İçinde ar olan 4 harfli 107 kelime var. İçerisinde AR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ar olan kelimeler listesine ya da Sonu ar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A R Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AR, RA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARIZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Sonradan ortaya çıkan
    • "Sana son zamanlarda bir dalgınlık arız oldu, farkında mısın, bilmem." (Atilla İlhan)
  2. Bulaşmış, musallat olmuş
    • "Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
    • "Zaten aylardan beri yüreğine dertler, endişeler içinde garip bir baygınlık arız oluyor, yüreğinde bir erime, bir tükenme hâli seziyordu." (Refik Halit Karay)

GARK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Suya batma, boğulma
    • "Toprağa gark olmuş nazik tenleri / Söylemekten kalmış tatlı dilleri." (Yunus Emre)
  2. Suya batırma
    • "Bu hayrı ile milletimizi nura gark edeceğine herkes kani idi." (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Paraya gark oldu."

MARS

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Tavlada oyunculardan birinin, karşı taraf pul toplamaya başlamadan bütün pullarını toplayıp oyunu bitirerek iki sayı kazanması
    • "Terlikçi İhsan, üst üste iki düşeş atmakla marsı sağlamış gibiydi." (Haldun Taner)
    • "İkinci oyunda beni mars etti, mantığımı ya da mantıksızlığımı kavramıştı çünkü." (Tomris Uyar)

DARI

  1. [isim] Buğdaygillerden, kuraklığa dayanıklı bir bitki, akdarı (Panicum miliaceum)
    • "Geçenlerde, darısı dostlar başına, kızını everdi." (Haldun Taner)
  2. Bu bitkinin buğday yerine besin olarak kullanılan tohumu
  3. Mısır

NARH

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat

ZARA
...
UMAR

  1. [isim] Çare

LARP

  1. [zarf] Ansızın
    • "Larp diye önümüze çıkıverdi."
  2. Güçlü bir biçimde

ONAR

  1. [sıfat] On sayının üleştirme sayı sıfatı, her birine on, her defasında onu bir arada

KARI

  1. [isim] Bir erkeğin evlenmiş olduğu kadın, eş, refika, zevce
    • "Eve varınca karım Fadime kapıyı açar." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Vay başına, sen tarlada hiç taş komamışsın. Sonunda bunun sana zararı dokunur. Karının saçlısı, tarlanın taşlısı, demişler." (Kemal Tahir)
  2. Kadın
    • "Analar ağlıyor, nişanlılar ağlıyor, karılar ağlıyordu; fakat Saliha kadın buna alışmıştı." (Halide Edip Adıvar)
  3. Yaşlı, ihtiyar

UYAR
...
YARI

  1. [sıfat] Bir bütünü oluşturan iki eşit parçadan her biri, nısıf
  2. Bir şeyin yarısı kadar olan, yarım olan
    • "Yarı yolu aldık. Yarı mesafede."
  3. [isim] Futbolda 45 dakikalık her iki devreden biri
    • "Birinci yarıda dört gol attık."
  4. [zarf] Gereğinden az, tam olmayarak
    • "Arkasından yarı şaka, yarı sitem ilave ediyor." (Atilla İlhan)

KARİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Okuyucu, okur
    • "Gözümle görür, kulağımla işitir, karilerime doğrusunu bildirirdim." (Refik Halit Karay)
  2. Kur'an'ı kurallarına uygun bir biçimde okuyan kimse

TARZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr
    • "Şimdi beni meraka düşürmek suretiyle yine aynı zevki başka tarzda çıkarmakla meşgul..." (Refik Halit Karay)
  2. Bir kimse için özel anlatım biçimi
    • "Bu tarzda konuşmak doğru olmaz." (Sait Faik Abasıyanık)
  3. Güzel sanatlarda üslup, stil
    • "Gotik tarzda bir yapı. Nedim tarzında bir gazel."

ARAK

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Ter
  2. Pirinç ve şeker kamışından elde edilen bir tür rakı

AYAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu
    • "Saatin ayarı bozuk. Televizyonun ses ayarı iyi."
  2. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü
    • "Memleket saat ayarı."
  3. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi
  4. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü
    • "Kalorifercinin ayarı yok, ya çok yakıyor veya hiç yakmıyor."
  5. Değer, derece
    • "Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

ŞİAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Duyuş, düşünüş ve inanıştaki ayırıcı özellik, belgi
    • "Bütün o devirlerde topların ve kolların şiarı bu Türk sözüydü: Zorlara dağlar dayanmaz!" (Yahya Kemal Beyatlı)
    • "Hoyratlığı ve zevksizliği şiar edinen bir halkçılık gerçek halkçılık olamaz." (Haldun Taner)
  2. Ülkü, düstur

LARİ
...
TARH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çıkarma
  2. Vergi koyma
  3. Bahçelerde çiçek dikmeye ayrılmış yer
    • "Çiçek tarhları üzerinde küçük sinek kümeleri görünüyor, birden kayboluyorlardı." (Ömer Seyfettin)

ÇARK

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir eksenin döndürdüğü tekerlek biçimindeki makine parçası
    • "Çarklar dönüyor, küçük çark büyüğünü döndürüyor." (Sait Faik Abasıyanık)
    • "Kırmızı balıklar birdenbire canlanırlar ve kavanozun içinde birbiri ardınca keyifli keyifli çark çevirmeye başlarlar." (Halide Edip Adıvar)
    • "Küçük hizmetçi masanın öbür ucundan yarım sağa çark ederek elektrik düğmesine doğru döndü." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Herhangi bir askerî birliğin, biçimini ve düzenini bozmadan kanatlarından biri çevresinde dönerek yön değiştirmesi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü