İçinde ast olan 10 harfli 41 kelime var. İçerisinde AST bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ast olan kelimeler listesine ya da sonu ast ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ast Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A S T

3 Harfli Kelimeler

AST, TAS

2 Harfli Kelimeler

AS, AT, TA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ASTARLAMAK

  1. [-i] Astar geçirmek
  2. Boyacılıkta astar vurmak, astar sürmek
RASTLANMAK

  1. [-e] Karşılaşılmak, rast gelinmek, tesadüf edilmek
    • "Bale sahasında rastlanan menfi olayları astronomimizde de maalesef müşahede etmekteyiz." (Nâzım Hikmet)
TERMOPLAST

Kelime Kökeni: Fransızca thermoplaste

  1. [isim] Sıcakta biçim verilmeye elverişli, soğukta oldukça sert olan, kalıplandıktan sonra biçim değiştirmeyen yapı malzemesi
ASTROLOJİK

Kelime Kökeni: Fransızca astrologique

  1. [sıfat, gök bilimi] Yıldız falcılığı ile ilgili
YASTIKLAMA

  1. [isim] Yastıklamak işi
  2. Fide yetiştirmek için yastık yapma yöntemi
ASTROPİKAL

Kelime Kökeni: Türkçe ast + Fransızca tropical

  1. [sıfat, coğrafya] Tropikal bölgelere yakın fakat daha yüksek bir enlemde olan
HASTANELİK

  1. [sıfat] Hastaneye kaldırılacak durumda olan
BASTIRILIŞ

  1. [isim] Bastırılmak işi
BASTIRILMA

  1. [isim] Bastırılmak işi
    • "Eğer onun, hadisenin bastırılması yolunda enerjik davranışları olmasaydı belki de daha feci şeyler olacaktı." (Necip Fazıl Kısakürek)
RASTLAŞMAK

  1. [nesnesiz, -le] Birbiriyle karşılaşmak, birbirine rastlamak; tesadüf etmek
    • "Eve geldiğiniz, gittiğiniz, bir yerde rastlaştığımız zaman elimi saygıyla öpmezseniz hatırım kalır." (Nâzım Hikmet)
  2. Aynı zamanda olmak, üst üste gelmek
ASTARLATMA

  1. [isim] Astarlatmak işi
NEVRASTENİ

Kelime Kökeni: Fransızca neurasthénie

  1. [isim, ruh bilimi] Baş ağrıları, sindirim güçlükleri vb. fiziksel rahatsızlıklar ve ruhsal görevlerde gevşeme ve bitkinlik biçiminde görülen, sinirsel güçlerin zayıflamasından doğan nevroz; sinir argınlığı
    • "Mefkûre birdenbire kaybolmayıp yavaş yavaş zayıflarsa şeker hastalığı, nevrasteni, isteri başlarmış." (Ömer Seyfettin)
RASTLATMAK

  1. [-i] Rastlama işini yaptırmak
KASTANYOLA

Kelime Kökeni: İtalyanca castagnola

  1. [isim] Bir çarkın dişlerine takılıp geriye doğru dönmesini önleyen dil
  2. [denizcilik] Akan gemi zincirini sıkarak durdurmak için kullanılan, güverte locasının altına konmuş, hareketli demir kol
BASTIRTMAK

  1. [-i] Bastırma işini yaptırmak; yenmek (I)
BASTIBACAK

  1. [sıfat] Bacakları kısa veya çarpık (kimse)
    • "Süvari taburunun en önünde bir topal, biri yampiri iki bastıbacak ihtiyar da darbuka çalarak yürüyorlar." (Etem İzzet Benice)
  2. [mecaz] Yaramaz, haylaz (çocuk)
    • "Ülen, haddini bilmez bastıbacak, emir vermek sana mı kaldı?" (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
PASTACILIK

  1. [isim] Pasta yapma veya satma işi
ASTARLANMA

  1. [isim] Astarlanmak işi
HASTALANIŞ

  1. [isim] Hastalanmak işi
KASTARLAMA

  1. [isim] Kastarlamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü