İçinde arl olan 6 harfli 16 kelime var. İçerisinde ARL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arl olan kelimeler listesine ya da sonu arl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arl Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A L R
2 Harfli Kelimeler
AL, AR, LA, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MARLEY
-
Kelime Kökeni: (Marley marka adından)
-
[isim, mimarlık]
Yapılarda döşeme gereci olarak kullanılan plastik madde
-
[isim, mimarlık]
Yapılarda döşeme gereci olarak kullanılan plastik madde
- UYARLI
-
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- "Kötü beslenen toplumlarda ise insanlar aldıkları besinin miktar ve kalitesiyle uyarlı kalıplar içinde davranır, bundan dolayı güçsüz olurlar."
-
[sıfat]
Bakınız uyumlu
- BARLAM
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
- "Morina balığı, kömür balığı ve barlam balığı gibi dipte yaşayan balıklar, yağsız balık türlerindendir."
-
[isim]
İnce pullu, sırtı açık kahverengi, yanları ve karnı beyaz, ortalama 30-40 santimetre boyunda, Marmara ve Ege deniziyle Akdeniz'de bol bulunan bir tür balık (Merluccius merluccius)
- VARLIK
-
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- "Bir millet, varlığını, her şeyden çok dilinde yaşatır."
-
Var olan her şey
- "Her varlık bir yaratıktır. Her yaratık da canlı."
-
Paranın, mal mülkün tamamı
-
Önemli, yararlı, değerli şey
- "Devlet tarih, kültür ve tabiat varlıklarının ve değerlerinin korunmasını sağlar, bu amaçla destekleyici ve teşvik edici tedbirleri alır."
-
Bir kimsenin iç dünyasının derinlikleri, kişinin manevi dünyası
- "Bütün sevgileri atıp içimden / Varlığımı yalnız ona verdim ben"
-
Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı; popülasyon
-
[felsefe]
Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey
-
[isim]
Var olma durumu; mevcudiyet
- ATARLI
-
-
[sıfat, argo]
Birisine karşı veya bir olay karşısında korkusuzca güç gösterisinde bulunan
- "Yirmi küsur yaşlarında görünen bu atarlı genç, tüm dişlerini sergileyecek şekilde sırıtarak bize bakıyordu."
-
[sıfat, argo]
Birisine karşı veya bir olay karşısında korkusuzca güç gösterisinde bulunan
- HARLAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Harıltı ile akan su, çağlayan
-
[isim, ağızlardan]
Harıltı ile akan su, çağlayan
- AHARLI
-
-
[sıfat]
Üzerine ahar sürülmüş olan
- "Bu aharlı kâğıtlar üzerinde kalem iyi kayar, mürekkep de kıvamında akardı."
-
[sıfat]
Üzerine ahar sürülmüş olan
- ONARLI
-
-
[sıfat]
Onar onar sıralanmış
-
Her biri on birimden oluşan
-
[sıfat]
Onar onar sıralanmış
- KARLIK
-
-
[isim]
Bakınız kar kuyusu
- "Sarayların ve parası yetenlerin ihtiyacı olan buzlar özellikle Uludağ ve Istıranca Dağlarında açılan karlık ve buzluklardan sağlanmaktaydı."
-
Dışı hasır örgüsüyle kaplı, içinde kar veya buz koymak için bölmesi bulunan, soğutucu olarak kullanılan büyük şişe
- "Buz kâseme iyice buz doldurursun!.. Karlıklara da bir bakmayı unutma!.."
-
[isim]
Bakınız kar kuyusu
- AYARLI
-
-
[sıfat]
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.)
- "Ayrıca saat vuruşlarında yukarı kısmında figürlerin görünüp dans ettikleri kule biçiminde ayarlı saat."
-
Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş)
-
[sıfat]
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.)
- ÇARLIK
-
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
-
Çarın yönetiminde bulunan devlet
- "Rusya'da çarlık devrilmişti."
-
[isim, tarih]
Çar olma durumu
- PARLAK
-
-
[sıfat]
Parlayan, ışıldayan, pırıltılı olan
- "Siyah, çıplak dallarda henüz kuruyamayan su damlaları parlak, mavi birer boncuk gibi parlıyordu."
-
Temiz, berrak, aydınlık ve ışıklı; ışılak
- "Sabahleyin gökyüzü parlak, ufuk açıktı / Güneşli bir havada yaylımız yola çıktı"
-
[mecaz]
Göze çarpacak kadar başarılı
- "Birinci İnönü Harbi'ni parlak bir zaferle kazandık."
-
[kaba konuşmada]
Yüzü güzel (oğlan)
-
[sıfat]
Parlayan, ışıldayan, pırıltılı olan
- YARLIK
-
-
[isim, tarih]
Bakınız ferman
-
[isim, tarih]
Bakınız ferman
- KARLUK
-
-
[isim, tarih]
Eski Türk boylarından biri
-
[isim, tarih]
Eski Türk boylarından biri
- DARLIK
-
-
[isim]
Dar olma durumu; daraşlık
-
[mecaz]
Geçim zorluğu; müzayaka
-
[mecaz]
İç sıkıntısı
- "Yüreği göğsünü yırtacak gibi hopluyor, boğazına bir darlık tıkanıyordu."
-
[isim]
Dar olma durumu; daraşlık
- YARLİK
-
-
[isim]
Yâr olma durumu
- "Uysal, belli belirsiz mahzun, böylece de analığıyla, yârlik ve eşliği ile noksansız bir kadınlık özlediğini sezdirten bir mizaç..."
-
[isim]
Yâr olma durumu