İçinde açı olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde AÇI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında açı olan kelimeler listesine ya da Sonu açı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A I Ç Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
AÇI
2 Harfli Kelimeler
AÇ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BİRKAÇI
-
-
[zamir]
Az sayıda olan kimse veya şey
- "Kadınların birkaçı sıkılarak yüzlerini duvarlara döndüler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zamir]
Az sayıda olan kimse veya şey
- AÇIKLIK
-
-
[isim]
Açık olma durumu, aleniyet
-
Uzaklık, mesafe
-
Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer
-
Boş ve geniş yer
-
Bir yerin uzaklara kadar bakılabilecek ve bakanın içinde ferahlık doğuracak durumda olması
- "Kırlardaki açıklık insanı dinlendirir."
-
Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu
- "Demokrasi bir açıklık rejimidir."
-
Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh
- "Reşat Nuri'nin anlatımında açıklık vardır."
-
Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik
-
[isim]
Açık olma durumu, aleniyet
- SAÇILIŞ
-
-
[isim]
Saçılma işi veya biçimi
-
[isim]
Saçılma işi veya biçimi
- KAÇINCI
-
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının sıra biçimi
- "Kaçıncı katta oturuyorsunuz?"
-
Çok kez, birçok kez
- "Bu kaçıncı gelişim, evde bulamıyorum."
-
[sıfat]
Kaç soru sıfatının sıra biçimi
- KAÇINTI
-
-
[isim]
Erken doğan kuzu
-
Sızıntı, kaçak
- "Çeşmenin yolunda kaçıntı var."
-
[isim]
Erken doğan kuzu
- SAÇILMA
-
-
[isim]
Saçılmak işi
-
[isim]
Saçılmak işi
- KAÇINMA
-
-
[isim]
Kaçınmak işi
-
[isim]
Kaçınmak işi
- KAÇIŞMA
-
-
[isim]
Kaçışmak işi
- "Fena hâlde korkan küçükler beni dinlemeyerek kaçışmaya başladılar." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Kaçışmak işi
- AÇILMAK
-
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- "Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz." (Anayasa)
-
Renk koyuluğunu yitirmek
- "Perdenin rengi açıldı."
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak
- "Ateşi düşünce hasta açıldı."
-
[-e]
Deniz aracı kıyıdan uzaklaşmak
- "... Türk korsan gemileri, engin denizlere açılmışlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
-
Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak
-
İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak
- "Fazla açıldığı için iflas etti."
-
Genişlemek, bollaşmak
- "Ayakkabısı açıldı."
-
Delinmek, yırtılmak
- "Pantolonun dizleri açıldı."
-
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
- "Belki hava açılıyor." (Refik Halit Karay)
-
Gereken güce ulaşmak
- "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
-
[-e]
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek
- "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi." (Peyami Safa)
-
[-e]
Pencere, kapı, yol vb. geçit vermek
- "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı." (Haldun Taner)
-
Yüzerken kıyıdan uzaklaşmak
- "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Ayrıntıya girmek
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- KAÇINIŞ
- ...
- CİNSAÇI
-
-
[isim]
Küsküt
-
[isim]
Küsküt
- KAÇILMA
-
-
[isim]
Kaçılmak işi
-
[isim]
Kaçılmak işi
- KAÇINIK
-
-
[sıfat]
Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse)
-
[sıfat]
Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse)
- AÇILAMA
-
-
[isim]
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması
-
[isim]
Güç bir sahnenin çeşitli açılardan çekiminin yapılması
- AÇIKGÖZ
-
-
[sıfat]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)
- "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış, savuşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)
- AÇIKTAN
-
-
[zarf]
Bir yerin uzağından
-
Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak
-
Emek ve para harcamadan
- "Üstelik açıktan yol harçlığı falan da veriyor bana." (Muammer İzgü)
-
[zarf]
Bir yerin uzağından
- KAÇIKÇA
-
-
[sıfat]
Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer
- "Arkadaşımın, kaçıkçadır, sözü kadının bakışlarını ve davranışını açıklamaya yetiyordu." (Erhan Bener)
-
[zarf]
Biraz kaçık olarak
-
[sıfat]
Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer
- KAÇIRMA
-
-
[isim]
Kaçırmak işi
-
[isim]
Kaçırmak işi
- AÇINMAK
-
-
[nsz]
Gelişmek
-
İçindeki yetenekler uyanarak amacına varmak, gelişmek, inkişaf etmek
-
[nsz]
Gelişmek
- SAÇINTI
-
-
[isim]
Saçılıp dağılan şey, döküntü
-
[isim]
Saçılıp dağılan şey, döküntü