İçinde aşm olan 6 harfli 12 kelime var. İçerisinde AŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşm olan kelimeler listesine ya da sonu aşm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aşm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A M Ş
3 Harfli Kelimeler
MAŞ, ŞAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AŞ, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ŞAŞMAK
-
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- "Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız."
-
[-den]
Yolundan sapmak, gidişini değiştirmek veya yanılmak
- "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma"
-
[-i]
Bakınız şaşırmak
- "Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak."
-
[-e]
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
- ŞAŞMAZ
-
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
- "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi."
-
[sıfat]
Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
- BAŞMAK
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayakkabı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ayakkabı
- BAŞMAL
-
Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça māl
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
-
[isim, ticaret]
Bakınız sermaye
- KAŞMER
-
-
[isim]
Bakınız soytarı
-
[isim]
Bakınız soytarı
- KAŞMİR
-
Kelime Kökeni: Fransızca cachemire
-
[isim]
İnce, sık bir tür yün
-
[sıfat]
Bu yünden yapılmış
- "Kaşmir kazak."
-
[isim]
İnce, sık bir tür yün
- YAŞMAK
-
-
[isim]
Başla birlikte yüzün veya ağzın bir kısmını kapatan örtü
-
[eskimiş]
Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü
- "Çıka çıka, yaşmak feraceli, kazık gibi bir kadın çıktı."
-
[isim]
Başla birlikte yüzün veya ağzın bir kısmını kapatan örtü
- ONAŞMA
-
-
[isim]
Onaşmak durumu
-
[isim]
Onaşmak durumu
- HAŞMET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥaşmet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız görkem
- "Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız görkem
- ULAŞMA
-
-
[isim]
Ulaşmak işi
- "On yedinci yüzyıldan beri Batı Yeni Çağ'a ulaşma yolundadır."
-
[isim]
Ulaşmak işi
- ARAŞMA
-
-
[isim]
Araşmak işi
-
[isim]
Araşmak işi
- TAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
- "Musluk akşamdan açık kalmıştı. Sabaha doğru da su gelince, kaptan kacaktan lavabonun deliği tıkanmış, su önce mutfağa taşmıştı."
-
Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak
-
Bir yere veya şeye sığmamak
- "Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı."
-
İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak
- "Gösteri o kadar güzeldi ki seyirciler salondan taşmıştı."
-
[mecaz]
Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak
- "Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu?"
-
[nesnesiz]
Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak