İçinde aşm olan 9 harfli 152 kelime var. İçerisinde AŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşm olan kelimeler listesine ya da sonu aşm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aşm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M Ş
3 Harfli Kelimeler
MAŞ, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Kav durumuna gelmek
-
[nesnesiz]
Kav durumuna gelmek
- TUNÇLAŞMA
-
-
[isim]
Tunçlaşmak işi
-
[isim]
Tunçlaşmak işi
- KOVALAŞMA
-
-
[isim]
Kovalaşmak işi
- "Cirit, hayvanla binicisinin ortak hüner gösterilerini, kovalaşma ve savaşma becerilerini gerektiren, karmaşık yapılı bir oyundur."
-
[isim]
Kovalaşmak işi
- TAZILAŞMA
-
-
[isim]
Tazılaşmak işi
-
[isim]
Tazılaşmak işi
- ŞAKALAŞMA
-
-
[isim]
Şakalaşmak işi
- "Bu şakalaşma sahnesi taşkın hareketler ve seyircilerin kahkahaları ile bir müddet devam eder."
-
[isim]
Şakalaşmak işi
- RASTLAŞMA
-
-
[isim]
Rastlaşmak işi
-
[isim]
Rastlaşmak işi
- GAZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Gaz durumuna girmek
-
[nesnesiz]
Gaz durumuna girmek
- BAĞDAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
-
[sıfat]
Uyuşmaz, tutarsız
- SIRNAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Sırnaşıkça davranmak
-
[nesnesiz]
Sırnaşıkça davranmak
- BAŞMAKALE
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça maḳāle
-
[isim]
Bakınız başyazı
- "Nihat’la Ömer bir zamanlar bir gençlik mecmuası çıkarmışlar ve bu iki üstattan başmakale ve şiir istemek suretiyle onları tanımışlardı."
-
[isim]
Bakınız başyazı
- YOKLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yok duruma gelmek
- "Edebiyatı yok etmeye kalkarsak konuşma dili bizatihi özelliğini kaybedecek, yoklaşacaktır."
-
[nesnesiz]
Yok duruma gelmek
- KAYALAŞMA
-
-
[isim]
Kayalaşmak durumu
-
[isim]
Kayalaşmak durumu
- KAMPLAŞMA
-
-
[isim]
Kamplaşma durumu
-
[isim]
Kamplaşma durumu
- HOŞLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Hoş duruma gelmek
- "Oya da sabah geldi, saçları beline kadar uzamış, daha hoşlaşmış, gözlerine siyah kalem sürmüş."
-
İyilik hissetmek
-
[-den]
Bakınız hoşlanmak
- "Oldum olası bu kaba ve küstah insanların böylesine hastalıklı buyurgan tavırlarından hoşlaşmaz, tam tersine iğrenirdi."
-
[-den]
Birbirinden hoşlanmak
-
[nesnesiz]
Hoş duruma gelmek
- ANILAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Anı niteliği kazanmak
-
[nesnesiz]
Anı niteliği kazanmak
- TOZLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Toz durumuna girmek; tozarmak
-
[nesnesiz]
Toz durumuna girmek; tozarmak
- BAĞDAŞMAK
-
-
[-le]
Bakınız uymak
- "Gerçekle bağdaşmayan ihtiraslar, insanın duygusunu hüzünden tedirginliğe hatta tiksintiye kadar zorluyor."
-
Çocuk oyunlarında arkadaş olmak
-
[-e]
Bağdaş kurup oturmak
- "İçeride peykelere bağdaşmış, sarıkları kirli, sakalları seyrek, kara sarı ihtiyarlar."
-
[-le]
Bakınız uymak
- RUMLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
-
[nesnesiz]
Rumlara özgü yaşayış tarzını benimsemek
- AĞIZLAŞMA
-
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
-
[isim]
Ağızlaşmak işi
- HAMLAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Ham duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Ham duruma gelmek