İçinde atlı olan 7 harfli 22 kelime var. İçerisinde ATLI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atlı olan kelimeler listesine ya da sonu atlı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Atlı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I L T

4 Harfli Kelimeler

ALTI, ATIL, ATLI

3 Harfli Kelimeler

ALT, TAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AT, LA, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İNATLIK

  1. [isim] Bakınız inatçılık
TEZATLI

  1. [sıfat] Bakınız karşıtlı
    • "Tarihin vücuda getirmiş olduğu tezatlı manzarada, bugünü daha iyi anlıyoruz." (Mehmet Kaplan)
TATLILI

  1. [sıfat] Tatlısı olan, içinde tatlı bulunan
    • "Tatlılı, börekli bir yemek."
SANATLI

  1. [sıfat] Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış; musanna
SURATLI

  1. [sıfat] Bakınız yüzlü
    • "Hatta bu kararlı ve aceleci hâliyle katil suratlı kahveciyi ürkütmeyi başardığı bile söylenebilirdi." (İhsan Oktay Anar)
AZATLIK

  1. [isim] Azat olma durumu
    • "Hâlbuki bir elçi için bu kadarcık bir azatlık, bu kadarcık bir nefes alma imkânı dahi yoktur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [sıfat, eskimiş] Azat edilme vakti gelmiş olan (cariye, köle)
İSPATLI

  1. [sıfat] Bakınız kanıtlı
  2. [felsefe] Bakınız tanıtlı
İFRATLI

  1. [sıfat] İfratı bulunan, aşırıya kaçan
    • "Çocukların gözleri dünyayı gizli hayatıyla ifratlı bir hassasiyetle görürler." (Abdülhak Şinasi Hisar)
PUSATLI

  1. [sıfat] Pusatı olan
  2. Zırh giymiş
    • "Fakat tepeden tırnağa pusatlı idiler." (Hüseyin Nihal Atsız)
TOKATLI

  1. [isim] Tokat ilinden olan kimse
SAVATLI

  1. [sıfat] Savatı olan, savatlanmış
    • "Belindeki yirmi sene evvel hediye gelen kayışın savatlı gümüş sarkıntıları pırıl pırıl parlıyorlar." (Ömer Seyfettin)
FAKATLI

  1. [sıfat] Herhangi bir bahane, şart ileri süren
  2. "Fakat" sözünü kullanan
  3. [zarf] Herhangi bir bahane ileri sürerek
  4. [zarf] "Fakat" sözünü kullanarak
EVLATLI

  1. [sıfat] Evladı olan
TATLICA

  1. [sıfat] Biraz tatlı, az tatlı
  2. [zarf, mecaz] Hoş, yumuşak bir biçimde
    • "Hükûmetin kendilerini okşayarak, tatlıca yöneterek zararlarını hafifletmek yolundaki siyasisi artık geçersiz kalacaktı." (Hüseyin Cahit Yalçın)
POLATLI

  1. [isim] Ankara iline bağlı ilçelerden biri
TATLICI

  1. [isim] Tatlı yapan veya satan kimse
  2. Tatlı satılan yer
  3. Tatlıyı seven kimse
TATLISU

  1. [isim] Suyu acı veya tuzlu olmayan akarsu, göl vb
KANATLI

  1. [sıfat] Kanadı olan
    • "Senelerden beri leylek görmüyorum. Hatta bu kanatlı yaz seyyahlarının son senelerde İstanbul'a rağbetleri az." (Ahmet Haşim)
SIFATLI

  1. [sıfat] Ünvanı, sıfatı olan
    • "Birtakım resmî sıfatlı insanlar onun vücudunu lüzumsuz ilan ettiler." (Kerim Korcan)
MURATLI

  1. [isim] Tekirdağ iline bağlı ilçelerden biri
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü