İçinde ara olan 6 harfli 97 kelime var. İçerisinde ARA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ara olan kelimeler listesine ya da sonu ara ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
ARA
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARAKÇI
-
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
-
[sıfat, argo]
Araklayan, çalan (kimse)
- KARAİM
-
Kelime Kökeni: İbranice
-
[isim]
Bakınız Karay
-
[isim]
Bakınız Karay
- KARAYA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki
-
[isim, bitki bilimi]
Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki
- SARAKA
-
Kelime Kökeni: Yunanca
-
[isim, argo]
Üstü kapalı alay etme, laf dokundurma
- "Bu yaşlı başlı adamın evlatlarının başına yemin etmesi onun bütün ihtiyatkârlığını bir anda sildi süpürdü, şakayı, sarakayı bir tarafa bıraktı."
-
[isim, argo]
Üstü kapalı alay etme, laf dokundurma
- BARAKA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca baracca
-
[isim]
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
- "Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür."
-
[isim]
Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
- BARATA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca barretta
-
[isim]
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
-
[tarih]
Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık
-
[isim]
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
- BAKARA
-
Kelime Kökeni: Fransızca baccara
-
[isim]
İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
- "Geçenlerde bir iş adamı bakarada yüz bin liraya yakın para kaybetti."
-
[isim]
İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
- APARAT
-
Kelime Kökeni: Almanca Apparat
-
[isim]
Herhangi bir aracın çeşitli amaçlarla kullanılmasını sağlayan parçaları
-
Bakınız araç gereç
-
[isim]
Herhangi bir aracın çeşitli amaçlarla kullanılmasını sağlayan parçaları
- YARASA
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan; gece kuşu, vatvat (Vespertilio)
- "Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta"
-
[isim, hayvan bilimi]
Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan; gece kuşu, vatvat (Vespertilio)
- MASARA
-
Kelime Kökeni: Arapça maʿṣara
-
[isim]
Küçük, dar yer veya hücre
- "Adına masara denen ayakyolu gibi taş bir hücreye yatırmışlar."
-
[isim]
Küçük, dar yer veya hücre
- ARAMCA
-
-
[isim]
Bakınız Aramice
-
[isim]
Bakınız Aramice
- ASMARA
-
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
-
[isim]
Eritre'nin başkenti
- ARAPÇA
-
-
[isim]
Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
- "Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor."
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
- "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu."
-
[isim]
Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
- UFARAK
-
-
[sıfat]
Biraz ufak
- "Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu."
-
[sıfat]
Biraz ufak
- NUMARA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca numero
-
[isim]
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam
- "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım."
-
Bakınız ölçü
- "Ayakkabısının numarasını gizliyor."
-
Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı
-
Öğrenciye verilen not
- "Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim."
-
Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı
-
[mecaz]
Eğlendirici oyunlardan her biri
- "Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak."
-
[argo]
Hile, düzen, dalavere, yalan
- "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu."
-
[isim]
Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam
- SARALI
-
-
[sıfat]
Sara hastalığı olan (kimse); tutarıklı
- "Çocuklar beni görünce saldırırlardı: Sıska, deli, saralı sıska ... diye."
-
[sıfat]
Sara hastalığı olan (kimse); tutarıklı
- MATARA
-
Kelime Kökeni: Arapça miṭhare
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş."
-
Bakınız suluk
-
[isim]
Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
- KAVARA
-
-
[isim, ağızlardan]
Balı alınmış petek
-
Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal
-
[isim, ağızlardan]
Balı alınmış petek
- KANARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳinnāre
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
-
[isim, eskimiş]
Bakınız kesimevi
- KAZARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā
-
[zarf]
Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
- "Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi."
-
Bakınız tesadüfen
- "Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi."
-
[zarf]
Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza