İçinde av olan 8 harfli 182 kelime var. İçerisinde AV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında av olan kelimeler listesine ya da Sonu av ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAVUŞMAK
-
-
[-e]
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
- "Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık." (Falih Rıfkı Atay)
-
Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
- "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
-
Katılmak
- "Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[nsz]
Bir araya gelmek, birleşmek
- "Ceketin önü kavuşmuyor."
-
[nsz]
Güneş batmak
-
Varmak, ulaşmak
-
[-e]
Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
- AVLATMAK
-
-
[-i]
Avlanma işini yaptırmak
- "Valinin bunları avlatıp yemesi oralılara çirkin, biraz da iğrenç görünürdü." (Memduh Şevket Esendal)
-
[-i]
Avlanma işini yaptırmak
- AVUNULMA
-
-
[isim]
Avunulma işi
-
[isim]
Avunulma işi
- PAVYONCU
-
-
[isim]
Pavyon işleten kimse
-
[isim]
Pavyon işleten kimse
- TOMAHAVK
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Amerikan yapısı güdümlü füzelerin bir türü
-
Kuzey Amerikalı Kızılderililerinin kullandığı savaş baltası
-
[isim]
Amerikan yapısı güdümlü füzelerin bir türü
- SAVUNUCU
-
-
Bir şeyi savunan kimse, müdafi
- "Bu türlü hak savunucularının türlüsüyle karşılaştım hayatımda." (Necati Cumalı)
-
Savunma oyuncusu
-
Bir şeyi savunan kimse, müdafi
- AVANGART
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Öncü
-
[isim]
Öncü
- AVUTULUŞ
-
-
[isim]
Avutulma işi veya biçimi
-
[isim]
Avutulma işi veya biçimi
- AVADANCI
-
-
[isim]
Osmanlı sarayında bir sınıf hademe
-
[isim]
Osmanlı sarayında bir sınıf hademe
- ŞAVKIMAK
-
-
[nsz]
Işık saçmak, parlamak
-
[nsz]
Işık saçmak, parlamak
- EGAVLAMA
- ...
- TRAVESTİ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Kadın kılığına girip para karşılığı seks yapan erkek
-
[isim]
Kadın kılığına girip para karşılığı seks yapan erkek
- KAVİSSİZ
-
-
[sıfat]
Kavisi olmayan
-
[sıfat]
Kavisi olmayan
- FAVORİLİ
- ...
- TAVSAMAK
-
-
[nsz]
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek
- "Sonra sonra ziyaretler seyrekleşti, gitgide büsbütün tavsadı." (Haldun Taner)
-
[nsz]
Bir iş, bir durum vb. gücünü, hızını kaybetmek, yavaşlamak, gevşemek
- DAVRANIŞ
-
-
[isim]
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
- "Düşünceleri, davranışları bana ters gelen biriyle bir arada oturamam elbet!" (Necati Cumalı)
-
Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı
-
Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü
-
[isim]
Davranma işi veya biçimi, tutum, davranım, muamele, hareket
- TAVATTUN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yurt edinme
-
[isim]
Yurt edinme
- DAVRANMA
-
-
[isim]
Davranmak işi
-
[isim]
Davranmak işi
- MÜŞAVERE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Danışma, danış
-
[isim]
Danışma, danış
- SERYAVER
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Başyaver
-
[isim]
Başyaver