İçinde ayı olan 8 harfli 103 kelime var. İçerisinde AYI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ayı olan kelimeler listesine ya da sonu ayı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ayı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I Y

3 Harfli Kelimeler

AYI

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MAYINSIZ

  1. [sıfat] Mayını olmayan, mayınlanmamış yer
    • "Mayınsız arazi."
BAĞLAYIŞ

  1. [isim] Bağlamak işi
    • "Eksiklik, sistemsizlik, biraz da gönülsüzlük ve oluruna bağlayış hâli ortadadır." (Necip Fazıl Kısakürek)
ZAYIFLIK

  1. [isim] Zayıf olma durumu; arıklık, çirozluk, nahiflik, zafiyet
    • "Kavrama hızının zayıflığıyla zekâsının çalımsızlığından ötürü, okulda kendisine kozalak adını takmışlardı." (Çetin Altan)
KAPSAYIŞ

  1. [isim] Kapsamak işi
KOLLAYIŞ

  1. [isim] Kollamak işi
DIŞLAYIŞ

  1. [isim] Dışlamak işi
VINLAYIŞ

  1. [isim] Vınlamak işi
    • "Sadağından çektiği oku yayına yerleştirip gezledi, atın nal sesi ve kişnemeleri arasında bir ok vınlayışı duyuldu." (Hüseyin Nihal Atsız)
KAYITSIZ

  1. [sıfat] Kaydı yapılmamış, deftere veya yazıya geçirilmemiş olan
  2. Bakınız ilgisiz
  3. [mecaz] Bir şarta bağlı olmayan
CİCİMAYI

  1. [isim, mecaz] Bakınız balayı
    • "İnsanlar ne kadar bizim cicimayında olduğumuzu, bunun sadece bir gençlik aşkı olduğunu söyleseler de onlara yanıldıklarını göstermemiz uzun sürmedi." (Berk Soykıran)
  2. [mecaz] Her tür işin başlangıcı, ilk zamanları
KOKLAYIŞ

  1. [isim] Koklamak işi
ÇAYIROVA

  1. [isim] Kocaeli iline bağlı ilçelerden biri
AYICILIK

  1. [isim] Ayıcının yaptığı iş
  2. [mecaz] Çevresindekilere kaba ve sert davranarak şaka yapma işi
    • "Bizimkisi, ayı şakası denilen şakalardan; şaka değil, gerçek ayıcılık..." (Aziz Nesin)
BAYILMAK

  1. [nesnesiz] Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek, geçici bir süre bilinç kaybına uğramak
    • "Anasının bayıldığını gören çocuk avaz avaz ağlamaya başlamıştı." (Ayşe Kulin)
  2. [-e, mecaz] Çok hoşlanmak, çok sevmek, hayran kalmak
    • "Tüm güzel ve yüce şeylere bayılırım. Doğuştan duygusalımdır ben." (Nâzım Hikmet)
  3. [-den] Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
    • "Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Çiçek ve sebze gibi yeşillikler için susuzluk veya sıcaktan yaprakları buruşup tazeliğini kaybederek solmak
  5. [-i, argo] Karşılık olarak ödemek
    • "Onu yap bunu yap, okula git gel, özel derslere git gel, ayda bir doktora git, sıraya gir, bir sürü para bayıl." (Güzin Öztürk)
ÇATLAYIŞ

  1. [isim] Çatlamak işi
YAYILMAK

  1. [nesnesiz] Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak
  2. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak
  3. Genelleşmek, yaygınlaşmak
    • "O zamanlarda saz, halkın bütün sınıfları arasında iyice yayılmıştı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Herkes tarafından duyulmak
  5. Genişlemek, büyümek
    • "Bu âdet bir fabrika sahibinin acıklı hayat hikâyesiyle birlikte kondulara yayıldı." (Lâtife Tekin)
  6. Bakınız serilmek
    • "Odaya bir kilim yayıldı."
  7. Bakınız otlamak
  8. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak; serpilmek
  9. [fizik] Kaynağından çıkan ışık, doğru çizgiler hâlinde türlü yönlere dağılmak
  10. [mecaz] Ayrıntıya girmek, açılmak
    • "Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum." (Orhan Veli Kanık)
SALLAYIŞ

  1. [isim] Sallamak işi
    • "Bu baş sallayışını bir tasdik işareti sayıp konuşmaya devam etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
HORLAYIŞ

  1. [isim] Horlamak işi
KAYINLIK

  1. [isim] Kayın ağaçları çok olan yer
ALAYIMSI

  1. [sıfat] Bakınız alaysı
    • "... bazen alayımsı ama her zaman duygulu gülümsemesi silinmişti Seyit Ümer'in yüzünden." (Cengiz Dağcı)
BAYINDIR

  1. [sıfat] Gelişip güzelleşmesi, hayat şartlarının uygun duruma getirilmesi için üzerinde çalışılmış olan, bakımlı, imar edilmiş (yer); ongun (I), abat, mamur
    • "Bir çığlığa tutunup çıktım da uçurumdan / Bir bayındır kent oldu sağlığım" (Turan Oflazoğlu)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü