İçinde ap olan 6 harfli 110 kelime var. İçerisinde AP bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ap olan kelimeler listesine ya da Sonu ap ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A P Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
PA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PAPURA
-
-
[isim]
İki çift öküzle çekilen ağır saban
-
[isim]
İki çift öküzle çekilen ağır saban
- TAPMAK
-
-
[-e]
Tanrı'ya kulluk etmek
-
Herhangi bir şeyi "tanrı" diye tanımak
-
Tutku ile sevmek, bağlanmak
- "Bütün Bucaklıların bana taptıklarını anlıyorsun." (Ömer Seyfettin)
-
[-e]
Tanrı'ya kulluk etmek
- SAPÇIK
-
-
[isim]
Küçük sap
-
Bir organı, organizmanın öteki bölümlerine bağlayan, içinde damarlar, sinirler ve görev kanalları bulunan ögelerin tümü
- "Akciğer sapçığı."
-
Ucunda çiçek bulunan dalcık
-
[isim]
Küçük sap
- KAPSIZ
-
-
[sıfat]
Kabı olmayan
-
Kaplanmamış olan
-
[sıfat]
Kabı olmayan
- MAPUTO
- ...
- ARAPÇA
- ...
- SAPSIZ
-
-
[sıfat]
Sapı olmayan
-
[sıfat]
Sapı olmayan
- JAPONE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi)
-
[sıfat]
Kolsuz, bol ve geniş (kadın giysisi)
- KAPÇAK
-
-
[isim]
Uzun saplı büyük kanca
-
[isim]
Uzun saplı büyük kanca
- YAPICI
-
-
[sıfat]
Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren
-
Önemli ve yararlı işler yapan
- "İkisi de zeki adamdı, akıllı adamdı, yapıcı adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
Olumlu
- "Yapıcı fikir. Yapıcı eleştiri."
-
[isim]
Yapı ustası
-
[sıfat]
Yapan, oluşturan, ortaya çıkaran, meydana getiren
- PAPAYA
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Amerika'nın sıcak bölgelerine özgü, sarı, kavuna benzer bir tür meyve
-
Papaya ağacı
-
[isim]
Amerika'nın sıcak bölgelerine özgü, sarı, kavuna benzer bir tür meyve
- APIŞIK
-
-
[sıfat]
Yorgun, güçsüz, şaşkın
-
Kuyruğunu apış arasına alarak yılgın yılgın giden (hayvan)
-
[sıfat]
Yorgun, güçsüz, şaşkın
- ŞAPŞAL
-
-
[sıfat]
Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse)
- "O pek sevdiği bahriye elbiselerini çıkarmış, yerine kendine biraz bol gelen, bol geldiği için de onu büsbütün şapşal gösteren bej bir kostüm giymiş." (Haldun Taner)
-
Üstüne başına önem vermeyen, özen göstermeyen
-
Bol, dökük ve biçimsiz (giyecek)
- "Güneşli havada sırtında soluk, şapşal bir empermeabl, ayaklarında cilası kaçmış geniş galoşlar..." (Ömer Seyfettin)
-
[sıfat]
Aptalca davranışlarda bulunan, alık (kimse)
- AZAPLI
-
-
[sıfat]
Sıkıntı, acı veren
-
[sıfat]
Sıkıntı, acı veren
- KAPICI
-
-
[isim]
Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse
- "Bu arada, aşağıdan kapıcının sesi, gece nöbetçisine çıkışıyor." (Memduh Şevket Esendal)
-
Osmanlı devlet teşkilatında saray kapılarını bekleyen görevli sınıfı
-
[isim]
Otel, apartman vb. büyük yapılarda bekçilik, temizlik, alışveriş gibi işlerle görevli kimse
- PAPARA
-
Kelime Kökeni : Rumca
-
[isim]
Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılan bir tür yemek
- "Mebrure ... Nesrin'in paparasını yedikten sonra başını yere eğerek kuyruğunu sallayan büyük köpeği gördü." (Peyami Safa)
-
Azar
-
[isim]
Ekmek, peynir ve et suyu veya süt ile yapılan bir tür yemek
- APLİKE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu
-
[isim]
Düz veya desenli bir kumaştan kesilmiş motiflerin bir başka kumaşa işlenmiş durumu
- ÇAPSIZ
-
-
[sıfat]
Çapı geniş olmayan
-
Yetersiz, dar görüşlü
- "Yahya Kemal'in, döneminin ünlü ve çapsız şairlerinden birine söyledikleri gerçekten unutulmaz." (Tomris Uyar)
-
[sıfat]
Çapı geniş olmayan
- ÇAPÇAK
-
-
[isim]
Çamçak
-
Ağzı açık fıçı
- "Elimi çapçağa daldırdım, karidesi bıyığından yakaladım." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Çamçak
- KAPALI
-
-
[sıfat]
Kapanmış olan, açılmamış, mestur, açık karşıtı
-
Geçilmez durumda olan
- "Nedim'i beğenmeyenler bu şenlikli dünyaya kapalı olanlardır." (Salâh Birsel)
-
Çalışma süresi sona ermiş (iş yeri)
-
Başı örtülü (kadın)
-
Açık ve kesin söz kullanmadan söylenen, müphem
-
Gizli, saklı
- "Meclisler, iç tüzük hükümlerine uygun olarak kapalı oturumlar yapabilir."
-
Açık olmayan (giyecek)
- "Damalı bir eteklik, açık mavi, kapalı bir yün kazak giymişti." (Necati Cumalı)
-
Bulutlu, karanlık (hava)
- "Ankara'nın soğuk, kapalı havalı günlerinden biriydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
İçe dönük yaradılışta olan
- "Kapalı ruhlu, ağırbaşlı, güç heyecana gelir insanlardır." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Kapanmış olan, açılmamış, mestur, açık karşıtı