İçinde av olan 6 harfli 114 kelime var. İçerisinde AV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında av olan kelimeler listesine ya da Sonu av ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KIRNAV
-
-
[isim]
Çiftleşmek isteyen dişi kedi
-
[isim]
Çiftleşmek isteyen dişi kedi
- TEDAVİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma
- "Hastadır diye tedavisine koşanların haddi hesabı yoktu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
Aksayan bir şeyi düzeltme, iyileştirme
- "Artık geri dönmek, istemeden açtığım yarayı tedavi etmek zamanı gelmişti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
İlaç vb. ile hastalığı iyi etme, iyileştirme, sağaltım, sağaltma
- KAVLIK
-
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
-
[isim]
İçine genellikle kav konulan torba veya kap
- KAVAİT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kurallar
- "Ev hayatında en küçük teferruata, kavaide bütün ruhuyla bağlıydı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
-
[isim]
Kurallar
- ÇAVMAK
-
-
[-e]
Güneş doğmak
-
Dağılıp yayılmak, saçılmak
-
Sapmak, yol değiştirmek, amaçtan şaşmak
-
[-e]
Güneş doğmak
- AVARIZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kazalar, belalar
-
Engebe
-
Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi
-
[isim]
Kazalar, belalar
- SAYLAV
-
-
[isim]
Milletvekili, mebus
-
[isim]
Milletvekili, mebus
- SEMAVİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Gökle ilgili, göğe ilişkin
- "Eski hayatımızda takvim semavi bir şeydi." (Hasan Âli Yücel)
-
[sıfat]
Gökle ilgili, göğe ilişkin
- AVUNTU
-
-
[isim]
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma
- "İnsanoğlu durumu bozulunca ille bir yerden bunun avuntusunu arayıp buluyor." (Haldun Taner)
-
Teselli
-
Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç
-
[isim]
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma
- KAVLIÇ
-
-
[isim]
Fıtık
-
[isim]
Fıtık
- YAVRUM
-
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- "Kedi yavrusu. Kuş yavrusu."
- "Yavrum, bir yerin mi acıyor?"
-
sevecen bir biçimde söylenen bir seslenme sözü
- TAVAŞİ
- ...
- SKAVUT
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Çok hızlı gidebilen bir tür keşif gemisi
-
[isim]
Çok hızlı gidebilen bir tür keşif gemisi
- HAVALI
-
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- "O murdar kokulu, ağır havalı yere..." (Halide Edip Adıvar)
-
İyi, temiz hava alan, havadar
-
Bir işi gereğince benimsemeyen, önemsemeyen
-
Göz alıcı, çekici, albenisi olan
- "Havalı kız."
-
Kibirli, çalımlı, gururlu
-
Sıkıştırılmış hava ile çalışan (alet vb.)
-
[sıfat]
Herhangi bir nitelikte havası olan
- TEAVÜN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yardımlaşma
-
[isim]
Yardımlaşma
- AVİSTO
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim
-
[isim]
Ödenmesi gereken poliçelere yazılan ve "görüldüğünde" anlamına gelen bir terim
- HAVRAN
- ...
- MAVERA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Öte
-
Görülen âlemin ötesi
-
[isim]
Öte
- YAVŞAK
-
-
[isim]
Bit yavrusu, sirke
-
Geveze, yılışık kimse
- "Sonra aynı yavşak, teklifsizlikle Binbaşı Ferit'in kadehini dikiyor." (Atilla İlhan)
-
[isim]
Bit yavrusu, sirke
- TERAVİ
-
-
[isim]
Bakınız teravih
-
[isim]
Bakınız teravih