İçinde aşma olan 8 harfli 86 kelime var. İçerisinde AŞMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşma olan kelimeler listesine ya da Sonu aşma ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A A M Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AŞMA, MAAŞ, MAŞA, ŞAMA
3 Harfli Kelimeler
AMA, MAŞ, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVLAŞMA
-
-
[isim]
Kavlaşmak işi
-
[isim]
Kavlaşmak işi
- KORLAŞMA
-
-
[isim]
Korlaşmak durumu veya biçimi
-
[isim]
Korlaşmak durumu veya biçimi
- DOLAŞMAK
-
-
[nsz]
Gezmek, gezinmek
- "Belki otuz defa belki kırk defa, otelin merdivenlerini inip çıkıyor, her yeri dolaşıyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Doğru gitmeyip yolu uzatmak
- "Bu yoldan giderseniz çok dolaşırsınız."
-
Dönüp başka bir yönden gelmek
- "Dolaş da arka kapıdan gel."
-
Kan, damarlarda yer değiştirmek
- "Damarlarında aynı kan dolaşıyor."
-
Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek
- "Saçları taranmamaktan dolaşmış."
-
[-i]
Bir yeri belli bir amaçla gezmek
- "Müzeleri dolaşmak."
-
Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek
-
Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek
-
Gezinmek
-
Çok kimse tarafından söylenmek
-
Belirmek
- "Başında dolaşan bir tehlikeden bahsediyorum." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[nsz]
Gezmek, gezinmek
- KAMAŞMAK
-
-
[nsz]
Güçlü bir ışık sebebiyle göz bakamaz olmak
- "Işıktan gözlerimiz kamaşıyor." (Refik Halit Karay)
-
Ekşi bir şey sebebiyle diş uyuşup tedirginlik vermek
-
[nsz]
Güçlü bir ışık sebebiyle göz bakamaz olmak
- HAKLAŞMA
-
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
-
[isim]
Haklaşmak biçimi veya durumu
- SAVAŞMAK
-
-
[nsz]
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek
-
Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek
- "Azmi'yi bizimle beraber gelmeye pek güçlükle razı edebilmişizdir. Hatta bir kere de gazinonun kapısında bizden kaçmaya savaşmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek
- KOLLAŞMA
- ...
- URLAŞMAK
-
-
[nsz]
Ur durumuna gelmek
-
[nsz]
Ur durumuna gelmek
- UĞRAŞMAK
-
-
[-le]
Bir iş üzerinde sürekli çalışmak
- "Muhacir kümeleri arasında, ekmek dağıtmakla uğraşan yaşlıca bir adama seslendi." (Peyami Safa)
-
[-e]
Bir işi başarmaya çalışmak, iş edinmek
- "İkisi barbut oynuyor, üçüncüsü, en küçükleri, bir çekirgeye sigara içirmeye uğraşıyordu." (Haldun Taner)
-
Zamanını bir işe verme durumunda kalmak
- "Ee, hadi yürü yahu. Senlen mi uğraşacağız?" (Haldun Taner)
-
Savaşmak
- "Düşmanlarla uğraşmak için sonuna kadar çalışmaya azmettik." (Atatürk)
-
Birine kötü davranmak
- "Aman, siz de hep beybabamla uğraşırsınız!" (Ömer Seyfettin)
-
[-le]
Bir iş üzerinde sürekli çalışmak
- SAFLAŞMA
-
-
[isim]
Saflaşmak işi
-
[isim]
Saflaşmak işi
- OYNAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbiriyle oynamak
- "Kardeşleri ile oynaşıyor, güreşiyor ve onları yeniyordu." (Ahmet Hikmet)
-
Âşıktaşlık etmek
- "Bu anlarda, en güzel bildiği birisiyle oynaşmak bile zevksizdir." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Birbiriyle oynamak
- KARMAŞMA
-
-
[isim]
Karmaşmak işi
-
[isim]
Karmaşmak işi
- NAZLAŞMA
-
-
[isim]
Nazlaşmak işi
-
[isim]
Nazlaşmak işi
- SIVAŞMAK
-
-
[-e]
Bulaşmak, üstüne sürülmek
-
[nsz]
Sıvık veya sıvışık bir duruma gelmek
-
[-e]
Bulaşmak, üstüne sürülmek
- MORLAŞMA
-
-
[isim]
Morlaşmak işi
-
[isim]
Morlaşmak işi
- UYLAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbiriyle uyuşmak, uzlaşmak, anlaşmak
-
[nsz]
Birbiriyle uyuşmak, uzlaşmak, anlaşmak
- ZITLAŞMA
-
-
[isim]
Zıtlaşmak işi
- "Çok katlı apartmanlarda oturanlar arasında zıtlaşmalar olağan oldu." (Aydın Boysan)
-
[isim]
Zıtlaşmak işi
- ANLAŞMAK
-
-
[nsz]
Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak
- "Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir." (Anayasa)
-
[-le]
Sözleşmek, sözleşme imzalamak
-
[nsz]
Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak
- YOZLAŞMA
-
-
[isim]
Yozlaşmak işi, tereddi, dejenerasyon
-
[isim]
Yozlaşmak işi, tereddi, dejenerasyon
- AĞLAŞMAK
-
-
[nsz]
Birlikte ağlamak
- "Onlar, hanım, evlatlık bir türlü birbirlerinden ayrılamayarak karanlıkta ağlaşıyorlardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[nsz]
Sızlanmak
-
[nsz]
Birlikte ağlamak