İçinde arış olan 8 harfli 9 kelime var. İçerisinde ARIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arış olan kelimeler listesine ya da sonu arış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I R Ş
4 Harfli Kelimeler
ARIŞ, ŞIRA
3 Harfli Kelimeler
ARI, ARŞ, AŞI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AR, AŞ, IR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIRTARIŞ
-
-
[isim]
Sırtarmak işi
-
[isim]
Sırtarmak işi
- YARIŞMAK
-
-
[nesnesiz, -le]
Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak
-
Bir yarışmada başkalarından üstün olmak için çaba göstermek
-
Başkalarından üstün olmaya çalışmak; rekabet etmek
-
[nesnesiz, -le]
Üstünlük kazanmak amacıyla bir yarışmaya katılmak
- YALVARIŞ
-
-
[isim]
Yalvarmak işi
- "Kedinin miyavlamaları âdeta yanık bir yalvarıştır."
-
[isim]
Yalvarmak işi
- KAYTARIŞ
-
-
[isim]
Kaytarmak işi
-
[isim]
Kaytarmak işi
- YARIŞLIK
-
-
[isim, spor]
Bakınız pist (II)
-
[isim, spor]
Bakınız pist (II)
- BARIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
İki taraf aralarındaki dargınlığı kaldırmak
- "Fakat bir gün barışacaksınız ve onun da kurtulmasına yardım edeceksiniz."
-
[-le]
Sevmek, zevk almak
- "Hiçbirini sevmedim, yalnız Enderuni Vasıf Divanı ile barışabildim."
-
[nesnesiz]
İki taraf aralarındaki dargınlığı kaldırmak
- KURTARIŞ
-
-
[isim]
Kurtarmak işi
- "Sanat üzerinde çalışmak zaten bir kendini kurtarış çabasıdır."
-
[isim]
Kurtarmak işi
- BARIŞÇIL
-
-
[sıfat]
Bakınız barışsever
-
[sıfat]
Bakınız barışsever
- KARIŞMAK
-
-
[-e]
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek
- "Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı."
-
Düzensiz, dağınık olmak
- "Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi."
-
[nesnesiz]
Duruluğunu yitirmek; bulanmak
- "Hava birden karıştı. Zihnim karıştı."
-
[nesnesiz]
Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek
- "Kaymakam işin karıştığını anlayarak..."
-
Müdahale etmek
- "Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü."
-
Engellemek, araya girmek
-
Bir araya gelmek, katılmak
- "Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı."
-
İlgilenmek, el atmak
- "Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?"
-
Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak
- "Bu işe belediye karışır."
-
Bakınız karılmak
-
[-e]
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek