İçinde av olan 12 harfli 74 kelime var. İçerisinde AV bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında av olan kelimeler listesine ya da sonu av ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TAVUSKUYRUĞU
-
-
[isim, argo]
Sarhoş kusmuğu
- "Sonra tavuskuyruğu çıkartıp sızdın. -Tavuskuyruğu da ne? -Üzüm suyunu çokça kaçıranlar önce içtiklerini ve yediklerini -sözüm buradan dışarı- ağızlarından tavuskuyruğu gibi renkli ve karışık çıkarır, sonra da kendilerinden geçer, sızar..."
-
[isim, argo]
Sarhoş kusmuğu
- YUGOSLAVYALI
-
-
[isim, eskimiş]
Yugoslavya'da yaşayan kimse
-
[isim, eskimiş]
Yugoslavya'da yaşayan kimse
- TAVUKPENÇESİ
-
-
[isim, bitki bilimi]
Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi
-
[isim, bitki bilimi]
Tropikal bölgelerin karakteristik çim bitkisi
- DENİZTAVŞANI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Karından ayaklılardan, kabuğu küçük ve içeride, dokunaçları kulak biçiminde, geniş ve etli olan bir deniz yumuşakçası (Cyclopterus lumpus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Karından ayaklılardan, kabuğu küçük ve içeride, dokunaçları kulak biçiminde, geniş ve etli olan bir deniz yumuşakçası (Cyclopterus lumpus)
- TAVLANDIRMAK
-
-
[-i]
Tavlanmasını sağlamak
-
[ağızlardan]
Hayvanı semirtmek, şişmanlatmak
-
[mecaz]
Duygu ve fikirleri güçlendirmek, beslemek
- "Esirlikte ve cefada, millet ruhunu tavlandıran bir sır olduğuna o akşam inandım."
-
[-i]
Tavlanmasını sağlamak
- FİRAVUNLAŞMA
-
-
[isim]
Firavunlaşmak işi
-
[isim]
Firavunlaşmak işi
- KILAVUZLAMAK
-
-
[-i]
Kılavuzluk etmek
-
[-i]
Kılavuzluk etmek
- MUKAVELENAME
-
Kelime Kökeni: Arapça muḳāvele + Farsça nāme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözleşme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sözleşme
- KAVRATABİLME
-
-
[isim]
Kavratabilmek işi
-
[isim]
Kavratabilmek işi
- PATAVATSIZCA
-
-
[zarf]
Patavatsız bir biçimde
- "Biri bir şey sorar, ben de pat diye bu konuda düşüncemi söylemek zorunda kalabilirim, zorunda kalmasam bile patavatsızca düşüncemi dile getirebilirim."
-
[zarf]
Patavatsız bir biçimde
- TAVŞANKULAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
-
[isim, bitki bilimi]
Bakınız siklamen
- SAVRULABİLME
-
-
[isim]
Savrulabilmek işi
-
[isim]
Savrulabilmek işi
- AVLANABİLMEK
-
-
[nesnesiz]
Avlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- "Bu kitlelerin birçoğunun gitgide avlanabilecek hayvanların bulunmadığı topraklara göç etmiş olmaları, onları deniz mahlukatı veya ziraatla meşgul olmaya zorlamıştır."
-
Avlanma becerisi bulunmak
-
[nesnesiz]
Avlanma ihtimali veya imkânı bulunmak
- ANDAVALLILIK
-
-
[isim]
Andavallı olma durumu; andavallık
-
[isim]
Andavallı olma durumu; andavallık
- ALAVERECİLİK
-
-
[isim]
Dalavereci olma durumu
-
[isim]
Dalavereci olma durumu
- DAVRANDIRMAK
-
-
[-e, -i]
Birinin davranmasını sağlamak
-
[-e, -i]
Birinin davranmasını sağlamak
- ÇERKEZTAVUĞU
-
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. kümes hayvanlarının etinden yapılan ve salçasına dövülmüş ceviz, biber katılarak hazırlanan bir yemek
-
[isim]
Tavuk, hindi vb. kümes hayvanlarının etinden yapılan ve salçasına dövülmüş ceviz, biber katılarak hazırlanan bir yemek
- AVUSTRALYALI
-
-
[isim]
Avustralya'da yaşayan halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
- "Ali Dayı'nın geldiğini, iki tane de misafirinin olduğunu, üstelik bunların Avustralyalı iki asker olduğunu öğrenen köylüler, şaşkınlıktan ne diyeceklerini bilemediler önce."
-
[isim]
Avustralya'da yaşayan halktan veya bu halkın soyundan olan kimse
- TAVŞANBIYIĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yonca
-
[isim, bitki bilimi]
Bir tür yonca
- KAVRULABİLME
-
-
[isim]
Kavrulabilmek durumu
-
[isim]
Kavrulabilmek durumu