlaşmasını sağlamak, yozlaşmasına sebep olmak; dejenere etmek
-
[-i]
Yozlaşmasını sağlamak, yozlaşmasına sebep olmak; dejenere etmek
- GAZLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bir maddeyi gaz durumuna dönüştürmek
-
[-i]
Bir maddeyi gaz durumuna dönüştürmek
- KAYNAŞTIRMAK
-
-
[-i, -le]
Kaynaşmasını sağlamak
- "Siyah ve beyazın tonlarını son derece hünerle kaynaştırır."
-
[-i, -le]
Kaynaşmasını sağlamak
- ZORLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Zor duruma getirmek
- "Daha önce eve arabayla gelip, geceleyin -üstelik yaralı- dönmüş olması, işini daha da zorlaştırdı."
-
[-i]
Zor duruma getirmek
- BOLLAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Bol duruma getirmek
- "Ahlakı tango pantolonu gibi bollaştıralım, demiyorum."
-
[-i]
Bol duruma getirmek