İçinde aç olan 7 harfli 89 kelime var. İçerisinde AÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aç olan kelimeler listesine ya da Sonu aç ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AĞAÇLIK
-
-
[isim]
Ağaç öbeği
-
Ağacı bol olan yer
- "Kendilerini saklayabilmek için yan tarafa, ağaçlığa doğru koştular." (Memduh Şevket Esendal)
-
[isim]
Ağaç öbeği
- PAÇASIZ
-
-
[sıfat]
Paçası olmayan
-
İçinde paça bulunmayan
-
[sıfat]
Paçası olmayan
- BİRKAÇI
-
-
[zamir]
Az sayıda olan kimse veya şey
- "Kadınların birkaçı sıkılarak yüzlerini duvarlara döndüler." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zamir]
Az sayıda olan kimse veya şey
- KARAÇAM
-
-
[isim]
Bir tür çam (Pinus nigra)
-
[isim]
Bir tür çam (Pinus nigra)
- BULAMAÇ
-
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
-
Bu koyulukta yapılan çeşitli hamur yemekleri
- "Tatlı bulamaç."
-
[sıfat]
Karışık, oradan buradan toplanmış
- "Az çok bulamaç olan romantizm şiirinin daha imbikten geçmiş taraflarına geldim." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Sulu, cıvık hamur
- İLAÇSIZ
-
-
[sıfat]
İlacı olmayan
-
İlaçlanmamış
-
[sıfat]
İlacı olmayan
- KARAÇAY
- ...
- ÇAPAÇUL
-
-
[sıfat]
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
- "Musa, gene her günkü çapaçul kılığına bürünmüş." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Kılığının veya eşyasının düzgün ve temiz olmasına özenmeyip düzensizlik içinde yaşayan, pasaklı
- ARPAÇAY
- ...
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
- KAÇAKÇI
-
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- "Kaçakçılarla, gümrük ayrıcalıklarıyla uğraşır, sayfalar dolusu raporlar yazar." (Necati Cumalı)
-
[isim]
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
- SAÇILMA
-
-
[isim]
Saçılmak işi
-
[isim]
Saçılmak işi
- ÇAÇARON
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[sıfat]
Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi kuvvetli, geveze
- "Bir kaynanam var çaçaron ama artık işi bitmiş." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[sıfat]
Karşısındakini susturacak biçimde ve çok konuşan, çenesi kuvvetli, geveze
- AÇILMAK
-
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- "Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz." (Anayasa)
-
Renk koyuluğunu yitirmek
- "Perdenin rengi açıldı."
-
Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak
- "Ateşi düşünce hasta açıldı."
-
[-e]
Deniz aracı kıyıdan uzaklaşmak
- "... Türk korsan gemileri, engin denizlere açılmışlardı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
-
Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak
-
Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak
-
İşini gereğinden veya götürebileceğinden geniş tutmak
- "Fazla açıldığı için iflas etti."
-
Genişlemek, bollaşmak
- "Ayakkabısı açıldı."
-
Delinmek, yırtılmak
- "Pantolonun dizleri açıldı."
-
Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek
- "Belki hava açılıyor." (Refik Halit Karay)
-
Gereken güce ulaşmak
- "Araç uzun yolda açıldı, hızı arttı."
-
[-e]
Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek
- "Hiç kimseye açılmayarak yaşadığım bu altı ay beni bitirdi." (Peyami Safa)
-
[-e]
Pencere, kapı, yol vb. geçit vermek
- "Yol açılmış, biriken vasıtalar sel hâlinde akmaya başlamıştı." (Haldun Taner)
-
Yüzerken kıyıdan uzaklaşmak
- "Ben yüzerken biraz fazla açıldım, kendimi Vardar'ın kuvvetli bir akıntısına kaptırdım." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
Ayrıntıya girmek
-
[nsz]
Açma işi yapılmak veya açma işine konu olmak
- İHRAÇÇI
-
-
[isim]
İhracatçı
-
Hisse senedi, tahvil vb. kıymetli kâğıtları dış piyasaya satmaya yetkili kuruluş
-
[isim]
İhracatçı
- KÖRAĞAÇ
- ...
- SAÇINTI
-
-
[isim]
Saçılıp dağılan şey, döküntü
-
[isim]
Saçılıp dağılan şey, döküntü
- PAÇAVRA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput
- "İpek entarisi, bu kimsesiz gurbet adamlarının çürük, yağlı ve kokmuş paçavrasına sürtünerek geçiyor." (Falih Rıfkı Atay)
-
Değersiz ve iğrenç şey veya kimse
-
[isim]
Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput
- AÇIKGÖZ
-
-
[sıfat]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)
- "O aralık açıkgözün biri de ayağımdan çıkan potini almış, savuşmuş." (Memduh Şevket Esendal)
-
[sıfat]
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse)
- KAÇAKAÇ
- ...