İçinde apış olan 8 harfli 3 kelime var. İçerisinde APIŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında apış olan kelimeler listesine ya da sonu apış ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Apış Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A I P Ş
4 Harfli Kelimeler
APIŞ
3 Harfli Kelimeler
AŞI, ŞAP, ŞIP
2 Harfli Kelimeler
AŞ, PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAPIŞKAN
-
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
- "Tütün yaprakları sıcakta yapışkan bir su salar."
-
[isim]
Bakınız yapıştırıcı
- "Zamk bir yapışkandır."
-
[mecaz]
Gitmek bilmeyen; bulaşık
- "Aynı arabaya binecek kadar pişkin ve yapışkan bir gölge."
-
[sıfat]
Yapışma özelliği olan; lüzucetli, lüzuci
- KAPIŞMAK
-
-
[-i]
Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak
-
[-le]
Kavgaya tutuşmak
- "En yakın arkadaşı bir romancımızla bu konuda kapıştığı geceyi unutamam."
-
[nesnesiz]
Kavgaya girmek
- "Her seferinde kıyasıya kapıştıklarını, nahak yere kalp kıracaklarını sanıyor."
-
[-le]
Hırsla güreşe başlamak
-
[-i]
Birlikte bir şeyin üzerine üşüşüp aceleyle almak, kapmak
- YAPIŞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak
- "Zarfın iyice yapışıp yapışmadığına o kadar dikkat etti ki..."
-
[-e]
İyice yaklaşmak, sokulup değmek
- "Geri geri giderek duvara yapıştı."
-
[-e]
Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak
- "Islanan tül gömleği pembe vücuduna yapıştı."
-
[-e]
Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak
- "Dişlerine oltayı almış, tekrar küreklere yapışmıştı."
-
[-e]
Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak
- "Niçin yalan söylüyor, bu zavallıya iftira ediyorsun diye kulağıma yapıştı."
-
[spor]
Başı çekeni çok yakından izlemek
-
[mecaz]
Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak
-
[nesnesiz]
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak