İçinde aşm olan 6 harfli 12 kelime var. İçerisinde AŞM bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşm olan kelimeler listesine ya da sonu aşm ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Aşm Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A M Ş

3 Harfli Kelimeler

MAŞ, ŞAM

2 Harfli Kelimeler

AM, AŞ, MA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ŞAŞMAK

  1. [-e] Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek
    • "Aynı anda nasıl olur da başka bir iş tutabileceğine şaşar kalırdınız." (Bedri Rahmi Eyüboğlu)
  2. [-den] Yolundan sapmak, gidişini değiştirmek veya yanılmak
    • "Güzel düşün, iyi hisset, yanılma, aldanma / Ne varsa doğrudadır, doğruluk şaşar sanma" (Tevfik Fikret)
  3. [-i] Bakınız şaşırmak
    • "Yolunu şaşmak. Gününü şaşmak."
ŞAŞMAZ

  1. [sıfat] Değişmez ve yanılmaz nitelikte olan
    • "O, gerçekte ne anlatıyorsa o anlattıklarının şaşmaz bir gözlemcisi." (Tarık Dursun K)
BAŞMAK

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ayakkabı
BAŞMAL

Kelime Kökeni: Türkçe baş + Arapça māl

  1. [isim, ticaret] Bakınız sermaye
KAŞMER

  1. [isim] Bakınız soytarı
KAŞMİR

Kelime Kökeni: Fransızca cachemire

  1. [isim] İnce, sık bir tür yün
  2. [sıfat] Bu yünden yapılmış
    • "Kaşmir kazak."
YAŞMAK

  1. [isim] Başla birlikte yüzün veya ağzın bir kısmını kapatan örtü
  2. [eskimiş] Kadınların ferace ile birlikte kullandıkları, gözleri açıkta bırakan, ince yüz örtüsü
    • "Çıka çıka, yaşmak feraceli, kazık gibi bir kadın çıktı." (Sermet Muhtar Alus)
ONAŞMA

  1. [isim] Onaşmak durumu
HAŞMET

Kelime Kökeni: Arapça ḥaşmet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız görkem
    • "Ayıldı ve Avrupa haşmetinin tesirini silkeledi üzerinden." (Necip Fazıl Kısakürek)
ULAŞMA

  1. [isim] Ulaşmak işi
    • "On yedinci yüzyıldan beri Batı Yeni Çağ'a ulaşma yolundadır." (Falih Rıfkı Atay)
ARAŞMA

  1. [isim] Araşmak işi
TAŞMAK

  1. [nesnesiz] Sıvı maddeler, içinde bulundukları kaba sığmayacak kadar çoğalma ve kabarma yüzünden kenarları aşmak
    • "Musluk akşamdan açık kalmıştı. Sabaha doğru da su gelince, kaptan kacaktan lavabonun deliği tıkanmış, su önce mutfağa taşmıştı." (Rıfat Ilgaz)
  2. Akarsu, yatağından çıkarak çevresini kaplamak
  3. Bir yere veya şeye sığmamak
    • "Kasketinden taşmış siyah saçları yakına gelince çok kırçıllaştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  4. İnsan, nesne vb. çokça bulunmak, sayısı artmak
    • "Gösteri o kadar güzeldi ki seyirciler salondan taşmıştı."
  5. [mecaz] Öfke, sabırsızlık veya heyecan yüzünden kendini tutamamak
    • "Acaba bizim taşıp köpürmelerimizi pek çocukça mı bulmuştu?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü