İçinde aval olan 6 harfli 6 kelime var. İçerisinde AVAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında aval olan kelimeler listesine ya da sonu aval ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Aval Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A L V
4 Harfli Kelimeler
AVAL, LAVA
3 Harfli Kelimeler
ALA, LAV
2 Harfli Kelimeler
AL, AV, LA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HAVALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- "O murdar kokulu, ağır havalı yere..."
-
İyi, temiz hava alan; havadar
-
[mecaz]
Bir işi gereğince benimsemeyen, önemsemeyen
-
[mecaz]
Göz alıcı, çekici, albenisi olan
- "Havalı kız."
-
[mecaz]
Bakınız çalımlı
-
[teknik]
Sıkıştırılmış hava ile çalışan (alet vb.)
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- KAVALA
-
-
[isim, müzik]
Genellikle Arapların kullandığı, kamıştan yapılan üflemeli bir tür çalgı
-
[isim, müzik]
Genellikle Arapların kullandığı, kamıştan yapılan üflemeli bir tür çalgı
- HAVALE
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavāle
-
[isim]
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
- "Bütün belgelerin bakanlığa havalesi gerekiyor."
-
Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para
- "Ay başında havaleyi postaneye yatırdım."
-
Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt; havalename
-
[tıp]
Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri
- "Yeşil kadifeden dikilmiş yarım baklava şeklinde muska çok ufakken üzerine gelen havaleden Fikret’i kurtarırmış."
-
Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar
- "Bu ufacık binayı bahçe ve bostan, ahır ve selamlık gibi müştemilatından birtakım duvarlar, bölmeler, havalelerle öyle bir ayırtmış..."
-
Yüksek ve büyük bir görünüşü olma
-
[isim]
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme
- HAVALİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥavālī
-
[isim]
Bakınız yöre (I)
- "Adapazarı havalisinde de buna mümasil bir hadise vukua geldi."
-
[isim]
Bakınız yöre (I)
- AVALCA
-
-
[zarf]
Avala yakışır bir biçimde; aval aval
-
[sıfat, argo]
Saf özellikler taşıyan
- "Son yirmi beş yüzyılın kabına sığmaz genç boyları ile huysuz veya duygun çocuklarına yaraşır efsanelerden, avalca masallardan gına getirdim artık."
-
[zarf]
Avala yakışır bir biçimde; aval aval
- DAVALI
-
-
[sıfat, hukuk]
Dava edilen (kimse); mahkemeli, müddeaaleyh, müddeialeyh
-
Davası olan (kimse)
- "Mübaşir ilk duruşmanın davacı ve davalısını çağırıyordu."
-
Dava konusu olan
- "Bu ev davalıdır."
-
[sıfat, hukuk]
Dava edilen (kimse); mahkemeli, müddeaaleyh, müddeialeyh