İçinde arak olan 8 harfli 13 kelime var. İçerisinde ARAK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında arak olan kelimeler listesine ya da sonu arak ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Arak Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
4 Harfli Kelimeler
AKAR, AKRA, ARAK, ARKA, KARA
3 Harfli Kelimeler
AKA, ARA, ARK, KAR
2 Harfli Kelimeler
AK, AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TARAKSIZ
-
-
[sıfat]
Tarağı olmayan
-
[sıfat]
Tarağı olmayan
- KARAKEÇİ
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazana benzer bir tatlı su balığı (Barbus fluviatilis)
-
Bakınız kıl keçisi
-
[isim, hayvan bilimi]
Sazana benzer bir tatlı su balığı (Barbus fluviatilis)
- HARAKİRİ
-
Kelime Kökeni: Japonca
-
[isim]
Karnını bıçakla deşme yoluyla kendini öldürme
-
[isim]
Karnını bıçakla deşme yoluyla kendini öldürme
- SARAKACI
-
-
[sıfat]
Saraka yapan
-
[sıfat]
Saraka yapan
- KARAKUTU
-
-
[isim]
Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç
-
[mecaz]
Bir kişinin bütün sırlarını bilen kimse; sırdaş
-
[isim]
Uçaklarda pilotların konuşmalarını ve kuleden gelen mesajları alıp saklayan araç
- KATARAKT
-
Kelime Kökeni: Fransızca cataracte
-
[isim, tıp]
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
-
[isim, tıp]
Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık; perde, akbasma, aksu
- BARAKUDA
-
Kelime Kökeni: İspanyolca barracuda
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız deniz turnası
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız deniz turnası
- ARAKLAMA
-
-
[isim]
Araklamak işi
-
[isim]
Araklamak işi
- PARAKETA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barchetta
-
[isim, denizcilik]
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
-
Üzerinde yüzlerce iğneli köstek bulunan uzun balık oltası; paragat
- "Paraketalarımızı yemledik, av gereçlerimize çekidüzen verdik, şakalaştık."
-
[isim, denizcilik]
Geminin saatteki hızını anlamak için kullanılan araç
- UFARAKÇA
-
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- "Minik sanatçılar mola verdiler, ufarakça ağızlarını muzla, şekerlemeyle, çikolatayla tatlandırdılar, ikinci perdeyi sahnelediler."
-
[sıfat]
Oldukça ufak veya küçük
- KARAKUŞİ
-
Kelime Kökeni: Türkçe karakuş + Arapça -ī
-
[sıfat]
Kanun, kural, mantık ölçülerine dayanmayan
- "Tiyatro eleştirmenleri, yazarlar, aydınlar bu karakuşi karara karşı çıktılar."
-
[sıfat]
Kanun, kural, mantık ölçülerine dayanmayan
- KARAKEME
-
-
[isim, bitki bilimi]
Domalan
-
[isim, bitki bilimi]
Domalan
- KARAKTER
-
Kelime Kökeni: Fransızca caractère
-
[isim]
Ayırt edici nitelik
-
Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik; öz yapı, ıra, seciye, ruh
- "Yıldız'ın iyi bir eğitimi, kuvvetli bir karakteri var."
-
Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi
- "Pek uysal, tatlı, neşeli karakterine rağmen dostum kavgacıdır."
-
Kitap, gazete, bilgisayar vb.nde kullanılan harf türü
-
[edebiyat]
Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse
-
[felsefe]
Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü
-
[isim]
Ayırt edici nitelik