İçinde ayna olan 8 harfli 12 kelime var. İçerisinde AYNA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ayna olan kelimeler listesine ya da sonu ayna ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ayna Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A N Y
4 Harfli Kelimeler
AYAN, AYNA
3 Harfli Kelimeler
ANA, AYA, AYN, YAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAYNAMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak
- "Su, 100 °C'de kaynar."
-
Yiyecek, içecek fokurdayacak derecedeki suda pişmek, haşlanmak
- "Doktorun sade kaynamış kahvesini söylemesini bekledi ve garson gider gitmez konuştu."
-
Yerden çıkmak
-
Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak
-
Yara kapanmak, iyileşmek
-
Mayalı bir şey kabarıp köpürmek
- "Şıra kaynamış."
-
Mide ekşimek
-
Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak
- "Deniz kaynıyor."
-
Çok miktarda bulunmak
- "Gölün kuzey kıyısında iki mil kadar yürüdükten sonra suda bir açıklığa geldik, burası tam anlamıyla av kuşu kaynıyordu."
-
Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak
- "Burada bir iş kaynıyor."
-
Gerektiği gibi yapılamamak
- "Lafa daldık, ders kaynadı."
-
Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak
- "Gittikçe kaynayıp kabaran bir hiddet, taşmak raddesine gelmiş kelimelerle dudaklarına kadar çıkıp titriyordu."
-
Coşmak, heyecanlanmak
-
[mecaz]
Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak
-
[argo]
Arada kaybolmak
- "Değerli bir çalışma kaynadı gibi geliyor bana."
-
[nesnesiz]
Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak
- KAYNAŞMA
-
-
[isim]
Kaynaşmak işi; füzyon
- "Atmosfer karşılıklı anlayış ve kaynaşma atmosferi idi."
-
Kalabalığın çok olduğu bir yerde kıpırdanma, hareketlilik
- "Don Luis bir iki rakam daha saymaya hazırlanmıştı ki kahvenin camı arkasından görünen sokakta ani bir kaynaşma oldu."
-
Bakınız huzursuzluk
- "Bir gulgule, bir haykırışma, bir kaynaşmadır koptu."
-
[isim]
Kaynaşmak işi; füzyon
- KELAYNAK
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita)
-
[isim, hayvan bilimi]
Leylekgillerden, yeryüzünde yalnız Birecik'te, Fırat vadisini çeviren kayalarda yaşayan, başı tüysüz, uzun gagalı bir kuş (Geronticus eremita)
- KAYNATMA
-
-
[isim]
Kaynatmak işi
-
[isim]
Kaynatmak işi
- KAYNATIŞ
-
-
[isim]
Kaynatmak işi
-
[isim]
Kaynatmak işi
- KAYNARCA
-
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
-
Sıcak su kaynağı; kaynar
-
Hastalara kaynatılarak içirilen pekmez, yağ ve baharat karışımı
-
[isim]
Bakınız kaynak (I)
- KAYNAKÇI
-
-
[isim]
Kaynak yapan kimse
- "Kaynakçılar ellerinde kaynak makineleriyle kapılara, pencerelere koştular."
-
[isim]
Kaynak yapan kimse
- KAYNAKÇA
-
-
[isim]
Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser; bibliyografya, bibliyografi
-
Bir araştırma veya incelemede yararlanılan çalışmaları gösteren liste; bibliyografya, bibliyografi
-
[isim]
Belli bir konu, yer ve dönemle ilgili yayınları kapsayan veya en iyilerini seçen eser; bibliyografya, bibliyografi
- KAYNAKLI
-
-
[sıfat]
Belli bir kaynaktan gelen
- "O zaman da bunun egzotik kaynaklı bir ilgi olabileceğini düşünmüştüm."
-
Kaynak yapılmış
-
[sıfat]
Belli bir kaynaktan gelen
- KAYNAYIŞ
-
-
[isim]
Kaynamak işi
-
[isim]
Kaynamak işi
- KAYNAŞLI
-
-
[isim]
Düzce iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Düzce iline bağlı ilçelerden biri
- KAYNAŞIK
-
-
[sıfat]
Birbirine kaynamış, kaynaşmış
-
[ağızlardan]
Bakınız fingirdek
-
[sıfat]
Birbirine kaynamış, kaynaşmış