İçinde arş olan 5 harfli 4 kelime var. İçerisinde ARŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arş olan kelimeler listesine ya da sonu arş ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arş Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Ş

3 Harfli Kelimeler

ARŞ

2 Harfli Kelimeler

AR, AŞ, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARŞIN

  1. [isim] Yaklaşık 68 santimetreye eşit olan uzunluk ölçüsü
    • "Bu duvarlar yerden bir arşın kadar yüksek, üstünde güzel bir parmaklığı olan duvarlardı." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bu uzunluk ölçüsüne göre ölçüm yapan, demirden, çelikten veya tahtadan alet
ARŞİV

Kelime Kökeni: Fransızca archives

  1. [isim] Belge veya yazıların saklandığı yer; belgelik
    • "Ölümsüzlük mitleri arşivimde özel bir yer kaplıyor. Mutlaka göz atmalısınız." (Murat Gülsoy)
ÇARŞI

Kelime Kökeni: Farsça çār + sū

  1. [isim] Dükkânların bulunduğu alışveriş yeri
    • "Elbet çarşıda bir kahve, bir çaycı dükkânı bulurum." (Yusuf Ziya Ortaç)
KARŞI

  1. [isim] Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin esas tutulan yüzünün ilerisi; ön
    • "Karşımdaki kitap rafında eserlerim sırayla duruyor." (Halide Edip Adıvar)
  2. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı; yamaç
    • "Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik." (Refik Halit Karay)
  3. Bir şeyin esas tutulan yüzünün baktığı yer; ön
    • "İkisi birden müdürün karşısına çıkarlar." (Yusuf Ziya Ortaç)
  4. [sıfat] Bulunan yere göre önde, ileride olan
    • "Karşı evin kızları. Karşı mahalle."
  5. [sıfat] Ayrı şeyleri temsil edenlerin her birine göre diğeri; alternatif
    • "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu." (Murathan Mungan)
  6. [edat] ... için
    • "Şair Nabi’nin dünya görüşünde komşulara karşı iyi niyet beslemek, onlara kem gözle bakmamak… önemli yer tutar." (Nurullah Aydeniz)
  7. [edat] … yaklaşırken, -e doğru
    • "Yaptığı, düşündüğü her şey sabaha karşı çalan telefonun, beyninde sürekli çınlayan tiz ve madenî sesinin üzerine düşüyor." (Oya Baydar)
  8. [edat] Yüzünü bir şeye veya bir yere doğru çevirerek, yönelmiş olarak
    • "Bahçeye karşı oturmak."
  9. [edat] Karşılık olarak; mukabil
    • "İyiliğe karşı iyilik adalettir. İyiliğe karşı kötülük cinayettir." (Ali Fuat Başgil)
  10. [edat] “Katında, yanında, nezdinde” anlamlarında eş görevli kelimelerden sonra kullanılan bir söz
    • "Ele, âleme ve eşe dosta karşı güçlü görünmek gerek." (Bekir Tünay)
  11. [zarf] Tedbir olarak
    • "Zeytin ağaçlarını diğer meyveli ağaçlar gibi kurda kuşa, böceğe sineğe karşı ilaçlamak da gerekmez." (Tarık Uslu)
  12. [zarf] Aykırı olarak, aykırı düşecek biçimde
    • "Su yavaş akarken akıntıya karşı yüzebildim, ancak yamaçtaki hızlı akıntıya karşı yüzmeye çalışmam boşa çabaydı." (Yılmaz Gürbüz)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü