İçinde arl olan 9 harfli 71 kelime var. İçerisinde ARL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arl olan kelimeler listesine ya da sonu arl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Arl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A L R

2 Harfli Kelimeler

AL, AR, LA, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

PARLAKLIK

  1. [isim] Parlak olma durumu; revnak
    • "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." (Ayla Kutlu)
  2. [mecaz] İlgi ve dikkat çekici olma durumu
  3. [gök bilimi] Bir ışık kaynağının verdiği ışığın, göz gibi bir alıcının üzerinde yaptığı etki
KATARLAMA

  1. [isim] Katarlamak işi
PARLATMAK

  1. [-i] Bir yüzeyi düzgün ve parlak duruma getirmek, parlamasını sağlamak
  2. [nesnesiz, argo] İçki içmek
    • "Piyaz, köfte, yarım şişeyi parlatayım, dedim." (Muzaffer İzgü)
  3. [nesnesiz, argo] Güzel, etkili, alışılmamış söz söylemek
  4. Birini gereğinden fazla övmek
KANTARLIK

  1. [sıfat] Kantar ölçüsünde olan
    • "İki kantarlık odun."
ÇARLİSTON

Kelime Kökeni: İngilizce charleston

  1. [isim] Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaygınlaşan dans türü
  2. Bu dansın müziği
    • "Arkamızdan geliyor ve ıslıkla bir çarliston çalıyordu." (Aka Gündüz)
  3. [bitki bilimi] Sivri uçlu, uzun ve kalın, tatlı, yeşilimsi biber; çarliston biber
  4. [sıfat] İnce, uzun
    • "Ben, bir hayalet kadar zayıf, on altı yaşında, çarliston pantolonlu, şık fesli bir mektepli efendiydim." (Sait Faik Abasıyanık)
MURDARLIK

  1. [isim] Murdar olma durumu
AYARLAMAK

  1. [-i] Bir ölçünün doğruluğunu belli bir örneğe göre düzeltmek, doğrulamak
    • "Saati radyoya göre ayarlamak."
  2. Bir aygıtı belli bir iş yapabilecek duruma getirmek
    • "Derken kamerayı bir başka sahneye ayarladık." (Ahmet Kabaklı)
  3. [mecaz] İşleri birbiriyle çatışmayacak veya zamanında bitirecek bir biçimde düzenlemek
  4. [mecaz] Bir şeyi, bir işi amaca uygun şekilde düzenlemek
    • "Kanunlar, vatandaşın hareket tarzını ayarlayan kaidelerden ibarettir." (Mehmet Kaplan)
  5. [mecaz] Birisini isteklerini kabule razı etmek
    • "Babamı ayarlarsam sinemaya gideceğim."
  6. [mecaz] Bir şeyi temin etmek
    • "Madem öyle bende duraktan taksi ayarlarım, böylece seni olacak işinden alıkoymam." (Hürriyet Turnalı)
MANTARLIK

  1. [isim] Yenilebilen mantarların yetiştirildiği yer
  2. İncelenmek amacıyla mantar kültürlerinin saklandığı yer
AZARLATMA

  1. [isim] Azarlatmak işi
DARLAŞMAK

  1. [nesnesiz] Bakınız daralmak
    • "Herkeste darlaştıkça bizim evimizde kahve, un, şeker bollaştı." (Memduh Şevket Esendal)
UYARLILIK

  1. [isim] Bakınız uyumluluk
    • "Her türlü kuruluşlarda Ruslarla birlikte Kazakların bulunması, böylece sosyalist yapıda yer alacak organlara büyük bir esneklik ve uyarlılık kazandırılması gerektiği belirtildi." (Alaeddin Yalçınkaya)
ISMARLAMA

  1. [isim] Ismarlamak işi; sipariş
  2. [sıfat] Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı
    • "Ismarlama ayakkabı."
  3. [sıfat, mecaz] İçten olmayan, baştan savma
CERRARLIK

  1. [isim] Cerrar olma durumu
    • "Seyit Rıza'nın serveti bu cerrarlık gelirinden daha ziyade avanesinin çapullarda vurduğu mallarla meydana gelmişti." (Naşit Hakkı Uluğ)
HARLATMAK

  1. [-i] Ateşi kuvvetlendirmek; harlandırmak
    • "Şerefimize sobaya bir iki odunla bir kucak çalı atıp harlattılar." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. [mecaz] Coşkunluk vermek, canlandırmak
    • "Millî Mücadele'de aç ve çıplak insanlarımızın yüreğinde alevler harlatmak için tek bir kıvılcım yetmişti." (Aydın Boysan)
VARLIKSIZ

  1. [sıfat] Bakınız yoksul
DOKUZARLI

  1. [sıfat] Dokuzar dokuzar sıralanmış
  2. Her biri dokuz birimden oluşan
HUNHARLIK

  1. [isim] Hunhar olma durumu
    • "Geçmişinin o acı dolu günleri bütün hunharlığıyla geri dönmüştü." (Osman Aysu)
  2. [mecaz] Bakınız kasaplık
MANTARLAR

  1. [isim, bitki bilimi] Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar
AHARLAMAK

  1. [-i] Ahar sürmek
    • "Kâğıtlarını kendi eliyle aharlayıp terbiye etmek itiyadında idi." (Sâmiha Ayverdi)
TIMARLAMA

  1. [isim] Tımarlamak işi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü