İçinde açı olan 6 harfli 10 kelime var. İçerisinde AÇI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında açı olan kelimeler listesine ya da sonu açı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Açı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I Ç

3 Harfli Kelimeler

AÇI

2 Harfli Kelimeler

AÇ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AÇINIM

  1. [isim] Açınmak işi
  2. [matematik] Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması; inkişaf
    • "Dik prizmaları tanır ve temel özelliklerini, elemanlarını belirler, inşa eder ve açınımını çizer." (Elif Bahadır)
AÇINMA

  1. [isim] Açınmak işi
AÇILIŞ

  1. [isim] Açılmak işi
  2. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması; küşat
    • "Belediyenin hizmetidir, deyip o açılışa katıldı." (Burak Kılıçaslan)
AÇISAL

  1. [sıfat] Açı ile ilgili; zaviyevi
    • "Bir nokta etrafında hızlanarak dönen cisimler de açısal ivme denilen bir ivme hissederler." (Serkan Taşkın)
AÇILIM

  1. [isim] Açılmak işi
    • "Hüzünlü bir açılım yerine yer yer gülümseten bir anlatımı koydum." (Ayla Kutlu)
  2. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma
    • "Dış dünyaya açılımın bu aşamasını karakterize eden özellikler şunlardır: Gümrükleri kullanma avantajı, yabancı kaynaklı yatırım politikalarının çekiciliği ve kapalı tip ekonominin sona erdirilmesi." (Selçuk Çolakoğlu)
  3. Yeni bir bakış açısı getirme
  4. [gök bilimi] Bakınız sağ açıklık
    • "Güneş'in bir yıldaki açılımı -23 derece 27 dakikadan +23 derece 27 dakikaya kadar değişir."
  5. [matematik] Bir kısaltma veya formülün açık biçimi
ALAÇIK

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız çardak
    • "Pamuk ırgatları alaçıkların önüne oturmuşlar, koza çekiyorlardı." (Yaşar Kemal)
  2. Keçeden yapılan çadır
APAÇIK

  1. [sıfat] Çok açık, çok belirgin
    • "Apaçık bir yalanla kızı yanından uzaklaştırıyordu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. [zarf] Çok açık olarak, çok belirgin biçimde
    • "Yeteneksizliğim apaçık ortada görülüp dururken babam neden keman öğrenmem konusunda böylesine direniyordu?" (Nadir Nadi)
AÇILMA

  1. [isim] Açılmak işi; küşayiş
    • "Vapur geri geri beyaz köpükler kabartarak açılmaya başlamış." (Çetin Altan)
  2. Bakınız çatlama
  3. [sinema, televizyon] Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama
  4. [spor] Yakın mesafede duranların jimnastik alıştırmaları için birbirlerinden uzaklaşmaları
AÇIKÇI

  1. [isim, ekonomi] Borsada fiyat dalgalanmalarından yararlanarak açıktan para kazanan kimse
  2. [ağızlardan] Anadolu köylerinde çiftçinin mahsulünü daha yetişmeden önce satın alıp bedelini peşin ödeyen ve böylece büyük kâr sağlayan tüccar
    • "Eğer ‘açıkçılar’ denilen sınıf, alacağını her mevsim katlaya katlaya gidiyorsa yaptığı en kötü tarafından tefeciliktir ve bu her bakımdan kötüdür." (Necip Fazıl Kısakürek)
AÇIKÇA

  1. [zarf] Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde; alenen
    • "Artık açıkça mahallenin başına dert olmaya başlamış." (Yaşar Nabi Nayır)
  2. Belli ederek; aşikâre
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü