İçinde atı olan 8 harfli 57 kelime var. İçerisinde ATI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atı olan kelimeler listesine ya da sonu atı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Atı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A I T

2 Harfli Kelimeler

AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TIKLATIŞ

  1. [isim] Tıklatmak işi
ÇATIŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbirine çatmak veya çatılmak
    • "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı." (Yaşar Kemal)
  2. Karşılıklı vuruşmak
  3. Kavga etmek
    • "Fena hâlde sinirliyim, bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
  4. Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
  5. Deve ve köpek çiftleşmek
ATIYORUM

  1. [argo] "varsayımlı örnek veriyorum" anlamında kullanılan bir söz
HATIRSIZ

  1. [sıfat] Saygın olmayan
    • "Fakat fakir, gösterişsiz ve hatırsız bir adam olduğu için teşebbüsleri daima neticesiz kalmıştır." (Reşat Nuri Güntekin)
BATIRTMA

  1. [isim] Batırtmak işi
ŞAKLATIŞ

  1. [isim] Şaklatmak işi
YATIRMAK

  1. [-e, -i] Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
    • "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. [-i, -de] Bakınız uyutmak
  3. Geceyi geçirmesini sağlamak
    • "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar." (Ömer Seyfettin)
  4. [-i] Eğmek, yatık duruma getirmek
    • "Yağmur ekinleri yatırdı."
  5. [-i] Konuk etmek
  6. Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
    • "Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu." (Ercüment Ekrem Talu)
  7. Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
    • "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
  8. Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
    • "Pastırmayı çemene yatırmak."
  9. [-i] Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
    • "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor." (Attilâ İlhan)
  10. Bir şeyi satın almak için para harcamak
    • "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır." (Haldun Taner)
  11. [argo] Başarısızlığa uğramasına yol açmak
YIPRATIŞ

  1. [isim] Yıpratmak işi
DENİZATI

  1. [isim, hayvan bilimi] Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)
    • "Öyle bir denizci ki rüzgârı pupasından aldı mı denizatı gibi gidiyor düşmanın üzerine." (Zeyyat Selimoğlu)
HATIRALI

  1. [sıfat] Hatırası olan
    • "İki ateş arasında kalmıştı. Biri, yıllarca düzen verip mesut olmaya çalıştığı bin bir hatıralı yuvası; diğeri de yıllarca içinde çöreklenip kalan bir sevginin ilahi cazibesiydi..." (Vehbi Cem Aşkun)
DERHATIR

Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ḫāṭir

  1. [isim, eskimiş] Bakınız anımsama
BATIRMAK

  1. [-e, -i] Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
    • "Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı." (Cahit Uçuk)
  2. [-i] Sivri uçlu bir şeyi yumuşak bir yere saplamak
    • "... sonra bir iğne bulup kaba etlerine art arda batırmışlar da o bunların hiçbirine tepki göstermemiş."
  3. [-i] Denizde ve suda yüzen taşıtların suya gömülmesine, batmasına sebep olmak
  4. [-i] Elindeki mal, para vb. varlığını kaybetmek
  5. [-i] Çok kirletmek
    • "Üstünü başını batırmış."
  6. Bakınız bulamak
  7. Bir şeye aşırı derecede maruz bırakmak
    • "Borca batırmak."
  8. [-i] Son bulmasına sebep olmak
  9. [-i, mecaz] Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
  10. [-i, mecaz] Bakınız mahvetmek
    • "Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi" (Cahit Sıtkı Tarancı)
PATLATIŞ

  1. [isim] Patlatmak işi
BATINİYE

Kelime Kökeni: Arapça bāṭiniyye

  1. [isim] Bakınız Bâtınilik
KAPLATIŞ

  1. [isim] Kaplatmak işi
ANLATICI

  1. [isim, edebiyat] Herhangi bir olay, masal, destan vb.ni anlatan kimse
  2. Edebiyat metinleri, sinema, tiyatro, televizyon dizileri vb. alanlarda söz konusu olayı anlatan hayali varlık
YATIŞMAK

  1. [nesnesiz] Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek
    • "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı." (Refik Halit Karay)
  2. Bakınız sakinleşmek
  3. Ayaklanma, kargaşa durulmak
    • "Ortalık yatıştı."
  4. Yan yana, kucak kucağa yatmak
    • "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız" (İbrahim Sağır)
HOPLATIŞ

  1. [isim] Hoplatmak işi
FIRLATIŞ

  1. [isim] Fırlatmak işi
KATIMLIK

  1. [sıfat] Bir kezde katılacak miktarda olan
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü