İçinde aşm olan 7 harfli 25 kelime var. İçerisinde AŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşm olan kelimeler listesine ya da sonu aşm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aşm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M Ş
3 Harfli Kelimeler
MAŞ, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OYDAŞMA
-
-
[isim]
Düşünce birliği içerisinde olma
-
[isim]
Düşünce birliği içerisinde olma
- YARAŞMA
-
-
[isim]
Yaraşmak işi; yaraşık
-
[isim]
Yaraşmak işi; yaraşık
- ANLAŞMA
-
-
[isim]
Anlaşmak durumu
- "Konuşmadan başka anlaşma aracı yok mu?"
-
Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge; itilaf, antant, konvansiyon
- "Ukrayna ile Türkiye arasında anlaşma yapıldı."
-
Bakınız sözleşme
- "Babasıyla arasında gizli bir anlaşma vardı."
-
[isim]
Anlaşmak durumu
- UYLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
-
[isim]
Bakınız uzlaşma
- BULAŞMA
-
-
[isim]
Bulaşmak işi; sıvaşma, sıvışma
-
[tıp]
Bakınız bulaşı
-
[isim]
Bulaşmak işi; sıvaşma, sıvışma
- ULAŞMAK
-
-
[-e]
Belli bir yere varmak, erişmek, gitmek
- "Doğudan batıya kadar ulaşmış bir zafer bestesi dinliyorum."
-
Hedeflenen bir şeyi elde etmek, kavuşmak, erişmek
- "İhlasla, samimiyetle, muhabbetle kalbî bağlantısını sürdüren insan, muhakkak hedefe ulaşır."
-
Belli bir noktaya ermek, uzanmak, yetişmek
- "Elim lambaya ulaşıyor."
-
Birbirine katılmak, dökülmek
- "Yeraltı dünyasına inen şaman, doğruca varıp üzerinde kıldan ince köprüsü olan bir denize ulaşır."
-
[-e]
Belli bir yere varmak, erişmek, gitmek
- UZLAŞMA
-
-
[isim]
Uzlaşmak işi; uylaşım, uylaşma, uymaca, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, antant, konsensüs
- "Yoksa mutlu bir şansla bir uzlaşma olacak, bu da yumuşak bir tasfiyeye imkân bırakacak mıydı?"
-
[isim]
Uzlaşmak işi; uylaşım, uylaşma, uymaca, uyuşma (II), uzlaşı, uzlaşım, mutabakat, antant, konsensüs
- SIVAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız bulaşma
-
[isim]
Bakınız bulaşma
- ARAŞMAK
-
-
[-i]
Telefonla birbirini aramak
-
[-i]
Telefonla birbirini aramak
- DOLAŞMA
-
-
[isim]
Dolaşmak işi; tur
- "Bir yaşlı yörük kasaba sokaklarında dolaşmaya başlamıştı."
-
[isim]
Dolaşmak işi; tur
- AKLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
-
[isim]
Bakınız beyazlaşma
- YANAŞMA
-
-
[isim]
Yanaşmak işi
- "Savrulan tozlar kurdun gözlerine geliyor, yanaşmayı güçleştiriyordu; on yirmi adımlık kar tutmaz bir yer dengeyi birdenbire bozdu."
-
Genellikle bir çiftçi yanında çalışan işçi; tutma
- "Arabayı yaşlı bir çiftlik yanaşması sürüyor."
-
[isim]
Yanaşmak işi
- ADLAŞMA
-
-
[isim]
Adlaşmak durumu; isimleşme
-
[isim]
Adlaşmak durumu; isimleşme
- AĞLAŞMA
-
-
[isim]
Ağlaşmak işi
-
[isim]
Ağlaşmak işi
- OYLAŞMA
-
-
[isim]
Bakınız müzakere
-
[isim]
Bakınız müzakere
- UĞRAŞMA
-
-
[isim]
Uğraşmak işi; müsademe
- "Çetin bir uğraşma pahasına mesleğimde muvaffak oluyorum."
-
[isim]
Uğraşmak işi; müsademe
- SAVAŞMA
-
-
[isim]
Savaşmak işi; cenkleşme
-
[isim]
Savaşmak işi; cenkleşme
- ALLAŞMA
-
-
[isim]
Allaşmak durumu
-
[isim]
Allaşmak durumu
- DALAŞMA
-
-
[isim]
Dalaşmak işi
-
[isim]
Dalaşmak işi
- OYNAŞMA
-
-
[isim]
Oynaşmak işi
-
[isim]
Oynaşmak işi