İçinde ara olan 6 harfli 97 kelime var. İçerisinde ARA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ara olan kelimeler listesine ya da sonu ara ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Ara Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A A R

3 Harfli Kelimeler

ARA

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARAKÇI

  1. [sıfat, argo] Araklayan, çalan (kimse)
KARAİM

Kelime Kökeni: İbranice

  1. [isim] Bakınız Karay
KARAYA

  1. [isim, bitki bilimi] Eczacılıkta kullanılan ve çürümeyen bir bitki
SARAKA

Kelime Kökeni: Yunanca

  1. [isim, argo] Üstü kapalı alay etme, laf dokundurma
    • "Bu yaşlı başlı adamın evlatlarının başına yemin etmesi onun bütün ihtiyatkârlığını bir anda sildi süpürdü, şakayı, sarakayı bir tarafa bıraktı." (Refî Cevad Ulunay)
BARAKA

Kelime Kökeni: İtalyanca baracca

  1. [isim] Tahta, çinko vb. hafif şeylerden yapılmış, temelsiz, eğreti yapı
    • "Tren şehre girerken yerlilerin teneke barakaları görünür." (Orhan Seyfi Orhon)
BARATA

Kelime Kökeni: İtalyanca barretta

  1. [isim] Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık
  2. [tarih] Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık
BAKARA

Kelime Kökeni: Fransızca baccara

  1. [isim] İskambil kâğıdı ile oynanan bir kumar
    • "Geçenlerde bir iş adamı bakarada yüz bin liraya yakın para kaybetti." (Falih Rıfkı Atay)
APARAT

Kelime Kökeni: Almanca Apparat

  1. [isim] Herhangi bir aracın çeşitli amaçlarla kullanılmasını sağlayan parçaları
  2. Bakınız araç gereç
YARASA

  1. [isim, hayvan bilimi] Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan; gece kuşu, vatvat (Vespertilio)
    • "Çırpındı üç yarasa kanadı karanlıkta / Gün görmeyen gözleri üçünün de hanlıkta" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
MASARA

Kelime Kökeni: Arapça maʿṣara

  1. [isim] Küçük, dar yer veya hücre
    • "Adına masara denen ayakyolu gibi taş bir hücreye yatırmışlar." (Reşat Nuri Güntekin)
ARAMCA

  1. [isim] Bakınız Aramice
ASMARA

  1. [isim] Eritre'nin başkenti
ARAPÇA

  1. [isim] Sami dil ailesinin güney grubuna giren, Araplar ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaşayan bazı halklar tarafından kullanılan dil; Arabi
    • "Boyuna Arapçayı andırır bir nağme mırıldanıyor." (Sermet Muhtar Alus)
  2. [sıfat] Bu dille yazılmış olan
    • "Pazartesi, perşembe geceleri yatağında gizli gizli Arapça dua okurdu." (Aka Gündüz)
UFARAK

  1. [sıfat] Biraz ufak
    • "Kara ve pos bıyıklar bu kuru ve ufarak yüzü karanlıklar içinde bırakıyordu." (Peyami Safa)
NUMARA

Kelime Kökeni: İtalyanca numero

  1. [isim] Bir şeyin bir dizi içindeki yerini gösteren sayı, rakam
    • "Tüm duyularım uyanık olarak trenimin rengini ve numarasını bulmaya çalışırdım." (Nazlı Eray)
  2. Bakınız ölçü
    • "Ayakkabısının numarasını gizliyor."
  3. Benzer şeyleri ayırt etmek için her birinin üzerine işaret olarak yazılan sayı
  4. Öğrenciye verilen not
    • "Ben ki coğrafya derslerinde daima tam numara almış bir zabitim." (Reşat Nuri Güntekin)
  5. Okullarda öğrencileri birbirinden ayırt etmek için her birine verilen sayı
  6. [mecaz] Eğlendirici oyunlardan her biri
    • "Bu numaralar da olmasa yazlık bahçelerin tadı olmayacak." (Burhan Felek)
  7. [argo] Hile, düzen, dalavere, yalan
    • "İlkin bütün bunların bir emperyalizm numarası olduğunu söyleyerek kesin bir karşı tavır koydu." (Murathan Mungan)
SARALI

  1. [sıfat] Sara hastalığı olan (kimse); tutarıklı
    • "Çocuklar beni görünce saldırırlardı: Sıska, deli, saralı sıska ... diye." (Sait Faik Abasıyanık)
MATARA

Kelime Kökeni: Arapça miṭhare

  1. [isim] Asker, sporcu, yolcu vb.nin kullandığı, genellikle askısı olan, deri, metal, cam veya plastikten yapılan su kabı
    • "Çatlağın ilerisindeki kaynaktan da mataralara su doldurulmuş." (Aka Gündüz)
  2. Bakınız suluk
KAVARA

  1. [isim, ağızlardan] Balı alınmış petek
  2. Kovanda özellikle kış aylarında arıların yemesi için bırakılan bal
KANARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳinnāre

  1. [isim, eskimiş] Bakınız kesimevi
KAZARA

Kelime Kökeni: Arapça ḳażāʾ + Farsça -rā

  1. [zarf] Kaza sonucu, yanlışlıkla, bilmeden; kazaen, ezkaza
    • "Kazara çarptım herifçioğluna, koyduğu şeytan minarelerinin üstüne kıçüstü düşüverdi." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Bakınız tesadüfen
    • "Köşkün kapısından kazara postacı geçse sapsarı kesilirdi." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü