İçinde atı olan 8 harfli 57 kelime var. İçerisinde ATI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında atı olan kelimeler listesine ya da sonu atı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Atı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I T
2 Harfli Kelimeler
AT, TA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TIKLATIŞ
-
-
[isim]
Tıklatmak işi
-
[isim]
Tıklatmak işi
- ÇATIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- "Ulu denizin üstünü çatışan, şimşeklenen kara bulutlar sardı."
-
Karşılıklı vuruşmak
-
Kavga etmek
- "Fena hâlde sinirliyim, bugün muavin hanımla behemehâl çatışacağım."
-
Söz, iddia veya davranış birbirini tutmamak, birbirini çelmek, mütenakız olmak
-
Deve ve köpek çiftleşmek
-
[nesnesiz, -le]
Birbirine çatmak veya çatılmak
- ATIYORUM
-
-
[argo]
"varsayımlı örnek veriyorum" anlamında kullanılan bir söz
-
[argo]
"varsayımlı örnek veriyorum" anlamında kullanılan bir söz
- HATIRSIZ
-
-
[sıfat]
Saygın olmayan
- "Fakat fakir, gösterişsiz ve hatırsız bir adam olduğu için teşebbüsleri daima neticesiz kalmıştır."
-
[sıfat]
Saygın olmayan
- BATIRTMA
-
-
[isim]
Batırtmak işi
-
[isim]
Batırtmak işi
- ŞAKLATIŞ
-
-
[isim]
Şaklatmak işi
-
[isim]
Şaklatmak işi
- YATIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- "Çocuğu bir kenara yatırdım ve kadını omuzlarından tutup bir taşa dayadım."
-
[-i, -de]
Bakınız uyutmak
-
Geceyi geçirmesini sağlamak
- "Gece beni en üst katta bir odada yatırdılar."
-
[-i]
Eğmek, yatık duruma getirmek
- "Yağmur ekinleri yatırdı."
-
[-i]
Konuk etmek
-
Parayı, işletmek amacıyla bir yere vermek
- "Eline geçen serveti emlaka yatırıyordu."
-
Parayı ödemek amacıyla bir kuruluşa vermek, teslim etmek
- "Telefon parasını PTT'ye yatırdım."
-
Bir yiyeceği korumak veya tatlandırmak amacıyla tuz, soğan, yağ vb.nde bir süre bekletmek
- "Pastırmayı çemene yatırmak."
-
[-i]
Bir şeyi düzeltmek, bastırmak, yassıltmak
- "Kemal Rıfat avucunun içiyle saçlarını yatırıyor."
-
Bir şeyi satın almak için para harcamak
- "Sınırlı hoca aylığının yarısını her ay kitaplara yatırır."
-
[argo]
Başarısızlığa uğramasına yol açmak
-
[-e, -i]
Bir kimsenin bir yere yatmasını sağlamak
- YIPRATIŞ
-
-
[isim]
Yıpratmak işi
-
[isim]
Yıpratmak işi
- DENİZATI
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)
- "Öyle bir denizci ki rüzgârı pupasından aldı mı denizatı gibi gidiyor düşmanın üzerine."
-
[isim, hayvan bilimi]
Başı at başına benzeyen, suda dik duran, kuyruk yüzgeci olmayan, 10-15 santimetre boyunda bir deniz hayvanı (Hippocampus hippocampus)
- HATIRALI
-
-
[sıfat]
Hatırası olan
- "İki ateş arasında kalmıştı. Biri, yıllarca düzen verip mesut olmaya çalıştığı bin bir hatıralı yuvası; diğeri de yıllarca içinde çöreklenip kalan bir sevginin ilahi cazibesiydi..."
-
[sıfat]
Hatırası olan
- DERHATIR
-
Kelime Kökeni: Farsça der + Arapça ḫāṭir
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anımsama
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anımsama
- BATIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
- "Yumuşak lifi alarak kurnaya batırdı."
-
[-i]
Sivri uçlu bir şeyi yumuşak bir yere saplamak
- "... sonra bir iğne bulup kaba etlerine art arda batırmışlar da o bunların hiçbirine tepki göstermemiş."
-
[-i]
Denizde ve suda yüzen taşıtların suya gömülmesine, batmasına sebep olmak
-
[-i]
Elindeki mal, para vb. varlığını kaybetmek
-
[-i]
Çok kirletmek
- "Üstünü başını batırmış."
-
Bakınız bulamak
-
Bir şeye aşırı derecede maruz bırakmak
- "Borca batırmak."
-
[-i]
Son bulmasına sebep olmak
-
[-i, mecaz]
Bir kimseyi çekiştirip iyice kötülemek
-
[-i, mecaz]
Bakınız mahvetmek
- "Ne saklayayım gaflet ettiğimi / Elimle batırmışım gençliğimi"
-
[-e, -i]
Bir şeyin sıvı veya yumuşak bir maddenin içine gömülmesine yol açmak, batmasını sağlamak
- PATLATIŞ
-
-
[isim]
Patlatmak işi
-
[isim]
Patlatmak işi
- BATINİYE
-
Kelime Kökeni: Arapça bāṭiniyye
-
[isim]
Bakınız Bâtınilik
-
[isim]
Bakınız Bâtınilik
- KAPLATIŞ
-
-
[isim]
Kaplatmak işi
-
[isim]
Kaplatmak işi
- ANLATICI
-
-
[isim, edebiyat]
Herhangi bir olay, masal, destan vb.ni anlatan kimse
-
Edebiyat metinleri, sinema, tiyatro, televizyon dizileri vb. alanlarda söz konusu olayı anlatan hayali varlık
-
[isim, edebiyat]
Herhangi bir olay, masal, destan vb.ni anlatan kimse
- YATIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek
- "Vapurun gürültüsü büsbütün yatıştı."
-
Bakınız sakinleşmek
-
Ayaklanma, kargaşa durulmak
- "Ortalık yatıştı."
-
Yan yana, kucak kucağa yatmak
- "Gölgesinde koyun, kuzu yatışır / Servidir, ladindir ormanlarımız"
-
[nesnesiz]
Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek
- HOPLATIŞ
-
-
[isim]
Hoplatmak işi
-
[isim]
Hoplatmak işi
- FIRLATIŞ
-
-
[isim]
Fırlatmak işi
-
[isim]
Fırlatmak işi
- KATIMLIK
-
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan
-
[sıfat]
Bir kezde katılacak miktarda olan