İçinde aşl olan 8 harfli 34 kelime var. İçerisinde AŞL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aşl olan kelimeler listesine ya da Sonu aşl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A L Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ŞAL
2 Harfli Kelimeler
AL, AŞ, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PAYDAŞLI
-
-
[sıfat]
Birden fazla paydaşın malı olan, paylı, hisseli
-
[sıfat]
Birden fazla paydaşın malı olan, paylı, hisseli
- KAŞLAMAK
-
-
[-i]
Yüzüğün taşını kaşa oturtmak
-
[-i]
Yüzüğün taşını kaşa oturtmak
- OYDAŞLIK
-
-
[isim]
Düşünce birliği içerisinde olma
-
[isim]
Düşünce birliği içerisinde olma
- HAŞLANMA
-
-
[isim]
Haşlanmak işi
-
[isim]
Haşlanmak işi
- HAŞLATMA
-
-
[isim]
Haşlatmak işi
-
[isim]
Haşlatmak işi
- ABRAŞLIK
- ...
- BAŞLATMA
-
-
[isim]
Başlatmak işi
-
[isim]
Başlatmak işi
- DARAŞLIK
-
-
[isim]
Sıkıntılı ortam, durum, darlık
- "Bu ocaklar hiç sönmez, gece gündüz yanar. Ben hem yemek pişireyim hem de bu daraşlıkta temizlik nasıl yapayım?" (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Sıkıntılı ortam, durum, darlık
- TAŞLIÇAY
- ...
- BAŞLANMA
-
-
[isim]
Başlanmak işi
-
[isim]
Başlanmak işi
- YAŞLANIŞ
- ...
- YAŞLANMA
-
-
[isim]
Yaşlanmak işi
-
[isim]
Yaşlanmak işi
- TAŞLAŞMA
-
-
[isim]
Taşlaşmak durumu
-
[isim]
Taşlaşmak durumu
- TAŞLANMA
-
-
[isim]
Taşlanmak işi
-
[isim]
Taşlanmak işi
- TAŞLATMA
-
-
[isim]
Taşlatmak işi
-
[isim]
Taşlatmak işi
- BAŞLIKÇI
-
-
[isim]
Başlık yapan veya satan kimse
-
[isim]
Başlık yapan veya satan kimse
- OYNAŞLIK
-
-
[isim]
Oynaşın işi veya mesleği
- "Para ile gart garılara oynaşlık ediyormuşsun, diye arsız arsız sırıtmıştı." (Haldun Taner)
-
[isim]
Oynaşın işi veya mesleği
- HAŞLAMAK
-
-
[nsz]
Bir şeyi kaynar suya daldırmak
- "Sebze haşlamak."
-
[-i]
Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek
-
Suda kaynatarak pişirmek
- "Nine, yolda yerim diye iki yumurta haşladıydı teyze." (Halide Edip Adıvar)
-
[-i]
Kaynar sıvı bir şeyi yakmak
- "Kaynar su ayağımı haşladı."
-
[-i]
Don, kırağı için bitkilere zarar vermek
-
[-i]
Dalamak
- "Böcek çocuğun bacağını haşlamış."
-
[-i]
Sızı vermek, acı vermek
- "Omuzlarına kadar vücudun derisini haşlayan bayıltıcı yanma acısı ve dehşeti çok sürmedi." (Peyami Safa)
-
Sertçe paylamak, azarlamak
- "Recep'i kenara çekip fena hâlde haşladılar." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[nsz]
Bir şeyi kaynar suya daldırmak
- YANAŞLIK
-
-
[isim]
Deniz veya ırmakta iskele
-
[isim]
Deniz veya ırmakta iskele
- BAŞLIKLI
-
-
[sıfat]
Başlığı olan
- "Kırmızı önlüklü, siyah başlıklı kadınlar..." (Ömer Seyfettin)
-
Başlığı olan, antetli, anteti olan (yazı, kâğıt vb.)
-
[sıfat]
Başlığı olan