İçinde asma olan 6 harfli 6 kelime var. İçerisinde ASMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında asma olan kelimeler listesine ya da sonu asma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Asma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A A M S
4 Harfli Kelimeler
ASMA, MASA
3 Harfli Kelimeler
AMA, ASA, MAS, SAM
2 Harfli Kelimeler
AM, AS, MA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ASMALI
-
-
[sıfat]
Asması olan
- "Asmalı bahçe."
-
[sıfat]
Asması olan
- YASMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Yayın kirişini gevşetmek
- "Felek benim kurulu yayım yastı / Her köşebaşında yolumu kesti"
-
Düz duruma getirmek
-
[-i, ağızlardan]
Yayın kirişini gevşetmek
- ASMARA
-
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
- AKASMA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki; yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
-
[isim, bitki bilimi]
Düğün çiçeğigillerden, beyaz çiçek veren, bahçelerde süs çiçeği olarak yetiştirilen, sarmaşık özelliği gösteren bir bitki; yaban asması, orman sarmaşığı, meryemana asması (Clematis vitalba)
- BASMAK
-
-
[-e]
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
- "Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına."
-
Küçük çocuk ayakta durabilmek
-
Bir şeyi üzerine kuvvet vererek itmek
- "Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız."
-
[-e, -i]
Sıkıştırarak yerleştirmek
- "Peyniri küpe basmak."
-
[-i]
Bası işi yapmak; tabetmek
-
[-i, nesnesiz]
Bakınız kaplamak
- "Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk."
-
[-e, -i]
Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak
- "Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım."
-
[-i]
Bir yere baskın yapmak
- "Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış."
-
Bir kimse bir yaşa girmek
- "On dokuz yaşına yeni basmış, ürkek ve utangaç bir kızdım."
-
[-i, nesnesiz]
Duman, sis vb. bir yere çökmek
- "Şehri akşamüstü sis basmıştı."
-
[-i, nesnesiz]
Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek
- "Pompa bozulmuş, suyu basmıyor. Otomobilin lastiğine hava basmak."
-
[nesnesiz]
Kümes hayvanı kuluçkaya yatmak
-
[-i]
Uygunsuz vaziyette yakalamak
-
[nesnesiz, mecaz]
Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak
- "Yüreğinin acısını duyuyordu. Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi."
-
[-e]
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
- KASMAK
-
-
[-i]
Kasları gergin duruma getirmek
-
Bakınız kısaltmak
-
Dar gelmek
-
Harçlık, ödenek vb.nden bir miktar ayırmak
-
[mecaz]
Baskısı altında tutmak
- "Herkesin, her şeyin normal olduğu yer, bir süre sonra seni kasmaya başlayacaktır."
-
[-i]
Kasları gergin duruma getirmek