İçinde ağı olan 6 harfli 20 kelime var. İçerisinde AĞI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ağı olan kelimeler listesine ya da sonu ağı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ağı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I Ğ
3 Harfli Kelimeler
AĞI
2 Harfli Kelimeler
AĞ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUMAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nezle
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nezle
- KARAĞI
-
-
[isim]
Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk
-
[isim]
Ateş karıştırmaya yarayan, eğri uçlu demir çubuk
- SAKAĞI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Özellikle atlarda görülen ve insanlara da bulaşan ölümcül bir hayvan hastalığı; ruam
-
[isim, hayvan bilimi]
Özellikle atlarda görülen ve insanlara da bulaşan ölümcül bir hayvan hastalığı; ruam
- KAZAĞI
-
-
[isim]
Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
-
[isim]
Kazımakta veya temizlemekte kullanılan demir araç
- AĞIMLI
-
-
[sıfat]
Ağımı olan (ayak)
-
[sıfat]
Ağımı olan (ayak)
- AĞITÇI
-
-
[isim]
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse; ağlayıcı, sagucu, mersiyehan
- "Ağıtçı ölenin ruhunu konuşturur. Onun gelmişini geçmişini dile getirir."
-
[isim]
Ölüye ağıt söylemek için tutulan kimse; ağlayıcı, sagucu, mersiyehan
- BUZAĞI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu
- "Her tarafta buzağılar, köpekler ve tavuklar dolaşıyor."
-
[isim, hayvan bilimi]
Yeni doğmuş, ana sütüyle beslenen sığır yavrusu
- YAPAĞI
-
-
[isim]
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü; yapak
- "Kar tuluğundan çıkarılıp sıcak yapağıya sarıldığı zaman Adil Gazi biraz konuşabiliyordu."
-
[isim]
İlkbaharda kırkılan koyun tüyü; yapak
- KAŞAĞI
-
-
[isim]
Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç
-
Sırtı kaşımak için kullanılan uzun saplı, ucu kaşık veya el biçiminde, tahtadan veya fil dişinden tırnaklı araç
- "Sanki kaşağının düzenli tıkırtısı Tosun’un hoşuna gidiyor, kulaklarını kısıyor, kuyruğunu kocaman bir püskül gibi sallıyordu."
-
[isim]
Hayvanları tımar etmek için kullanılan, sacdan, dişli araç
- KILAĞI
-
-
[isim]
Yeni bilenen ustura, bıçak gibi kesici aletlerin bilenme sonucu yüzlerinde oluşup keskinliklerini azaltan, kayışa veya bileği taşına sürerek giderilen kıl gibi ince kalıntı, çapak veya pürüz; zağ
-
[isim]
Yeni bilenen ustura, bıçak gibi kesici aletlerin bilenme sonucu yüzlerinde oluşup keskinliklerini azaltan, kayışa veya bileği taşına sürerek giderilen kıl gibi ince kalıntı, çapak veya pürüz; zağ
- BAĞICI
-
-
[isim]
Bakınız göz bağıcı
-
[isim]
Bakınız göz bağıcı
- AĞINMA
-
-
[isim]
Ağınmak işi
-
[isim]
Ağınmak işi
- AĞIRCA
-
-
[sıfat]
Oldukça ağır
- "Biraz sonra aşağıda bir kapı açıldığı, sonra da ağırca bir şeyin devrildiği duyulur."
-
Kötüleşmiş (hasta)
-
[zarf]
Oldukça ağır bir biçimde
- "Kafası çalışıyor mutlaka ama biraz ağırca çalışıyor."
-
[sıfat]
Oldukça ağır
- İÇYAĞI
-
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ
- "... ve siner tavanlara bir içyağı kokusu."
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ
- TUMAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nezle
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız nezle
- KIRAĞI
-
-
[isim]
Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka
- "Sedef parçasını hemen aşağıya düşecek bir kırağı damlası gibi parlatıyordu."
-
[isim]
Su buğusunun soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka
- AĞIZLI
-
-
[sıfat]
Ağzı herhangi bir biçimde olan
- "Çiçek bozuğu, büyük ağızlı, kalın dudaklı, çarpık dişli, eğri burunlu berbat bir şey!"
-
[sıfat]
Ağzı herhangi bir biçimde olan
- BAYAĞI
-
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- "Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi."
-
Bakınız sıradan
- "Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum."
-
[zarf]
Bakınız neredeyse
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- "Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna."
-
[zarf]
Oldukça çok
- "Hayır işlemeden geçen günü heder olmuş addederek bayağı canı sıkılır."
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- BUKAĞI
-
-
[isim, eskimiş]
Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
- "Bukağılı Baba'nın başı ucunda düşman zindanında taşıdığı bukağılar vardı."
-
Bakınız köstek
-
[isim, eskimiş]
Ağır cezalıların ayaklarına takılıp ucuna pranga bağlanan demir halka
- CIDAĞI
-
-
[isim, ağızlardan]
Atın iki omzunun arası
-
Derin, işleyen yara, büyük çıban
-
[isim, ağızlardan]
Atın iki omzunun arası