İçinde ar olan 6 harfli 513 kelime var. İçerisinde AR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ar olan kelimeler listesine ya da Sonu ar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

İŞARET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im
    • "Noktalama işaretleri."
    • "Annem eliyle, yüzüyle ne biçim işaret etti babama bilmiyorum ama hiç ses çıkarmadılar." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Başı ile evet işareti verdi." (Aka Gündüz)
    • "Bu baş sallayışını bir tasdik işareti sayıp konuşmaya devam etti." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  2. Belirti, gösterge, alamet
    • "Ben, yalnız bir noktaya işaret etmekle iktifa edeceğim." (Atatürk)
  3. El, yüz hareketleriyle gösterme
    • "Artık işaretleri bırakmış, konuşuyor, bir taraftan da saçlarını düzeltiyor." (Refik Halit Karay)

YARMAK

  1. [-i] Uzunlamasına bölüp ayırmak
    • "Odunu yarmak."
  2. Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
  3. Derin yara açmak
    • "Aralarına girmemiş olsaydı boğaz boğaza dövüşecekler, birbirlerinin başını gözünü yaracaklardı." (Reşat Nuri Güntekin)
  4. Yarık açmak
  5. Ortasından, içinden geçmek
    • "Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi." (Abdülhak Şinasi Hisar)

SARICA

  1. [sıfat] Sarıyı andıran, sarıya yakın
  2. [isim] Yaban arısı
  3. [isim] Eyalet valileri buyruğundaki başıbozuk asker

ONARIM

  1. [isim] Onarma işi, tamirat, tamir
    • "Onarımı yeni bitmiş yapının önünde hayvanın dizginlerini tıpkı tıpkısına bir erkek gibi çekti." (Orhan Kemal)
    • "Ondan sonra da birkaç kez onarım görmüştür." (Salâh Birsel)
  2. Bir yapının, bir heykelin, bir resmin bozulmuş yerlerini yeniden yapma, ilk durumuna getirme, restore etme

ZARURİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Zorunlu
    • "Bu iskemlelerin böyle karşılıklı dizilmesi zaruridir." (Halit Fahri Ozansoy)
  2. Gerekli

ARİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Eğreti, ödünç, ödünçleme
    • "Öteden beriden ariyet de bir şeyler buluruz." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Belli bir taşınır malın kullanılmasının geri verilmek şartıyla bedelsiz olarak bir kimseye bırakılması

KARBON

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C)

ADALAR
...
ÇARDAK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tarla, bahçe vb. yerlerde ağaç dallarından örülmüş barınak
  2. Asma vb. bitkilerin dallarını sardırmak için direklerle yapılmış yer
    • "Evin bahçeye açılan tahta kapısının üstündeki çardakta koruklar sarkıyordu." (Oktay Rifat)
  3. Kameriye
    • "Çardağın boşluğuna girdiğimiz vakit durmuş, eliyle yanağımı sıkmış, çenemi okşamıştı." (Refik Halit Karay)

HANGAR

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma

YARALI

  1. [sıfat] Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh
    • "Yaralılarımızı develer üstünde götürüyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Dertli, üzüntülü
    • "Bir yaralı adamdı. Her şeye layık ama layık olduğu hiçbir şeye kavuşamamış bir yaralı adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)

CİGARA
...
DÜMDAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Artçı

KARTÇA

  1. [sıfat] Gençliği azalmış, yaşı geçkince

KARTLI

  1. [sıfat] Kartı olan

PARODİ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Ciddi sayılan bir eserin bir bölümü veya bütününü alaya alarak, biçimini bozmadan ona bambaşka bir özellik vererek biçimle öz arasındaki bu ayrılıktan gülünç etki yaratan bir oyun türü

TARİFE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Fiyat gösteren çizelge
    • "Gazino tarifesi."
  2. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge
    • "Yıpranır ceplerinde tren tarifeleri." (Behçet Necatigil)
  3. İlaç, alet vb. şeylerin nasıl kullanılacağını açıklayan kâğıt, tanıtmalık, prospektüs
    • "Bir ilacın tarifesi."

UYARIŞ

  1. [isim] Uyarma işi veya biçimi
    • "O susuyor, ben bunu Kâmuran'ın yüzüne bakmak için bir uyarış sayıyordum." (Halide Edip Adıvar)

PİŞDAR

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Öncü
  2. Öncülük eden, önde giden kimse
    • "Pişdarlarımız son dağların üstünden İzmir'e bakıyor." (Falih Rıfkı Atay)

SARSIM

  1. [isim] Sarsma işi
  2. Tedirginlik

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü