İçinde arlı olan 8 harfli 43 kelime var. İçerisinde ARLI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arlı olan kelimeler listesine ya da sonu arlı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arlı Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I L R
4 Harfli Kelimeler
ARLI
3 Harfli Kelimeler
ARI, IRA
2 Harfli Kelimeler
AL, AR, IR, LA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RÜZGARLI
-
-
[sıfat]
Rüzgâr alan, rüzgâra açık; yelli
- "Hava bulutlu ve üzerinde durduğumuz tepe rüzgârlı idi."
-
[sıfat]
Rüzgâr alan, rüzgâra açık; yelli
- MİMARLIK
-
-
[isim]
Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği
- "Babasının mimarlık bürosunda çalışıyordu evlendiğinden beri."
-
Yapıları belirli ölçü ve kurallara göre tasarlama sanatı ve bilimi; mimari
- "1930-1940 arasında planlanan sanayi yatırımları bu tarihe kadar mimarlık alanında çok az görülen bir yapı tipolojisini, fabrikaları gündeme getirdi."
-
[isim]
Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği
- ÇAVDARLI
-
-
[sıfat]
Çavdar katılmış
-
[sıfat]
Çavdar katılmış
- VARLIKLI
-
-
[sıfat]
Bakınız zengin
- "Sinan, varlıklı bir ailenin çocuğu."
-
[sıfat]
Bakınız zengin
- KIRKARLI
-
-
[sıfat]
Kırkar kırkar sıralanmış
-
Her biri kırk birimden oluşan
-
[sıfat]
Kırkar kırkar sıralanmış
- BULVARLI
-
-
[sıfat]
Bulvarı olan
- "Bu medeni yapı nedir dediğin zaman dört köşe beton, geniş bulvarlı evlere özlem duyduğunu açık seçik ortaya koymaktadır."
-
[sıfat]
Bulvarı olan
- KASTARLI
-
-
[sıfat]
Kastarlanmış olan
-
[sıfat]
Kastarlanmış olan
- ŞALVARLI
-
-
[sıfat]
Şalvar giyinmiş olan (kimse)
- "Turuncu beneklerle dolu şalvarlı, yirmi yirmi iki yaşlarında bir kız yanımıza sokuldu."
-
[sıfat]
Şalvar giyinmiş olan (kimse)
- MANTARLI
-
-
[sıfat]
İçinde mantar bulunan, içine mantar konulmuş olan
- "Mantarlı omleti yedikten sonra uykudan bayılıyorduk."
-
Mantarı olan
- "Mantarlı şişe. Mantarlı ayakkabı."
-
Mantar hastalığına yakalanmış
- "Arabalarda, manda sırtında, insan omzunda, kel, kör, uyuz, egzamalı, mantarlı, cüzzamlıya kadar bir köylü kafilesi tam bu zamanda gelir."
-
[sıfat]
İçinde mantar bulunan, içine mantar konulmuş olan
- ZAĞARLIK
-
-
[isim]
Çoban köpeğinin yaptığı iş
- "Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam."
-
[isim]
Çoban köpeğinin yaptığı iş
- OTUZARLI
-
-
[sıfat]
Otuzar otuzar sıralanmış
-
Her biri otuz birimden oluşan
-
[sıfat]
Otuzar otuzar sıralanmış
- DIŞARLIK
-
-
[isim]
Bakınız taşra
- "Ben bu hâli uzun zaman dışarlıkta yaşamış birkaç kişide gördüm."
-
Yaşadığı yerden başka bir yere giderken giyilen kıyafet
-
[isim]
Bakınız taşra
- YAZARLIK
-
-
[isim]
Yazar olma durumu; muharrirlik
- "Burada tiyatro derken dram yazarlığını değil rejiyi, artisti, ressamı göz önünde tutuyorum."
-
Yazarın yaptığı iş; muharrirlik
-
[isim]
Yazar olma durumu; muharrirlik
- NAZARLIK
-
-
[isim]
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler
- "Aman nazar değmesin, buna derhâl bir nazarlık astırmalı!"
-
[isim]
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler
- ŞOPARLIK
-
-
[isim]
Şopar gibi davranma
-
[isim]
Şopar gibi davranma
- KARLILIK
-
-
[isim]
Karlı olma durumu
- "Kârlılık oranı, teşebbüslerin başarısını ifade etmek, ölçümlemek için sık sık kullanılan bir kavramdır."
-
[isim]
Karlı olma durumu
- BİZARLIK
-
-
[isim]
Bizar olma durumu
- "Vakıa bu bizarlık ilk derecelerinde ve pek cüzi bir hâlde bulundukça derecesi fark olunmaz."
-
[isim]
Bizar olma durumu
- HIYARLIK
-
-
[isim, argo]
Kaba saba, budalaca davranma durumu
- "Şimdi siz onları rendelerken ben bir hıyarlık yaptığımı fark ettim!"
-
[isim, argo]
Kaba saba, budalaca davranma durumu
- MEZARLIK
-
-
[isim]
Mezarların bulunduğu yer, kabristan, gömütlük, sinle, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyatarlası
- "Hava kararmaya başladığında, mezarlıkta sadece bir kişiye rastladı."
-
[isim]
Mezarların bulunduğu yer, kabristan, gömütlük, sinle, sinlik, tahtalıköy, mezaristan, bamyatarlası
- KANTARLI
-
-
[sıfat, argo]
Çok ağır
- "Yapabilse, bir an evvel kurtulmak isterdi bu kantarlı külfetten."
-
[sıfat, argo]
Çok ağır