İçinde arlanma olan 11 harfli 19 kelime var. İçerisinde ARLANMA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arlanma olan kelimeler listesine ya da sonu arlanma ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arlanma Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
7 Harfli Kelimeler
ARLANMA
6 Harfli Kelimeler
ALARMA, ANAMAL, ANLAMA, ARANMA
5 Harfli Kelimeler
ALARM, ALMAN, ANLAM, ARAMA, MARAL
4 Harfli Kelimeler
ALAN, ALMA, AMAL, AMAN, ANAL, ANAM, ANMA, ARMA, LAMA, MALA, MANA, MARN, NARA
3 Harfli Kelimeler
ALA, AMA, ANA, ARA, LAM, LAN, MAL, NAL, NAM, NAR, RAM
2 Harfli Kelimeler
AL, AM, AN, AR, LA, MA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EFKARLANMAK
-
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Herhangi bir üzücü olay sebebiyle hüzünlenmek
- "Kara gözlüm efkârlanma, gül gayri / İbibikler öter ötmez ordaydım"
-
[nesnesiz, teklifsiz konuşmada]
Herhangi bir üzücü olay sebebiyle hüzünlenmek
- KATARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek
-
[nesnesiz]
Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek
- ASTARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Astar geçirilmek
-
[nesnesiz]
Astar geçirilmek
- KASTARLANMA
-
-
[isim]
Kastarlanmak işi
-
[isim]
Kastarlanmak işi
- TASARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tasarlama işi yapılmak
- "Hangi anlamda anlaşılırsa anlaşılsın, kültürün dilden ayrı tasarlanamayacağı apaçık bir olgu."
-
[nesnesiz]
Tasarlama işi yapılmak
- ISMARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir şeyin yapılması veya getirilmesi birine söylenmek
- "Verilen iskemleleri, ısmarlanmak istenen kahveleri reddetti."
-
[nesnesiz]
Bir şeyin yapılması veya getirilmesi birine söylenmek
- YUVARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Kendi üzerinde dönerek hareket etmek; tekerlenmek
- "Fıçı yuvarlanıyor."
-
Dökülerek düşmek
- "Bu hayvancıklara bakarken gözlerimden yaşların yuvarlandığını ve toplandığını duydum."
-
Yere devrilmek
- "Kapı açılır açılmaz yüzükoyun ve kaskatı yere yuvarlandı."
-
[mecaz]
Ansızın, beklenmedik bir zamanda ölmek
-
[mecaz]
Bir yere doğru istemsiz olarak gitmek
- "İkimiz de feci bir akıbete doğru yuvarlanıyoruz."
-
[nesnesiz]
Kendi üzerinde dönerek hareket etmek; tekerlenmek
- PAZARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Satışa sunulmak
-
[nesnesiz]
Satışa sunulmak
- DAMARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Damarlı duruma gelmek
-
[nesnesiz]
Damarlı duruma gelmek
- KAŞARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Bir işte, bir konuda ustalaşmak çok deneyim kazanmak
-
[mecaz]
Hoşa gitmeyen bir davranışa veya bir işe alışarak rahatsızlık duymaz hâle gelmek
- "Bu vadideki kaşarlanmış idmanlarına rağmen onları da ara sıra atlatanlar bulunur."
-
[nesnesiz]
Bir işte, bir konuda ustalaşmak çok deneyim kazanmak
- YARARLANMAK
-
-
[-den]
Kendine yarar sağlamak; faydalanmak, istifade etmek, uçlanmak
-
[-den]
Kendine yarar sağlamak; faydalanmak, istifade etmek, uçlanmak
- BAHARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ağaçlar çiçek açmak
- "Baharlanmış kiraz dallarının kimini uzun keser Jülide Hanım, kimini kısa. Vazoya uzunlu kısalı yerleştirir."
-
[nesnesiz]
Ağaçlar çiçek açmak
- TEKRARLANMA
-
-
[isim]
Tekrarlanmak durumu; yinelenme, tekerrür
- "Kitap sonlarında eklediği felsefi düşüncelerin, eserin zaten yansıttığı bir ana düşüncenin çeşitli şekillerde tekrarlanmasından başka bir şey olmadığını söylerdim."
-
[isim]
Tekrarlanmak durumu; yinelenme, tekerrür
- ARLANMAZLIK
-
-
[isim]
Bakınız utanmazlık
- "Böylece suçların en büyüğü ve bağışlanmazı olan utanmazlık ve arlanmazlık çarşaf çarşaf..."
-
[isim]
Bakınız utanmazlık
- TOMARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Tomar durumuna getirilmek
-
[nesnesiz]
Tomar durumuna getirilmek
- ŞAMARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Şamarlanma işi yapılmak
-
[nesnesiz]
Şamarlanma işi yapılmak
- RÜZGARLANMA
-
-
[isim]
Rüzgârlanmak işi
-
[isim]
Rüzgârlanmak işi
- AMBARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Ambarlama işine konu olmak
-
[nesnesiz]
Ambarlama işine konu olmak
- TOPARLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak
-
Para yönünden durumunu düzeltmek
-
Gelişmek, daha iyi duruma gelmek
- "Bu üçüncü gidişimde Erzurum'u bir öncekine nispetle daha çok toparlanmış, gelişmiş buldum."
-
Sağlığı düzelmek
-
Etkilenilen herhangi bir şeyden kurtulmaya başlanmak
- "İlk sarsıntıdan sonra toparlanan halk kendini dışarı atmıştı."
-
Bir işi, bir hareketi yapmaya hazır duruma gelmek
- "Can havliyle silkinip toparlanarak ve bütün bağlarından sıyrılarak birdenbire ayağa kalkıvermiş."
-
[nesnesiz]
Toparlama işine konu olmak veya toparlama işi yapılmak