İçinde açma olan 25 kelime var. İçerisinde AÇMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında açma olan kelimeler listesine ya da sonu açma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
SAÇMALAYABİLMEK
SAÇMALAŞTIRMAK, SAÇMALAYABİLME
SAÇMALAŞTIRMA
SAÇMALAŞMAK
AÇMAMAZLIK, SAÇMACILIK, SAÇMALAMAK, SAÇMALAŞMA, SAÇMALAYIŞ
AÇMACILIK, KAÇMAKLIK, SAÇMALAMA
AÇMAZLIK, SAÇMALIK
AÇMALIK, SAÇMACI
AÇMACI, KAÇMAK, SAÇMAK
AÇMAK, AÇMAZ, KAÇMA, SAÇMA
AÇMA
Açma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AÇMA, AMAÇ, MAÇA
3 Harfli Kelimeler
AMA, ÇAM, MAÇ
2 Harfli Kelimeler
AÇ, AM, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAÇMALAYABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Saçmalama ihtimali bulunmak
-
[nesnesiz]
Saçmalama ihtimali bulunmak
- SAÇMALAYABİLME
-
-
[isim]
Saçmalayabilmek işi
-
[isim]
Saçmalayabilmek işi
- SAÇMALAŞTIRMAK
-
-
[-i]
Saçmalaşmasını sağlamak, saçma duruma getirmek; abuklaştırmak
-
[-i]
Saçmalaşmasını sağlamak, saçma duruma getirmek; abuklaştırmak
- SAÇMALAŞTIRMA
-
-
[isim]
Saçmalaştırmak işi; abuklaştırma
-
[isim]
Saçmalaştırmak işi; abuklaştırma
- SAÇMALAŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Saçma davranışlarda bulunmak; abuklaşmak
-
[nesnesiz]
Saçma davranışlarda bulunmak; abuklaşmak
- SAÇMALAMAK
-
-
[nesnesiz]
Anlamsız, gereksiz, tutarsız, saçma sapan sözler söylemek veya bu tür davranışlarda bulunmak; abuklamak
- "Konuşması büsbütün dağıldı, tutarsızlaştı. Artık saçmalıyor."
-
[nesnesiz]
Anlamsız, gereksiz, tutarsız, saçma sapan sözler söylemek veya bu tür davranışlarda bulunmak; abuklamak
- AÇMAMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız açmazlık
-
[isim]
Bakınız açmazlık
- SAÇMALAYIŞ
-
-
[isim]
Saçmalamak işi
-
[isim]
Saçmalamak işi
- SAÇMACILIK
-
-
[isim]
Saçmacı olma durumu
-
[isim]
Saçmacı olma durumu
- SAÇMALAŞMA
-
-
[isim]
Saçmalaşmak durumu veya işi; abuklaşma
-
[isim]
Saçmalaşmak durumu veya işi; abuklaşma
- AÇMACILIK
-
-
[isim]
Açmacının yaptığı iş
-
[isim]
Açmacının yaptığı iş
- KAÇMAKLIK
-
-
[isim]
Kaçma durumu
- "Evime kaçmaklığım lazım gelirken, Zekeriya sofrasının esrarengizliğini öğrenmek cazibesine kapıldım."
-
[isim]
Kaçma durumu
- SAÇMALAMA
-
-
[isim]
Saçmalamak işi; abuklama, hezeyan
- "Saçmalama özgürlüğüme hiç kimsenin, hiçbir yetkenin karışamayacağına sevindim."
-
[isim]
Saçmalamak işi; abuklama, hezeyan
- SAÇMALIK
-
-
[isim]
Saçma konulan yer
-
Yeri ve değeri olmayan söz, davranış içinde olma; abukluk, abuk sabukluk, abuk subukluk, vahilik, absürtlük
-
Yeri ve değeri olmayan söz, davranış
- "Hakikatten ne kadar uzaksa yalandan da o kadar uzaktır saçmalık."
-
[isim]
Saçma konulan yer
- AÇMAZLIK
-
-
[isim]
Açmaz olma durumu
-
[mecaz]
Ağzı sıkı olma durumu
-
[isim]
Açmaz olma durumu
- SAÇMACI
-
-
[sıfat]
Saçma sapan söz söyleyen
-
[sıfat]
Saçma sapan söz söyleyen
- AÇMALIK
-
-
[isim]
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde
-
[isim]
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde
- SAÇMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi ortalığa dağıtmak; dökmek
- "Oraya birikmiş sulara basarak çamurları etrafa saçtı."
-
Işık ve ısı yaymak
- "Büyümüş gözler örste dövülen kızgın demir gibi kıvılcımlar saçtı."
-
[mecaz]
Belli bir görüşü, düşünceyi yaymak
-
[-i]
Bir şeyi ortalığa dağıtmak; dökmek
- AÇMACI
-
-
[isim]
Açma yapan veya satan kimse
-
[isim]
Açma yapan veya satan kimse
- KAÇMAK
-
-
[-e]
Hızla koşup bir yere saklanmak
- "Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın."
-
[nesnesiz]
Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak; firar etmek, gazlamak
- "Silahını hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor."
-
[-den]
Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak
- "Alacaklıdan kaçmak."
-
[-den]
Bakınız kaçınmak
- "Ben zahmetten kaçmam."
-
[-den]
Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak
- "Kazandan islim kaçıyor."
-
[nesnesiz]
İpi kopmak
- "Çorabım kaçtı."
-
[-e, nesnesiz]
Bakınız girmek
- "Kulağına su kaçmış."
-
Bir yana doğru kaymak
- "Odanın halısı biraz sağa kaçmış."
-
[nesnesiz]
Görünmeden gitmek; savuşmak, sıvışmak
- "Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar."
-
[nesnesiz]
Hızlı koşmak
- "Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı."
-
[nesnesiz]
Yok olmak
- "Rahatı kaçmak."
- "Neşesi kaçmak."
-
Benzemek, andırmak
- "Bu mavi yeşile kaçıyor."
-
Kaçgöçe uymak
- "Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi, baldızının yüzünü tanımazdı."
-
[-den]
Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak
-
[-i]
Rengi ağarmak
-
[-den, spor]
Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak
-
[spor]
Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak
-
[-e]
Hızla koşup bir yere saklanmak