İçinde ast olan 6 harfli 24 kelime var. İçerisinde AST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ast olan kelimeler listesine ya da Sonu ast ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A S T Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

AST, TAS

2 Harfli Kelimeler

AS, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KASTEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Kasıtla, bile bile ve isteyerek
    • "Fakülteye giderken kasten kaçırırdım otobüsü." (Çetin Altan)

PASTİL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Genellikle boğaz enfeksiyonlarına karşı ağızda emilerek kullanılan ilaç

TASTİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yazı yazma, satır dizme

PASTEL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Resim yapmakta kullanılan renkli boya kalemi
    • "Duvarda Nadir'in pastelle yapılmış çerçevesiz bir portresi." (Peyami Safa)
  2. Böyle kalemlerle yapılan resim
  3. [sıfat] Soluk (renk)

KASTAR

  1. [isim] Pamuk ipliğini veya bezini bol ve soğuk su ile yıkayarak ağartma işi

ASTANA
...
BASTIK

  1. [isim] Pestil

MASTOR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [sıfat] Çok sarhoş, mastur

YASTIK

  1. [isim] Başın altına koymak veya sırtı dayamak için kullanılan, içi yün, pamuk, kuş tüyü, ot vb.yle doldurulmuş küçük minder
    • "Pencerenin önünde uzun yüksekçe bir sedirle ot yastıkları var." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bu biçimde yapılmış ve türlü işlerde kullanılan şey
    • "İğne yastığı. Ütü yastığı."
  3. Fide yetiştirmek için ince toprak ve gübreden hazırlanmış yüksekçe yer
  4. Yapılarda, makinelerde bazı bölümlerin üzerine dayandığı parça

KASTOR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kunduz
  2. Kunduz kürkü
  3. [sıfat] Bu kürkten yapılmış

PASTİS

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Anason kokulu bir tür alkollü içki
    • "Önce evde yapılmış vişne likörü yahut bizdeki rakıya benzeyen pastisler içilir." (Çetin Altan)

PASTAV

Kelime Kökeni : Bulgarca

  1. [isim] Çuha kumaşının sarıldığı top

LASTİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ayakkabı üzerine giyilen kauçuktan pabuç
    • "Lastikleri ayağında, bastonu koluna asılı, erkenciydi yine." (Necati Cumalı)
    • "Neme lazım lastik gibi kaleci." (Haldun Taner)
  2. Kauçuktan yapılmış ayakkabı
  3. Kauçuktan yazı silgisi
  4. Taşıtların jantlarına yerleştirilen, elastiki tekerlek bandajı
    • "Şoförle bahçıvan arabanın ön sol lastiğini pompalıyorlar." (Haldun Taner)
  5. Esnek, ince kauçuk veya kauçuklu şerit
  6. Bir tür esnek örgü
  7. Korse
  8. Uzun konçlu çorabın düşmesini önlemek için üst kısmına gelecek biçimde bacağa geçirilen esnek şerit
  9. [sıfat] Kauçuktan yapılmış
    • "Rıza, lastik yakalığı fırlamış, gözleri dönmüş, kan ter içinde içeriye düşer." (Reşat Nuri Güntekin)

RASTIK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Kadınların kaşlarını veya saçlarını boyamak için sürdükleri siyah boya
    • "Rastıkla, yanağındaki beni boyamayı da unutmadı." (Sermet Muhtar Alus)
  2. Sürme (III)

ARASTA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm
    • "Belediye çavuşu çarşıyı ve arastaları dolaşmış, esnafa kepenk kapattırmıştır." (Tarık Buğra)

MASTUR

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [sıfat] Mastor

MASTER

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Bakınız yüksek lisans
  2. Bakınız temel, esas

PASTAL

  1. [isim] Tütün yaprağı dizisi

PASTİŞ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Başka sanatçıların eserlerini taklit yoluyla meydana getirilen sanat eseri
  2. Bir ekolün özelliklerine göre meydana getirilmiş eser

BASTON

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Yürürken dayanmaya yarayan, ağaç veya metalden yapılan araç
    • "İsmet yengemin topal babası bastonunu yere vurdu." (Tarık Dursun K)
    • "Omuzlarını kısıyor, kafasını dimdik tutuyor, baston yutmuş gibi katılaşıyor." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Geminin baş tarafındaki yatık direğin dışarıya doğru uzanan parçası
    • "Gemi bastonunun altında dalga kalabalığı birikip kabarıyordu." (Halikarnas Balıkçısı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü