İçinde ar olan 4 harfli 107 kelime var. İçerisinde AR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ar olan kelimeler listesine ya da sonu ar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Ar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AR, RA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HARÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫarc
-
[isim]
Harcanan para
-
Yükseköğrenim öğrencilerinin ödemek zorunda olduğu katkı payı
-
Giysiler dikilirken kullanılan tamamlayıcı veya süsleyici şeyler
-
Bahçıvanlıkta değişik nitelikteki toprak vb. maddelerin karıştırılmasıyla hazırlanmış toprak
-
Bir yemeğin yapılmasında kullanılan ve tat veren maddelerin bütünü
- "Bu yemeğin harcı pek iyi değil."
-
[ekonomi]
Resmî işlerde devlet veznesine ödenen para
- "Tapu harcı. Mahkeme harcı."
-
[mimarlık]
Yapıda tuğla veya taşların örgüsünü sağlamlaştırmak, duvarları sıvamak için kullanılan, toprak, saman, kum, kireç, çimento vb. şeyleri su ile kararak yapılan karışım
- "Sıvanmış, boyanmış bir binanın tuğlaları arasındaki harcı göremeyiz."
-
[isim]
Harcanan para
- BARK
-
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ev
-
Eski Türk kültüründe devlet adamlarının mezarları üzerine kurulan ve mabet görevi gören yapı
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ev
- UMAR
-
-
[isim]
Bakınız çare
- "Bunun hiçbir umarı yok, sultanımız. Hiçbir umarı... Kıyamete kadar hüthütler ve karıncalar fil kalacaklar."
-
[isim]
Bakınız çare
- BARI
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çit (I)
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız çit (I)
- ARDA
-
-
[isim, ağızlardan]
İşaret olarak yere dikilen çubuk
-
Maden üzerine kazıma yapmak ve çıkrıkta çevrilen şeyleri yontmak için kullanılan çelik kalem
-
Bakınız halef
-
[isim, ağızlardan]
İşaret olarak yere dikilen çubuk
- BARO
-
Kelime Kökeni: Fransızca barreau
-
[isim]
Bir şehir veya bir bölge avukatlarının bağlı oldukları meslek kuruluşu
-
[isim]
Bir şehir veya bir bölge avukatlarının bağlı oldukları meslek kuruluşu
- SARP
-
-
[sıfat]
Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer); yalman
- "İki gündür sarp dağ yollarından aşıyoruz."
-
[mecaz]
Güç, zor olan
-
[sıfat]
Dik, çıkması ve geçilmesi güç (yer); yalman
- BARA
-
-
[isim, fizik]
Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama
-
[isim, fizik]
Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama
- ARPA
-
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare)
- "Buğdayla arpadan başka ne biter bu topraklarda?"
-
Bu bitkinin ekmek ve bira yapımında kullanılan, hayvanlara yem olarak verilen taneleri
- "Olacak işte, o sıra bir arpa tanesi yüklenmiş yuvasına giden bir karıncanın üstüne düştü kurşun, ezdi."
-
[argo]
Bakınız rüşvet
-
[isim, bitki bilimi]
Buğdaygillerden bir bitki (Hordeum vulgare)
- UÇAR
-
-
[sıfat]
Uçan, uçucu olan
-
[sıfat]
Uçan, uçucu olan
- ARIZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāriż
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan ortaya çıkan
-
Bulaşmış, musallat olmuş
- "Zengin çocuklarına arız münasebetsizlikler, fakir çocuklarına mahsus fenalıklardan aşağı kalmıyor."
-
[sıfat, eskimiş]
Sonradan ortaya çıkan
- SARF
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣarf
-
[isim]
Harcama, tüketme, kullanma
-
[eskimiş, dil bilgisi]
Bakınız biçim bilgisi
-
[dil bilgisi]
Bakınız fiil çekimi
-
[isim]
Harcama, tüketme, kullanma
- ARIŞ
-
Kelime Kökeni: Farsça erş, ereş
-
[isim, eskimiş]
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü
-
[isim, eskimiş]
Kolun dirsekten parmaklara kadar olan bölümü
- SARA
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣarʿa
-
[isim, tıp]
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı; tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
- "Nefesi kulunca, sıtmaya, havaleye, saraya, çarpıntıya birebirmiş."
-
[isim, tıp]
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı; tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
- ARUZ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarūż
-
[isim, edebiyat]
Bakınız aruz vezni
- "Zannedersem ileride hece ahenk bakımından aruzu geçecek fakat heceyi tekâmül ettirecek büyük şairler aruzun ahenginden, musikisinden çok istifade edeceklerdir."
-
[isim, edebiyat]
Bakınız aruz vezni
- STAR
-
Kelime Kökeni: İngilizce star
-
[isim]
Bakınız yıldız
-
[isim]
Bakınız yıldız
- ARZU
-
Kelime Kökeni: Farsça ārzū
-
[isim]
Bakınız istek
- "Zaten insanın en büyük hususiyeti, içinde bulunduğu hâlden kurtulma arzusudur."
-
[isim]
Bakınız istek
- SARI
-
-
[isim]
Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Ortalık sarı bir toz bulutu içinde."
-
[sıfat]
Soluk, solgun
-
[isim]
Yeşil ile turuncu arasında bir renk, limon kabuğu rengi
- ARIK
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ark
- "Arıkta çimdim de geldim diye fısıldadı."
-
Bakınız karık (II)
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız ark
- ŞARK
-
Kelime Kökeni: Arapça şarḳ
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız doğu
-
[isim, eskimiş, coğrafya]
Bakınız doğu